Evlilik Öncesi ve Evlilik Sonrası

Hayatının tamamını etkileyecek müthiş bir değişiklikten bahsediyoruz. Öyle “Bir iki güne geçer.” diyebileceğimiz cinsten de değil… Bir kararla verilen dönüm noktası… Evlilik!

Karar hangi şartlar altında, nasıl verilirse verilsin, o imza atılıp cüzdan elinize verildiğinde “öncesi ve sonrası” diye adlandıracağınız bir serüven başlıyor hayatınızda. İyi mi devam eder, kötü mü, işte burası tamamen size kalmış. Kimse yeni hayatına, hele ki bin heyecanla girdiği dünyasına kötü anılarla devam etmek istemez. Bunun için “Ne yapmalı, nasıl adım atmalı, her şey şimdiki gibi toz pembe devam etmeyecek mi, bana düşen görev ne…?!” gibi korkuyu, endişeyi, mutluluğu, şaşkınlığı ve karışan tüm duyguları yaşadığınız bir anda bulursunuz kendinizi.

Yaşadığınız karışık duygular yetmezmiş gibi bir de “elalem” faktörü devreye girer. Evlilikle ilgili tüm bilgilerini size dökmeyi bir borç bilirler kendilerine. Anlattıklarıyla da daha ilk gecenin karanlık hayaliyle boğuşmaya başlarsınız evlenmeden önce. “Hemen çocuk yapma!” diyenler mi dersiniz, evlilikte bir problem olursa “Çocuğun olduğunda geçer!” diyenler mi… Millet olarak çok konuşmayı severiz, ya da “Yardım etmeye çalışmak da olabilir!”. Yolda adres sorulduğunda bile bilmese de cevap vermeye çalışanların sayısı hiç azımsanmayacak kadar fazla. Yolu evlilikten geçen herkesin, yeni evlenecek birine anlatacağı bir hikayesi vardır. Ancak önemli bir bilgi var: Her evlilik bambaşka hayatlarla kurulan bambaşka bir dünyadır. Bu yüzden iki farklı aile, aynı olayları yaşamış olsa bile, farklı şekillerde yorumlayıp devam ederler hayatlarına. Buradaki anlamdan da çıkarılacağı gibi her söylenene veya her konuşulana kulak asmamak gerekir. Önemli olan, kişinin evlilikten ne istediğini, ne beklediğini bilmesi ve bunu partnerine de doğru bir şekilde açıklayabilmesidir… Tabii ki bu karşılıklı olmalıdır. “5-10 yıldır birlikteyiz, artık her halimizi gördük, birbirimizi çok iyi tanıyoruz.” gibi cümlelerle ne kadar sık karşılaştıysam, “Evlilik öncesi ile sonrası bambaşka oluyormuş!” tarzındaki cümlelerle de bir o kadar, belki daha fazla karşılaşmışımdır. Evlilik sorumluluk gerektirir; paylaşmayı, saygıyı, sevgiyi, fedakarlığı, empatiyi gerektirir… Daha sayılacak çok şey vardır evlilikle ilgili ama önce eşlerin birbirlerinin farklı kişilikte olduklarını kabul etmeleriyle başlar her şey. “Evlenince aynı oluruz, değişir, yapmaz…” gibi kendinize benzetmeye çalışacağınız bir eş bekliyorsanız o evlilikte huzuru çok da aramayın derim. İki farklı dünyanın bir eve girmesinden bahsediyorsak ve bu insanların 20-30 yıldır yaşamaya alıştığı bir hayatları varsa tek bir imzayla o hayatları tamamen silecek olmalarının beklentisi ne kadar mantıklı olur bir düşünün derim…

Peki, Ya Korkularımız!

Evlenmeden önceki endişeler için size en büyük tavsiyem, evlilik öncesi danışmanlık hizmeti veya evlilik öncesi eğitimi almanızdır. Bu sayede çiftler, evlenince nelerle karşılaşacakları ve karşılaştıkları durumlar karşısında nasıl davranması gerekeceğini öğrenecekleri, olay veya durumlara hazırlıklı olacakları için de daha rahat üstesinden gelecekleri; evlilikteki sorumluluk, iş bölümü, cinsellik, para yönetimi, aileler ve çocuk gibi konularda nasıl bir tutum sergileyecekleri hakkında detaylı ve bundan sonraki hayatları için gayet faydalı bilgilere sahip olacaklardır. Evlilik öncesi eğitim, aslında küçük gibi görünen şeylerin ilerde belki de hayatınızın tam merkezinde sorun olarak yer alacak olma ihtimalini fark etmenizi sağlayacaktır.

Evlendikten sonra bir sorunu çözmek için danışmanlığa gelenler, “Keşke daha önce gelseydim!” veya “Bu sorunu nasıl çözeceğimizi bilemedik ve üstünü örte örte bu kadar büyüdü!” şeklinde düşünüyorlar ve gerçekten de evlilik öncesi eğitimdeki bilgilerle yola çıkanlar, birlik olarak adım atmayı eğitim almayanlara göre daha kolay başarıyorlar… Ve huzur!… Varın siz düşünün!..