Mezopotamya Efsanesi: Feqi Teyran

Kelime olarak “kuşların hocası, üstadı” manasına gelen bu kelime, evvel zaman Kürt şairlerinden, Ozan (dengbej) birinin mahlasıdır. Peki, kimdir Feqi Teyran?

Feqi Teyran, aslında bir emirin oğludur, nüfuz sahibi olmayı, emirlik yapmayı bir kenara bırakarak hayatını efsanevi bir kuşu görmeye adamıştır. Bu efsanevi Anka kuşu yalnızca sabah seherinde öter ve her isteyen duyamazmış bu eşsiz güzellikteki sesi. Duyanlar ise tabiatın sırlarına vakıf olur, her isteği gerçek olurmuş.

Feqi, Mezopotamya’da ayak basmadık yer bırakmaz bu Anka kuşunu bulmak için, ziyaret etmediği köy, sorulmadık ozan bırakmaz kadim coğrafyada. Herkes bu Anka kuşu hakkında bildiklerini söyler; birçok insan bu kuşu bulmak adına yola çıkmış, harap olmuş, kayıplara karışmıştır. Herkes en iyi dileklerini Feqi’ye sunarak azık verir, giyit verir, yatacak yer verir, ardından iyi dilek edip yolcu ederlermiş. Feqi, yıllarca bu kuşu bulmak adına gezinir, görülmedik kuş bırakmaz Mezopotamya’da.

Günlerden bir gün bir pınarın başında dinlenirken, mavi bir kuş görür; her yer maviye kesilir, sonra beyaz bir kuş görür; bu kuş başının etrafında üç kez dolaşır, halka yapar ve gözden kaybolur.

Feqi ışıl ışıl parlayan, gözleri kör eden kuşları bulur, heybesine alır onları, bu kuşlar Feqi’yi kör etmezler, Feqi’nin içini ışıkla doldururlar, mutluluk dolar Feqi’nin yüreği.İnsanüstü sabrı sayesinde kuşların aklına, diline vakıf olur Feqi. Onları anlar, hisseder ve arkadaş olur.

Ve sonunda o efsanevi Anka kuşunun sesini duyar. Öyle bir sestir ki, taş kesilir Feqi, yüreği dolar. Hayatında böyle ses duymamıştır. Ancak güneş doğarken duyulabilen kuşun sesini duymaya vakıf olur. Bu ermişlik mertebesi sonrasında ozan olur, kaval ve saz aranır. Bağdat’ta gösterişsiz bir kaval layık bulunur kendisine. Bu sıralarda ünü, şöhreti tüm Mezopotamya’da duyulmuştur. Her gittiği yerde ozan Feqi Teyran diye bilinir. Kaval ile Anka kuşunun sesinin etkisiyle dolan yüreği duyulmamış besteler çalar, dinleyenler put kesilir, kımıldayamaz adeta büyülenirler.

Yıllar sonra babasının konağına döner Feqi Teyran Mezopotamya’da adını duyan herkes kendisini dinlemeye gelir, çünkü yıllarca Feqi Teyran’nın şarkıları söylenmiş, çalınmış yörede. Bu sırada kendisi hırka giymiş, kemale ermiş, sakal uzatmış, nurlanmıştır. Ve sonunda ölüm vakti gelmiştir Feqi Teyran için de. Yeryüzünde ne kadar kuş varsa toplanır Feqi Teyran ölmeden önce. Sonunda kimsenin bakamadığı, ışıldamaktan bembeyaz kesmiş bir kuş Feqi’nin yanına gelir. Üç kez başının etrafında döner ve halka yapar. Feqi Teyran sonunda hakkın rahmetine kavuşur.

Derler ki şu kürre-i arzda kuşların diline vakıf olmuş bir Hz. Süleyman vardır bir de Feqi Teyran…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen − 7 =