Hacı Bektaşi Veli ve Bektaşilik

Bektaşilik, adını Türk düşünürü Hacı Bektaşi Veli’ den alan, Anadolu’da XIII. Yüzyıl’da kurulan bir Türk tarikatının adıdır.

Hacı Bektaşi Veli

Hacı Bektaşi Veli, 646/1248 tarihinde Horasan’ın kültür merkezi olan Nişabur şehrinde doğmuştur. Babası, Horasan hükümdarı İbrahim es-Sani Seyyid Muhammed’tir. Annesi Nişaburlu Şeyh Ahmed’in kızı Hatme Hatun’dur. Hacı Bektaşi Veli, küçük yaşta Hoca Ahmed Yesevi’nin halifelerinden Şeyh Lokman Perende’nin yanında yetişmiştir. Hocası vasıtasıyla Yesevi tarikatına intisap etmiş, ilim ve tasavvufta kendini iyi yetiştirmiş ve Horasan erlerinden biri olmuştur. Hacı Bektaşi Veli, aynı zamanda Seyyid Ebu’l-Vefa el-Bağdadi’nin kurduğu bir vefai tarikatı şeyhi olan Baba İlyas Horasani’nin halifesi idi.

Hacı Bektaşi Veli, aldığı manevi bir işaretle Horasan’dan ayrılmış; Necef, Mekke, Medine, Kudüs, Halep, Elbistan, Sivas, Kırşehir ve Kayseri illerini dolaştıktan sonra Suluca Karahöyük’e (bugünkü Hacıbektaş ilçesine) gelip yerleşmiştir. 738/1337 yılında Hacıbektaş’ta ölmüş ve buraya defnedilmiştir. Hacı Bektaşi Veli’nin; “Makalat”, “Şerh-ı Besmele”, “Şerh-ı Fatiha”, “Makalatı Gaybiyye ve Kelimat-ı Ayniyye”, “Kitabü’l- Fevaid”, ”Üssü’l-Hakika” ve “Şathiyye” adlı eserleri vardır.

Hacı Bektaşi Veli’nin İlmi

Hacı Bektaşi Veli, Selçuklu Devleti’nin Moğol istilası altına girerek siyasi hakimiyetini kaybettiği yıllarda çevresindeki insanlara birlik, beraberlik ve sevgi temasını işlemiş, herkese hoşgörü ile yaklaşmıştır. “Makalat” adlı eserinde inanç ve düşünce olarak Kur’an’ı ve Hz. Peygamberin sünnetini esas almış, ibadet ve ahlak esaslarını ayet ve hadislerle izah etmiştir.

Hacı Bektaşi Veli, dini düşüncesini dört kapı on makam şeklinde formüle etmiştir. Dört kapıyı; “şeriat, tarikat, marifet ve hakikat” diye isimlendirmiş ve her bir kapının onar makamı olduğunu söylemiş ve bu makamları şöyle açıklamıştır:

Şeriat Makamları

  1. İman
  2. İslam
  3. İlim
  4. İhsan
  5. Evlenmek
  6. Helalinden yemek ve giyinmek
  7. Ehl-i sünnet ve’l-cemaatten olmak
  8. Şefkat ve merhamet
  9. Helal kazanmak ve faizi haram bilmek
  10. İyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak

Tarikat Makamları

  1. Tövbe etmek
  2. Şeyhe bağlanmak
  3. Başı traş etmek ve tarikat elbisesi giymek
  4. Korku ile ümit arasında olmak
  5. İhtimam
  6. Nefse hakim olmak
  7. Allahtan başkasını terk etmek
  8. Hırka, makas, seccade, icazet, ibret ve hidayet
  9. Cemaat sahibi, nasihat sahibi, bütün yaratılmışlara sevgi sahibi olmak
  10. Aşk, sevgi ve kanaat

Marifet Makamları

  1. Edep
  2. Allah korkusu
  3. Nefis terbiyesi
  4. İkrar ve tasdik
  5. Haya
  6. Cömertlik
  7. İlim
  8. Sükunet ve miskinlik
  9. Gönül adamı olmak
  10. Kendini bilmek

