Ödev, yapılması gereken bir iş ve sorumluluktur aslında. Bu görev günün tekrarı olmasının yanı sıra çocuğa sorumluluk duygusu katmak için de verilebilir. Ancak önemli olan elbette dozudur. Ve çocukta memnuniyet uyandırması da gerekir. Ev ödevi ya da ders tekrarları öğrencinin öğrenmesini desteklemek için okul saatleri dışında evde yapması gereken görevleri ifade eder.

Ev Ödevi Neden Önemlidir?

Yukarıdaki tanımda, bazı konsantrasyon sözcüklerini vurgulamak istedim. Memnuniyet uyandırması ve uygun bir dozda olması sayesinde ev ödevleri çocuklara sorumluluk da kazandıran bir araç olabilir.

Sorumluluk: Okulda verilen ödev, çocuklara sorumluluk almalarını ve sorumluluklarını yerine getirmelerini öğretir. Bu yönüyle verilen görevler çok önemlidir. Tabii ki yine vurguluyorum, bıktıran bir yoğunlukta olmamalıdır. 

Tamamlanması gereken görevler: Ödevini tamamlayan bir öğrenci, dönemi başarıyla bitiren ek yöntemleri de bulur, sonuçları çıkarır ve bunlardan kendince ders alır.

Örnek: Derslerimde başarılı olmak için denedim ve ödevimi yaptığımda nasıl sonuçlar elde ettim? Ödevi yapmadığım zaman nasıl sonuçlar elde ettim?

Öğrenme sürecini desteklemek: Öğrenciler, ödevlerini ancak öğrendiklerinde tamamlamış sayılırlar. Uzun saatler ödev yapmak değil, 10 dakika bile olsa edindiği bilginin doluluğudur mühim olan.

Ödevleri sevme, evde tekrar etme gibi konularda çocuklar; ağır görevler, uzun saatler, hareketsizlik gibi etkenler sebebiyle haklı olarak çok sıkıntı yaşamaktadır. Bu makalemde ebeveynlere yol gösterecek en temel ve kolay 10 yöntemi sıralamak istedim. Aynı zamanda bu makaleyi okuyan öğretmenlerimize de bir yol çizmiş olabiliriz.

1.Çok Zor Olan veya Çok Zaman Harcatan Ödevler Verilmemelidir

Öğretmenler, okul dışındaki zamanlarda çocukların tekrar yaparken gereğinden fazla zaman alacak ağır ödevler vermemelidir. Bu kısım, öğretmenlerin elindeki güçtür. Evet, kabul ediyorum, en önemli kısım bu kısım olabilir. Ancak aileler de ağır ödevler verildiğinde bu zamanlarda çocuklara manevi anlamda destek olmalı ve ödevleri beraber eğlenceli hale getirerek süreci daha da kolaylaştırmalıdır. Ödevler, çok kısa bir sürede bitmesine rağmen zaman zaman ağır ve zor da olabilmektedir. Bu tür görevler karşısında, çocuklar psikolojik olarak bunalmış ve korkmuş hissederler. Başaramama ve değersizlik hislerine kapılmaları bile muhtemeldir. Hiç anlamadığı bir konu hakkında zor gelen bir ödevi kim yapmak ister ki? Hiç Çince bilmeyen bizlere 2 satırlık çeviri ödevi verilse neler hissederiz? Tıpkı bu his gibi zorluk seviyesi de mutlaka normal seviyelerde tutulmalıdır ki çocukların merak dürtüsüne zarar vermeyelim. Öyleyse, karmaşık/zor ödevler yapmaya gerek olmadığının bir kere daha altını çizmiş olalım.

2.Mükemmeliyetçi Olmayın

Çocuğunuzun ev ödevi çok eğlenceli görünmeyebilir ama sonunda bu ödev öyle ya da böyle elbette yapılır ve tamamlanır. Burada ebeveyn tutumu oldukça önemlidir. Yazı yazarken, kelimeleri okurken veya sorulara verilen yanıtlar değerlendirilirken çocuktan çok üst bir karşılık beklenmemelidir. Ev ödevlerini sevmelerini istiyorsak mükemmeliyetçi kimliğimizi kenara bırakmamız gerekir. Çünkü bu yanlış tutum ödevleri sevdirmemekle birlikte, genellikle çocuğu başarısızlık algısına da sürükler. “Ne kadar yaparsam yapayım, başaramıyorum.” algısı oluşur. Endişelenmeye ve başarısızlığı önceden kabul etmeye başlar. Bu nedenle, ödevde hatalar varsa bunu düzeltmeye yardımcı olun ancak aşağılama, yargılama, beğenmeme, burun kıvırma, küçük düşürme gibi ithamlardan her zaman uzak kalın.

