Homosistein Nasıl Düşürülür?

Homosistein Nedir?

Kalp hastalıkları için takip edilmesi gereken önemli bir markerdir (belirteç).

Kalp hastalıkları açısından özellikle aile öyküsünde çeşitli kalp hastalıkları bulunanlar, stresli bir yaşama sahip olanlar, egzersiz yapmayanlar, kronik yorgunluk sendromundan muzdarip olanlar, böbrek/tansiyon hastaları ve düzenli sigara kullananlar risk altındadır. İleriye dönük kalp hastalığına yakalanma olasılığı bu markerle çok önceden tespit edilebilmekte ve kişilerin yaşam tarzları ile ilgili risklerini en aza indirgeyecek gerekli önlemler alınabilmektedir. Plazma homosistein seviyesindeki artış ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki klinik ilişki, ilk defa 1969 yılında ortaya konmuştur. Araştırmacı, plazma homosistein seviyesi yüksek ve homosistinürisi olan iki çocuğun otopsisinde yaygın arteryeltromboz (damar yatağı içinde kan pıhtısının oluşması ve böylece kan akışını engellemesi) saptamıştır. Sonraki araştırmalarda da bu hipotez onaylanmış ve bugün artık hiperhomosisteineminin (homosistein yüksekliği) koroner kalp hastalığı için bir risk faktörü olduğu kabul görmüştür.

Plazma Homosistein Ölçümü Nasıl Yapılır?

Yemeklerden sonra homosistein düzeylerinde kısmi yükselmeler olabileceği için, en son yemekten en az 12 saat sonra bakılması tavsiye edilmektedir. Normal total plazma homosistein seviyeleri açlık durumunda 5-15umol/L aralığındadır. Günümüzde kabul edilen normal oran 5-15 µmol/L, arzulanan <10 µmol/L, hafif yükseklik değeri 15-25 µmol/L, orta yükseklik değeri 25-50 µmol/L, ağır yükseklik değeri 50-500 µmol/L’ dir.

Çalışmalar Ne Diyor?

Çalışmaların büyük kısmında artan plazma total homosisteininin koroner, serebral ve periferikvasküler hastalıklar için bir risk faktörü oluşturduğu bildirilmesine rağmen ancak son 5 yıl içinde kolesterol, sigara ve şişmanlık gibi diğer majör risk faktörleri arasında yerini almıştır. Homosistein, günümüzde kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferalvasküler hastalıklar için doza bağımlı bir tarzda etkili olan diğer risk faktörlerinden bağımsız majör bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Boushey ve arkadaşları 27 prospektif ve retrospektif çalışmanın meta analizini yayınlamışlar ve koroner arter hastalığı (KAH) ile hiperhomosisteinemi arasında güçlü bir ilişki olduğunu bildirmişlerdir. Başka bir çalışmada yüksek homosistein düzeylerindeki olası reaksiyonlar şu şekilde açıklanmıştır; reaktif oksijen türleri oluşumu, endotelyal toksisite, trombositlerin artmış adhezyonu, pıhtılaşma faktörlerindeki değişiklikler ve azalmışadenozin üretimi. Homosisteinin yüsek olması LDL oksidasyonuna neden olmakta ve ayrıca vasküler hücrelerin biyokimyasal ve biyosentetik fonksiyonlarını etkileyerek vaskülermatrikse de direkt olarak zarar vermektedir. Yine bir başka çalışmada homosisteinin
5 µmol/L seviyesindeki artışa karşılık koroner arter hastalığı (kalp hastalığı) riskinin kadınlarda %80 ve erkeklerde %60 arttığı ifade edilmektedir.

Homosistein Yüksekliği İle İlişkili Hastalıklar

Kalp ve damar hastalıkları, felç, beyin ve sinir sistemi hastalıkları, Alzheimer, MS, Parkinson, tekrarlayan düşükler, kronik yorgunluk ve depresyon ile yakından ilişkilidir.

Homosistein Yüksekliği Nasıl Tedavi Edilir?

Diyetle alınan vitamin B6, B12 ve folat düzeyi ile plazma homosisteini ters orantılıdır. Aşırı sigara, alkol ve kafeinli kahve içen kişilerde yükselirken sağlıklı bir beslenme ve fizyolojik aktivite ile seviye düşmektedir. Bu tür hayat tarzı faktörlerinin etkisi kadınlarda erkeklerden daha belirgindir. Kronik alkoliklerde, etanolün vitamin durumunu etkilemesi sonucu seviye artarken, orta derecede alkol tüketenlerde seviye düşmektedir. Yüksekliğinde homosistein metabolizmasında çalışan aktif B6, B12, betain, magnezyum ve folik asit kullanımının yanı sıra diğer bir önemli yaklaşım doğru ve temiz omega 3 kullanımıdır. Bu önlemlerle, homosistein metabolizmasında etkili olan metilasyon süreci ve metiyonin yolağı düzgün çalışır, kalp ve beyin damarları dahil damar sisteminin içini döşeyen endotel tabakası üzerindeki stres azalır, dejeneratif (yıkıcı) değişikliklerin ortaya çıkması önlenmiş olur.


Referanslar

  • http://www.totmdergisi.org/articles/2002/volume9/issue2/2002_9_2_15.pdf
  • https://www.journalagent.com/tkd/pdfs/TKDA_29_3_181_190.pdf
  • https://synevo.com.tr/tr/Homosistein-Nedir
  • http://tkb.dergisi.org/pdf/pdf_TKB_29.pdf
  • http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/04/07/vitamin-b-12-folat-ve-homosisteinin-bilissel-bozukluklar-ile-iliskisi/

Uzman Diyetisyen Betül AY YILMAZ‘ın yazıları için tıklayınız…