Haşimato Tiroidi Nedir, Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Haşimato, otoimmün kronik bir hastalıktır. Yani bir canlının bağışıklık sisteminin kendi vücut hücrelerine saldırması ve kendi hücrelerini yok etmeye çalışmasıdır. Bu nedenle zamanla tiroid bezleri küçülüp hormon üretmekte zorlanır hale gelebilir. Belli bir derecede zarar gören tiroid bezinde üretilen hormonların da kritik değerlerin altına düştüğü görülmektedir. Yapılan kan analizlerinde tiroid hormonları (T3 ve T4) azalırken, tiroid bezini uyarmak için çalışan THS hormonu artmaya başlar. Süreç her hastada farklı işlemektedir. Kimi hastada hastalığa rağmen hormon üretimi normal kalmaya devam ederken, çoğu hastada zamanla ve yavaş yavaş azalır. Bu durum daha çok kadınlarda ve 30-50 yaş arasındaki kişilerde görülmektedir. Haşimato tiroidinin tanısı için çoğu zaman kanda anti-TPO bakılması yeterli olmaktadır.

Belirtileri Nelerdir?

  • Yorgunluk,
  • Halsizlik,
  • Kilo artışı,
  • Ses kalınlaşması,
  • Depresyon,
  • Kabızlık,
  • Ellerde ve yüze şişme,
  • Cilt ve saçlarda kuruluk,
  • Saç dökülmesi

Diyetle Kontrol Altına Alınabilir mi?

Haşimato yalnızca beslenme ile kontrol altına alınamaz. İlk olarak kan analizinizde çıkan sonuçları doktorunuzun değerlendirmesi, gerekiyorsa ilaç tedavisine başlaması lazım. İlaçlarla kontrol altına alınan hipotiroidiyi desteklemek için tabii ki birtakım beslenme alışkanlıklarını da göz ardı etmemek gerekiyor. Öncelikle hastalığın sürekli takibi şart. Her sene kan değerlerinize baktırmalı ve ilaç/hormondesteğinizi aksatmamalısınız. Hastalık teşhis edildikten sonra iyot, tuz içeren herhangi bir ilaç (öksürük şurubu gibi) kullanmamak gerekiyor.

Beslenmeye dair yapacağınız ilk değişiklik “iyotsuz tuz” kullanmaya başlamak olsun. Ödemden kurtulmak için bolca su için. Omega-3 desteği önemli; hamsi, sardalya, istavrit gibi küçük balıklar daha çok omega-3 içerir. Çok güçlü bir antioksidan olan selenyum desteği beslenmeye mutlaka eklenmeli; ay çekirdeği gibi yağlı tohumlar, muz, keçi peyniri, ton balığı, mantar, yumurta, hindi eti, tavuk göğsü, deniz ürünleri ve tahıllara beslenmenizde mutlaka yer verin. Şeker, un ve glüten sınırlı, probiyotik besinlerden zengin beslenmekte fayda var.

Yapılan çalışmalar otoimmün hastalıklara genellikle glüten ve laktoz intoleransının da eşlik ettiğini göstermekte. Gluten içeren yiyecekler her ne kadar haşimato hastalığının sebebi olmasa da, bazı kişilerde otoimmun tepkiye yol açabiliyor. Eğer glütene karşı hassasiyet duyuyorsanız; buğday, arpa, çavdar, bulgur, yulaf ve bunları içeren gıdaları beslenmenizden çıkarmanızda fayda var. Glutene hassasiyetin yanında süt ve süt ürünleri de gastrointestinal rahatsızlıklar yaratıyorsa, laktoza karşı da dikkatli olmalısınız. Laktoz kısıtlı diyetle sindirim sistemi problemlerinizi hafifleterek semptomların azalmasına destek olabilirsiniz.