Gerçekten Aç Mısınız?

Açlık, hızlı kilo vermek için uzun süre aç kalmak, yanlış diyet programları veya travma, cerrahi, neoplazmlar, yanık gibi klinik durumlarla ya da sosyal nedenlerle yeterli gıda alınamaması sonucu ortaya çıkar. Çok uzun süren; yeterli gıda, enerji, vitamin ve minerallerin yoksunluğu olarak tanımlanabilir.

Vücudumuzda açlık – tokluk dengesini sağlayan duyuların merkezi, beynin arkasında bulunan, hipotalamus dediğimiz küçük bir yapıdır. Bu merkez; kan glukozu düştüğünde su, enerji ve diğer besinlere duyulan gereksinimi açlık, tokluk ve susama hissi olarak beyne gönderir.

Açlık duyusu kimi zaman gerçekten vücudun açlık hissine yani besin ihtiyacına yönelik fiziksel açlık olarak ortaya çıksa da kimi zaman birey, psikolojik olarak çeşitli faktörlerin etkisiyle yemek yemeye yönelir, bu durum ise duygusal açlık olarak nitelendirilir.

Normalde anksiyete, kızgınlık, depresyon vb. duygu durumları iştah azalmasına neden olurken duygusal yeme davranışı sergileyen kimseler benzer duygu durumlarında aşırı yeme davranışı gösterebilmektedir. Bu durum kontrol altına alınmazsa başta obezite olmak üzere çeşitli komplikasyonlara neden olabilir.

Yapılan bir çalışmada pasta, börek, simit, çörek gibi beyaz unlu gıdalar, yüksek şekerli pastane ürünleri, şekerlemeler, pizza, hamburger ve sandviç gibi fast food gıdaların yoğun tüketimi ile depresyon durumunun tetiklendiği üzerinde duruluyor.

Açlık Belirtileri

Fiziksel açlık ve duygusal açlık belirtileri birbirinden farklıdır. Fiziksel açlık durumunda bireyin midesinde bir kazınma, burukluk olmakta ve kan şekeri düşebilmektedir. Birey doygunluğa yemek yedikçe ulaşmaktadır. Açlığı giderme davranışı, duygusal yeme davranışı olan bireyden farklıdır. Örneğin; meyve, sebze vb. gibi enerji içeriği düşük bir besin veya atıştırmalıklarla açlığını giderebilir. Duygusal açlıkta ise tam tersi bir durum söz konusudur. Duygusal açlık aniden başlamakta ve fiziksel belirti vermemektedir. Birey ne bulursa onu yemekte ve daha çok enerji değeri yüksek besinleri tercih etmektedir.

Açlık Tokluk Yönetimi

Burada esas mevzu önce kendimize gerçekten aç olup olmadığımızı itiraf etmektir. Çünkü duygusal açlık durumu sonucunda aşırı ve bilinçsiz yeme davranışları sergileyen bireyler özellikle fazla kalorili besinlere yönelip aşırı yemek yemekte, duygusal sorunlarını gidermek yerine suçluluk duygusuna kapılarak sorunlarına bir yenisini daha eklemektedirler.

Bu tür durumlarda kendinizi suçlamak yerine gerçekten aç olup olmadığınızı kendinize itiraf edebilirseniz kontrolü sağlamanız daha kolay ve diyetisyen yardımı almanız da akıllıca bir yöntem olabilir. Fiziksel açlıkta ise midenin verdiği sinyallere cevap olarak bilinçli ve doğru beslenme sağlanmış olur. Duygusal açlıkta mide kapasitesini aşsanız bile halen yediklerinizden tatmin değilsiniz ve yediklerinizi yeterli bulmuyorsunuz, fakat fiziksel açlıkta beslenme sonrası midenizin dolduğunu hissedersiniz ve yedikleriniz sizi tatmin etmiştir.

Yemek yemenizi tetikleyen faktörlerin bilincinde olun ve yemek yedikten sonra ne hissettiğinizin farkında olun. Tükettiğiniz yeterli veya büyük porsiyonlara karşılık hala doygunluk hissetmiyorsanız sorun sizin aç olmanız değil açlık hissinin altında yatan diğer faktörlerdir. Yani mutsuzken yediğimiz paket paket çikolata bizim sorunumuzu çözmüyor.

Renklerin de iştah üzerine ayrıca olumlu veya olumsuz etkileri bilimsel olarak açıklanmış bir gerçektir. Özellikle heyecan ve enerji veren, tutkunun rengi olarak bilinen turuncu ve kırmızı renkler iştahı açmaktadır. Kendinizi mutsuz hissettiğiniz zamanlarda bu renklerle dekore edilmiş restoranlara veya bu renklerin kullanıldığı amblemleri olan marketlere girmemeniz yararınıza olacaktır. Çünkü duygusal açlık yaşadığınız bir dönemde olduğunuz için bu tarz yerlerde fiziksel olarak aç olmasanız bile ne kadar yediğinizi kontrol etmekte zorlanabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Psikiyatri Hemşireliği Dergisi, PsychiatricNurs 2018;9(2):135-146
  • Açlığın Fizyolojisi, Tepecik Eğit. ve Araşt. Hast. Dergisi 2017; 27(3):179-185