Facebook ’taki Gülen Maskem

Sanal alem, sosyal ilişkilerin yüz yüze ilişkilerden daha çok öne çıktığı bir alem oluyor git gide. Artık arkadaşlarımızın halini hatrını sorabilmek adına onları ziyaret etmek ve onlarla buluşmak yerine facebook, instagram, whatsapp vb. programları aracı olarak kullanıyoruz. Değişen bu durum, arkadaşlarımızın veya tanıdıklarımızın hayatlarını çoğu zaman onlarla sohbet bile etmeden arada bir paylaşılan resimlerle takip etmemize ve bazı boşlukları kendi zihnimizin doldurmasına neden oluyor.

Paylaşılan resimlere bakıldığında ise genellikle yaşantılar; mutlu tablolar, idealize olan ancak normalde olmayan imajlar şeklinde yansıyor. Bu da oldukça şaşırtıcı olabiliyor biz insanlar için.

Geçenlerde okuduğum bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sosyal medyanın bireylerin mutluluğunu nasıl etkilediğini merak eden Michigan Üniversitesi profesörlerinden Ethan Kross, 82 üniversite öğrencisinin Facebook kullanımını 2 hafta süresince takip ediyor. Bu süreçte öğrencilerin “mutluluk” düzeyini de anketler ve sms mesajları aracılığıyla ölçüyor. Facebook kullanımı arttıkça öğrenciler mutsuz oluyor. Facebook, mutsuzluğun sebebi mi sonucu mu diye merak eden Kross, Facebook öncesi ve sonrası da duyguları ölçüyor ve görüyor ki Facebook kullandıktan sonra öğrenciler daha mutsuz oluyor.

Peki, “Gerçek hayatta ‘sosyalleşmek’ insanları mutlu ederken Facebook’ta neden tam tersi oluyor?” sorusu gündeme geldiğinde ise yapılan paylaşımların, gerçeklerden farklı olduğu ve kişilerin iç dünyasını yansıtmadığını görebiliyoruz. Ayrıca gerçek hayatta “an”ı paylaşırken sanal olan hayatta sadece “anı”ları paylaşıyoruz. Bu nedenle sosyal medya mutsuz edici bir faktör olarak görülüyor.

Bu araştırmadan da yola çıkılarak sosyalleşmek için gerçek ilişkiler kurmanın, arkadaşlarla buluşup onları ziyaret etmenin bireyleri daha fazla tatmin ettiği sonucuna varılıyor. Dolayısıyla artan teknolojik imkanlar, geleneksel iletişim ve ilişki ağlarının önüne geçemiyor. Akraba ve arkadaş ziyaretleri, sosyalleşme adına gerçekleştirilen toplantılar ve dostların kahve eşliğindeki muhabbeti değişen sosyalleşme süreçlerinde hala eskisi kadar kıymetli ve tatmin edici… Ne de olsa dostla içilen kahvenin kırk yıl hatırı var.

Sohbeti koyu, kahvesi köpüklü sosyal ortamlarda paylaşımlarınızın ve mutluluğunuzun artması dileğiyle…

Uzman Psikolog Münire POLAT

Çocuk ve Aile Danışmanı, Hipnoterapist, Bilişsel Davranışçı Terapist ve Oyun Terapisti olarak çalışmaktadır. Devamını gör...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen − 5 =