Gestasyonel Diyabet – Gebelik Şekeri

Gebelik süresince vücudumuzda birçok fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bunlardan biri de gebelik şekeri dediğimiz gestasyonel diyabettir. Annenin gebe kaldıktan sonra ve sıklıkla gebeliğinin son 3 ayında (24 – 28. haftalarında) tespit edilen bir durumdur. Gestasyonel diyabet, gebe kadınların %2’sinde görülmektedir. Diyabetli annenin gebe kalması ise pregestasyonel diyabettir. Gestasyonel diyabet tanısı, şeker yükleme testi ile yapılır. Bu tanı, oral glikoz tolerans testi dediğimiz(OGTT) testle, gebe kadına tek seferde veya iki aşamada oral glikoz alımı sonrası konulur.

Açlık kan şekeri 92 mg/dl’den fazla, 2.saat tokluk kan şekeri de 153 mg/dl’den fazla ise (yani şeker yüklemesi yapıldıktan sonra ölçülen kan şekeri) gestasyonel diyabet tanısı konur. Önceki gebelikte gestasyonel diyabet olunması ve fazla kilo alınması (20 kg’dan fazla ise), gebelik öncesi sürekli düşük yapılması ya da yüksek seyreden kan şekerinin olması, annede obezite varlığı (vücut kitle indeksi 25’ten fazla ise), yağlı-fazla kalorili ve düzensiz bir beslenme biçimi ve hareketsiz yaşam gibi etkenler gestasyonel diyabet için risk unsurlarıdır.

Gestasyonel diyabet; gebe annede terleme atakları, çok fazla su içme isteği, ağız kuruluğu ve sık idrara çıkma gibi belirtiler gösterir. Bu belirtileri olan gebeler mutlaka doktorunu bu yönde bilgilendirmeli.

Dünya Sağlık Örgütü, öncelikle gebeliğin ilk aylarında kan şekerini izlemeyi, bir problem yoksa gebeliğin son 3 ayında bu şeker yükleme testi ile tüm gebeleri taramayı önermektedir.

Halk arasında, şeker yüklemesi yapılıp yapılmaması konusunda medyatik söylemler nedeniyle bazı yanlış anlaşılmalar mevcuttur. Öncelikle; şeker yüklemesi, tüm dünyada hala şeker hastalığı tanısı konurken en çok ve ilk başvurulan yöntemdir. Hiç bir problemi yok gibi görünen bir gebeye, şeker yüklemesi yapıldığında gestasyonel diyabet olduğu tanısı konulabiliyor. Test esnasında gebeye verilen şeker, bir dilim pastanın veya 2 dilim baklavanın şeker içeriği ile yaklaşık aynı miktardadır.

Günlük hayatta gebelik dönemi de dahil olmak üzere, tatlı tüketiminden geri durmazken şeker yükleme testinde alınan 50 gr şekeri bu kadar dert etmeyin ve işin uzmanlarına kulak verin; yani kadın doğum uzmanları ve diyetisyenlere!

Peki, bu tanı konulmazsa ne gibi problemler ortaya çıkar?

  • İri bebek dediğimiz 4 kg ve üstü ağırlıkta bebek doğabilir. Yani, doğduğu andan itibaren obez adayı birey. Bebek, doğuştan şeker hastası değildir fakat obez adayı olan bir bebek, şeker hastalığı riski taşır.
  • Erken doğum
  • Doğum sonrası bebeğin hızla kan şekerinin düşmesi
  • Bebekte solunum güçlüğü
  • Sarılık

Gestasyonel diyabet teşhisi konulan kadınlar, bu süreci diyetisyen tarafından hazırlanmış doğru beslenme programı ve egzersiz ile kontrol altına alabilecekleri gibi insülinle de tedavi olabilirler.

Gestasyonel Diyabette Beslenme Önerileri

  • Az ve sık beslenme sağlanmalıdır. Kişi; düzenli kahvaltı yapmalı, öğle ve akşam yemeği ile ara öğünleri mutlaka tüketmelidir.
  • Her besin grubundan tüketmeye özen gösterilmelidir. Yani et-süt grubu, ekmek-tahıl grubu, sebze-meyve grubu ve yağ grubu dengeli bir şekilde tüketilmelidir. Hangi gruptan ne kadar tüketilmesi gerektiği diyetisyenlerin hazırlayacağı diyabetik beslenme programında belirtilmiş olacaktır.
  • Besinlerinizi, tabaklarınızı çeşitlendirin. Yani tek tip beslenme yöntemini terk etmeye çalışın.
  • Günlük 8-10 bardak su tüketiminin altına düşmeyin. Su tüketimi; gebelik süresince ödem oluşmamasını, amniyotik sıvının yenilenmesini, vücudun sıvı elektrolit dengesinin sağlanmasını ve gebelik döneminde sık rastlanan kabızlık şikayetlerinin azalmasını sağlayacaktır. Ayrıca doğum sonrası yeterli süt salgılanması için de yeterli sıvı alımı en önemli husustur.
  • Basit şekerler ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır: Tatlılar, çikolata, hazır meyve suları, kola, alkol, cips, kızartmalar, alkol ve yağlı yemekler.
  • Kan şekeri değerlerinizi ve yediklerinizin kontrolünü mutlaka sağlayın. Yani kan şekerinizi ölçtüğünüzde değerler yüksek çıkmış ise o gün yediklerinizi gözden geçirin.
  • Posa alımına özen gösterilmelidir. Tam tahıl-tam buğday-çavdar ekmeği, bulgur, kuru baklagiller, meyve ve sebzelerle yeterli posa alımı sağlanabilir.

Unutmayın, her birey farklıdır ve her bireye hazırlanan beslenme programı kişiye özeldir. Bu nedenle doktorunuz tarafından teşhis konulduktan sonra, gerekliyse ilaç veya insülin tedavisine başlamalı ve daha sonra doğru beslenme için diyetisyene başvurmalısınız.

Sağlıklı günler dilerim.