3.Çocuklar,Okuldan Gelir Gelmez Ev Ödevlerini Yapmaya Zorlanmamalıdır

Okuldan dönen bir çocuk, ilk olarak dinlenmek ister. Gününün nasıl geçtiğinin sorulmasını ve içtenlikte dinlenilmesini ister. Tıpkı bir yetişkin gibi dinlenmelidir. “Ödevini hemen yap!” denmemelidir mesela. “Bugün kendini nasıl hissediyorsun?” gibi sorular ile önce sohbet ortamı oluşturulmalı ve çocuğu ruhen rahatlatmalısınız. Çocuğunuz okuldan gelir gelmez önceliğiniz onu rahatlatmak ve oyun oynaması için ona fırsat vermeniz olmalıdır. Önce oyun, sonra ödev.

Unutmayın: Oyunlar, çocuklarda zeka geliştirmek ve dikkati toplamak için en etkili araçlardır.

4.Ödev Süresini Ayarlamak Çok Önemlidir

Çocuğunuzun günlük aktivitelerini her zaman planlamak ailenizin yararına olacaktır. Örneğin, günün hangi saatinde ödevini yapmak istediğini ona sorun. Siz karar vermeyin, o bu saati belirlesin. Ve kendi seçimini yaşatırken onun yanında manevi olarak bulunmayı da ihmal etmeyin.

Unutmayın: Çocuklara sürekli olarak öğrenmelerini ve ödevlerini yapmalarını söylemek ve bastırmak (sık hatırlatmalar) onları zorlar. Bu tür baskı altında olan çocuklar genellikle kendilerini haklı çıkarmaya çalışıp, anlaşılmak için çatışma haline girmeye meyillidir ve ödevlerini de yapmamaya, özel olarak direnmeye çalışırlar.

Çocuğunuz uygun saat dilimini belirledikten sonra, bunu onaylayın ve tercihleri ​​izleyin. Ödevini her gün aynı zamanlarda yapması düzenli bir hayatın da ilk adımını oluşturabilir. Böylece çocuğunuz erteleme alışkanlığı olmadan görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyi öğrenir. Aksi takdirde, “Biraz sonra yapacağım.” sözlerinin sonu bir türlü gelmez.

Unutmayın: Tüm yetişkinler de dahil olmak üzere her insan, görevlerini ertelediği zaman motivasyonunu kaybeder. Bu nedenle, ödev zamanını belirlemek çok faydalıdır.

5.Ev Ödevi Kontrol Edilmelidir

Bu denge iyi ayarlanmalıdır. Çocuğunuz ödevini bitirdiğinde onu tebrik ettiğinizi mutlaka hissetmeli ve bilmelidir. Ödevini yapmadığı zaman da tepkisiz kalmanız gerekir. Aksi halde psikolojik şiddet, baskı, küsme gibi eylemler çocukta inat davranışını benimsetebilir. Özellikle, öğretmenler ödevlerin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmelidir. Aksi takdirde “Ödevimi yaparsam veya hiçbir şey yapmazsam bir şey olmaz. Nasıl olsa kontrol edilmiyor.” algısı ile öğrenci sorumluluk duygusunu kaybedebilir. Ve bunun yanı sıra “O kadar emek verdim, değer görmedi bile!” düşüncesi ile motivasyonunu da kaybedebilir.

6.Öğrenci Başarısı Değerlenmeli ve Motive Edilmelidir

Ebeveynlerden gelen soruları değerlendirdiğimiz zaman büyük çoğunluğun sürekli çocukların negatif özelliklerini dile getirdiğini fark ederiz. Her zaman olumsuzluklarını ifade etmek yerine, çocukların takdir ile motive edilmesi gerektiğini hatırlatmış olalım. Öğretmenler de bu duruma elbette dikkat etmelidir. “Aferin” demek hiç de zor olmasa gerek.

Örnek: İyi bir ev ödevi sonrası ‘aferin’ almak, tebrik edilmek ve tahtaya çıkan özgüvenli çocuğun yanlış yanıt bile verse cesareti için tebessüm ile takdir edilmesi bile öğrenciyi mutlu eder ve onun motivasyonunu artırır. Ebeveynler aynı şeyi evde yapabilirler. Bu, çocuğunuzu, yapacağı kapsamlı çabayı göstermeye teşvik edecektir. Başarıları kutlanan öğrenci, ödevlerini daha dikkatli ve güzel bir şekilde yapmaya çalışacaktır.

