III. Mehmed

Giriş

III. Mehmed, 26 Mayıs 1566 tarihinde Manisa’da III. Murad’ın (Murad bin Selim) ve Safiye Valide Sultan’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunu Manisa’da geçirdi. Dönemin önemli hocaları tarafından eğitildi ve yetiştirildi. Babası III. Murad’ın 16 Ocak 1595’teki vefatının akabinde 27 Ocak 1595 tarihinde tahta geçti. Osmanlı Devleti’nin on üçüncü padişahı ve İslam dünyasının 92. halifesidir.

Tahta çıktığında 29 yaşındaydı ve saltanatı 8 yıl 10 ay sürdü. Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra sefere çıkan ilk padişahtır. Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi’ndeki ilk padişahı kabul edilir. Neredeyse tüm padişahlar gibi III. Mehmet’te sanatla ilgilendi. Şiirlerini “Adli” mahlası ile yazardı.

Saltanatı

Şehzade Mehmed 16 yaşında iken Saruhan sancak beyliği görevini yerine getirdi. Babası III. Murad’ın ölüm haberini gizli tutuldu. Mehmed bu haberi Annesi Safiye Sultan sayesinde öğrendi. İstanbul’a gelen Mehmed, 27 Ocak 1595 tarihinde tahta çıktıktan hemen sonra 19 kardeşini boğdurttu.

Avusturya ile Mücadeleler

III. Mehmed tahta geçtiğinde Avusturya Arşidüklüğü ile Osmanlı Devleti arasında yaşanan savaşlar devam etmekteydi. Avusturya birlikleri bugün Macaristan topraklarında bulunan Estergon Kalesi’ni 1595 yılında abluka altına aldı. Annesi Safiye Sultan’ın etkisi altında kalan III. Mehmed, Estergon Kalesi’nin yakınlarında olmasına rağmen kaleye gitmedi. Bunun üzerine Estergon Kalesi 2 Eylül 1595’te Avusturyalıların himayesi altına girdi.

Bu tarihlerde Osmanlı Ordusu Eflak Prensi Mihai Viteazul’e karşı da savaş yürüttü. Bükreş ve Tırgovişte’yi fetheden Osmanlı kuvvetleri buraları çok uzun süre ellerinde tutamadı. Osmanlı ordusunu hazırlıksız yakalayan Avusturya kuvvetleri Osmanlıya ağır kayıplar yaşattı. Birçok kale ve toprak Avusturya Arşidüklüğü’nün egemenliği altına girdi. Bu olaylar İstanbul’daki devlet adamlarının ve yeniçerilerin Sultan III. Mehmed’e karşı tepki göstermelerine sebep olur.

Bu tepkilerin büyümesinden endişe eden III. Mehmed: “Ceddimiz, devletimizin kurucusu Osman Gazi Hazretlerinden, büyük dedemiz Kanuni Sultan Süleyman’a kadar bütün padişahlar askerin önünde sefere çıkmışlardır. Dedemiz Sultan İkinci Selim ile cennetmekân pederimiz Sultan Murad bu usulü bozdular. Biz dahi, başlangıçta seferi paşalarımıza ısmarlamakla hataya düştük. Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler. Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız. Hazırlıklar tamamlansın. Küffara haddini bildirmeye gitmek gerekir.” diyerek ordunun bizzat başına geçer. Osmanlı kuvvetleri III. Mehmet’in sergilediği tavır üzerine 20 Haziran 1596’da Eğri Kalesi’ni ele geçirdi.

Kepçe Kazan Savaşı (Haçova Meydan Savaşı)

24 Ekim 1596’da Osmanlı ordusu ile Avusturya Arşidüklüğü’nün başında yer aldığı Haçlı kuvvetleri arasında gerçekleşen mücadele Haçova Meydan Savaşı olarak adlandırılır. Haçlı kuvvetlerini İspanya, Hollanda, Fransa, İtalya, Alman ve Macaristan gibi devletlerin orduları oluşturmaktaydı. III. Maximilian kumandasındaki haçlı kuvvetleri öncelikle Osmanlı ordusunun merkezine ağırlık vererek Osmanlılara ağır kayıplar verdirdi. III. Mehmet’in savaş meydanından uzaklaştığı hakkında konuşmalar ordu birliklerinin düzeni kaybetmesine neden oldu.

Haçlı birlikleri zaferin kesinleştiğini düşünerek askeri düzenden çıktı ve yağmalama faaliyetine başladı. Bunun üzerine Osmanlı ordusunun hizmet görevini yerine getiren uşaklar, deveciler, oduncular, aşçılar ve çadırcılar etraftan buldukları balta, kazma gibi aletler aracılığı ile haçlı kuvvetlerine karşı saldırıya geçti. Oluşturdukları düzeni kaybeden Haçlı kuvvetleri birden gerçekleşen taarruz karşısında gerileme yaşadı. Karşı güçlerin zayıfladığının farkına varan yeniçeriler ve akıncılar tekrar birleşerek Haçlı ordusuna karşı atağa kalktı. Eski düzenine geri dönemeyen Haçlı ordusu dağılarak geri çekilmeye başladı. Bunun üzerine Haçlı Meydan Muhaberesi Osmanlı Devleti’nin galibiyeti ile sonuçlandı. Savaşın seyrini değiştiren nedenlerden dolayı bu savaşa tarihte “Kepçe Kazan Savaşı”da denilmektedir. Osmanlı Devleti savaşı kazanmasına rağmen iklimsel nedenlerden dolayı Avrupa’da daha fazla toprak sahibi olamadı. Bu da Avusturya tehlikesinin tam olarak önüne geçilememesine sebep oldu.

Ölümü

Sultan III. Mehmet’in ölüm nedeni kesinliğine kavuşamamıştır. 20 Aralık 1603 tarihinde, 37 yaşında iken hayatını kaybeti. III. Mehmet, kiloları nedeniyle mide rahatsızlığı yaşadığı ve ölümünün de bununla ilintili olduğu söylenmektedir. III. Mehmed kendisinden önce gelen hükümdarlara göre en genç yaşta vefat eden padişahtır. Oğlu I. Ahmed babasının ölümü üzerine hemen İstanbul’a gelerek 21 Aralık 1063’te Osmanlı Devleti’nin on dördüncü hükümdarı ve 93. İslam halifesi olarak tahta geçti.