Hakikat Makamları

  1. Toprak gibi alçak gönüllü olmak
  2. Bütün yaratılmışlara aynı gözle bakmak
  3. Allahın kendisine verdiği gibi başkalarına ikramda bulunmak
  4. Ölmeden önce nefsini yok etmek
  5. Hiçbir yaratığa zarar vermemek
  6. Konuştuğu zaman sadece hakkı söylemek
  7. İyi ve olgun insanların yoluna girmek
  8. Kerametlerini gizlemek
  9. Sabırlı olmak ve Allah’a dua etmek
  10. İlm-i ledünü öğrenmek

Bektaşilik

Balım Sultan’ın tarikatın başına geçmesi ile bugünkü şeklini almıştır. Balım Sultan, bu etkinliği sebebiyle tarikatın ikinci piri olarak kabul edilir.

Bektaşilik, XV. ve XVI. Yüzyıllarda Yeniçeri Ocağı’nda büyük bir nüfuz sağlamış ve Osmanlı Devleti’nin himayesine mazhar olmuştur. Bu gelişme XVII. Yüzyılda da devam etmiş, XVII ve XIX. Yüzyıllarda Balkanlar, Tuna kıyıları ve Arnavutluk’ta taraftar bularak faaliyetlerini sürdürmüştür. Irak ve Mısır’daki Türkler arasında da kısmen kabul gören Bektaşilik; II.Mahmut tarafından 1826 yılında Yeniçeri Ocağı ile birlikte kapatılmış, tekkeleri Nakşibendi tarikatının emrine verilmiştir. Abdülaziz zamanında yeniden eski haline dönmüş ise de 1925 yılında “tarikat, tekke ve zaviyelerin kapatılması” ile resmen sona ermiş ancak diğer tarikatlar gibi varlığını günümüze kadar sürdürmüştür.

Bektaşilik’te Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin başta olmak üzere ehl-i beyt sevgi ve saygısı ön plana çıkarılmış, ehl-i beyti ve Hz. Ali’nin evladını sevme ve onlara bağlanma anlamında “tevella” ve bunları sevmeyenlerden uzak durma anlamında “teberra” ilkesi benimsenmiş, 12 imam’a itibar edilmiştir.

“Teslim taşı” denilen ve boyuna takılan “on iki köşeli yıldız kolye”de on iki imamı temsilen başta Hz. Muhammed olmak üzere her biri peygamberlere ve Bektaşi velilerine izafe edilen on iki makam bulunur.

Bektaşilik’te “ikrar” ve “cem” adı verilen iki önemli ayin vardır. İkrar ayini, Bektaşiliğe giriş merasimidir. Ayinler kırk kapı kırk makam şeklinde telafuz edilen tasavvufi anlayışa dayanır. İnsan ancak; şeriat, tarikat, marifet ve hakikat kapılarını ve her kapıdaki on makamı geçerek Hakk’a ulaşabilir. Ayinlerde “nefes” adı verilen ilahiler söylenir.

Bektaşilik’te; eline, diline ve beline sahip olma temel düsturdur. Birlik; iman, amel ve ahlak ile gerçekleşir. Birlik ve dirliği; kibir, haset, cimrilik, aç gözlülük, öfke ve gıybet gibi ahlak dışı davranışlar bozar. Muharrem ayının ilk on günü oruç tutulur.

Bektaşi zaviyesinde oturan ve bütün Bektaşilerin şeyhi ve manevi lideri sayılan zata “dede-baba” denir. Dede-baba’dan sonra ikinci sırada “baba” gelir. Babalık makamı, tekke başkanlığıdır. Babalar arasında “dede-baba”yı temsil eden “halifeler” seçilir. Her zaviyede “canlar” ve “muhip” olarak tabir edilen “müritler” arasından seçilir. Tarikat adaylarına “talip” tarikata henüz girmeyenlere ise “aşık” denir.

Bektaşiler; çelebiler/bel oğulları ve babalar/yol oğulları/mücerretler şeklinde iki gruba ayrılmıştır. Birinciler, kendilerinin Hacı Bektaşi Veli’nin soyundan geldiklerini iddia ederler; ikinciler ise bunu kabul etmezler ve gerçek Bektaşilerin kendileri olduğunu söylerler.

Kaynakça

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ “Bektaşilik”. Dini Kavramlar Sözlüğü. 62-64. ANKARA: Diyanet İleri Başkanlığı yayınları, 3. Baskı. 2007