7.Araçlar ve Ortam Her Zaman Hazır Olmalıdır

İç motivasyonunu çoğu kez dağıtmadan sürdürmek zorunda kalan bir çocuk, dış etkenlerin olumsuzlukları sebebiyle motivasyonunu kaybedecektir. Bu sebeple ödev ile ilgili her araç önceden hazırlanmalıdır. Buna ek olarak ev ortamı da araçlar sınıfındadır. Ve ödev zamanlarında mutlaka evin sakin olması gerekir. Canlı hayatın sakinleştirilmesi önemlidir. Çocuk, odasında ödevleriyle boğuşuyorken içeriden kahkaha sesleri ile şen şakrak halleri veya TV seslerini duyması motivasyonunu da kaybettirecektir. Aynı zamanda çocukta “Ödev bir cezadır.” algısını oluşturacaktır. Bu nedenle ders sırasında onun bütün eşyaları ve ruh hali hazır olmalıdır.

8.Yardım Edilmelidir

Çocuğunuza ev ödevlerinde yardımcı olun. Bu sayede problemleri önlemek için uzun bir zaman kaybını önleyebilirsiniz ve bir çözüm yolu her zaman gösterebilirsiniz.

Bilmeniz gereken en önemli nokta şudur: İlkokul dönemlerinde “öğretmencilik (çocuk öğretmen, ebeveyn öğrenci olmalıdır ve çocuk, anne babasına öğrendiklerini öğretmelidir) mantığı ile ödevler beraber yapılabilir. Bu yardım, çocuğun okula alışma sürecini güven ile tamamlamasına ve siz ebeveynlerin de çocukların ödevlerinin içeriğinin aslında ne kadar zor olduğunu kavrayabilmeniz için empati kurmanıza yardımcı olacaktır. İlkokul sonrası süreçte de çocuk talep ederse yanında manevi destek olunmalıdır. Talepler geri çevrilmemelidir. Bu aslında pedagojide her noktada önemli bir kuraldır. Talep edilirse destek vermeli, yardım istemezse de zorlama yapılmamalıdır.

9.Sevginin Gücünü Kullanın

Çocuklar sevgilerini kaybetmezler. Zamanla gördükleri tutumlar sebebiyle duygularını köreltebilir ya da sevgilerini azaltabilirler. Bir çocuğun öğretmenini sevmesi, öğretmenin tavsiyelerini dikkate alması için çok önemlidir. Hatta neredeyse ilk kuraldır. Bunun için çocuğunuz ödeve nefret ile yaklaşıyorsa mutlaka ilk önce öğretmeni ile ilişkisini gözden geçirin. Aynı şekilde, ebeveynler de çocuklarını ilgi ve sevgi ile tatmin etmelidir. Bu konuda sevgiyi ve güveni desteklemenin önemini anlamak ve bağlanma eksiğiniz varsa yeniden nasıl bağlanılacağını öğrenmek için yine bu dergideki güvenli bağlanma yazımı okuyabilirsiniz.

Sevildiğini ve takdir edildiğini hisseden çocuklar, görevlerini isteyerek yaparlar. Bunun yanı sıra daha da önemlisi, başaramasalar da sevginin eksilmeyeceğinden emin olurlarsa motivasyonlarını da kaybetmezler. İçlerindeki merak dürtüleri onlara doğru yolu gösterebilecektir.

10.Yaşa Göre İdeal Ev Ödevi Süresi Belirleyin

Her konuda olduğu gibi odak, dikkat ve motivasyon için ev ödevlerinin de bir süresi olmalıdır. Çok uzun saatler masa başında olan çocuklarda motivasyon da kalmayabilir. Çocuklar için yaşlarına göre en uygun ödev süreleri aşağıdaki gibi olabilir:

1. – 2. Sınıflar: 20 dakika

3. – 4. Sınıflar: 30 – 40 dakika

5. – 6.Sınıflar: 45 – 60 dakika    

7. – 9. Sınıflar: 60 – 90 dakika

10. – 11+ Sınıflar: 90 – 120 dakika

Bu süreler; dikkat, motivasyon, merak gibi ölçütler gözönüne alınarak ideal süreler olması açısından önerilmiştir. Çocuğun mizacına ve ailenin dinamiğine göre şekillenebilir.