Etkili Aile İletişimi ve 12 İletişim Engeli

Bilinen bir söz vardır: “Eğitim ailede başlar.” Gerçekten de aile içinde, çocuğa gereken becerileri kazandırmaya çalışıyoruz. Ama ne kadarını ve nasıl? Zaten önemli olan da “Nasıl?” sorusunun cevabı.

Her aile başarılı çocuklar yetiştirmek ister. Bunun için çocuklarına mümkün olduğunca iyi bir gelecek sağlamaya çalışır. Onları iyi okullarda okutmak ister. Bunun için aile, varını yoğunu ortaya koyar, tüm özverisini çocuğuna verir. Ancak yadsınan bir konu vardır ki o da çocuğun nasıl sağlıklı bir kişilik geliştireceği. Aslında hayatta her şey başarı değildir. Önemli olan, çocuğun içinde bulunduğu dönemi nasıl atlattığı ve nasıl bir kimlik oluşturduğudur.

Çocuk aileyi yansıtır. Aile içindeki bireylerin kişilik yapısı çocuğun kişiliğini şekillendirir. Yani aile iletişim becerilerini kullanmazsa çocuk da iletişim becerilerini kullanamaz. Dolayısıyla çocuk hem ailede hem de sosyal çevrede sürekli çatışma içine girer.

O halde “Aile çocuğa nasıl eğitim verecek, çocuk da nasıl sağlıklı bir kişilik oluşturacak?”.

Elbette ki her anne baba çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek ister. Çocuğuna iyi niyetle yaklaşmaya çalışır. Ama anne baba, iyi niyetleri olmasına rağmen yanlış yöntemler kullanabiliyor. Burada ailenin vereceği iyi bir eğitim, çocuğuyla kurduğu sağlıklı iletişim becerilerini kullanmasına bağlıdır. Bu sağlıklı iletişimi çocukla kurabilmek için önce onu tanımak ve onun temel gereksinimlerine saygı duymak gerekir.

İşte ben de bunu düşünerek etkili iletişim kurma yollarını basit olarak size anlatmaya çalıştım. Bu yazıda, çocuğunuzun temel gelişimsel özelliklerini görecek, onu daha iyi tanıyacak ve daha iyi anlayacaksınız. Ayrıca sorun çözme, ben dilini kullanabilme, etkin dinleme gibi temel iletişim becerileri ile çocuğunuza daha olumlu yaklaşabileceksiniz.

Her şeyden önemlisi, çocuklarınızı ayrı birer kişi olarak görüp onların kişiliklerine, bağımsızlıklarına saygı duymaktır. Çocukları tanımada ve anlamada en büyük yardım, aslında kitaplar değil, çocuğunuz ve sizlerin arasındaki o köprüdür. Yani “etkili iletişim”dir.

Etkili iletişim, çocuğunuzla aranızdaki o köprüyü kurup çocuğunuza ulaşmanızı kolaylaştıracaktır…

Aile İçi İletişim

Etkili iletişimin temelinde bireyin kendisini tanıması, kendi değerlerinin ve tutumlarının farkında olması ve kendine güven yatar. İyi bir iletişimci, ipuçlarını anında görür (jestler, mimikler, beden duruşu) ve onları gerçekçi olarak değerlendirir.

İletişim Engelleri

  1. Emir vermek, yönlendirmek:  Bu iletiler, kişinin duygularının önemsiz olduğu mesajını verir. Kişi, karşısındakinin istediğini yapma zorunluluğu hisseder.
  2. Uyarmak, gözdağı vermek:  Bu iletiler de emir verme ve yönlendirmeye benzer ancak kişinin vereceği yanıtın karşılığı olacak tümceleri de içerir. Kişinin isteklerine saygı duyulmadığı mesajını verir. Bu durum kişide öfke ve düşmanlık yaratır.
  3. Ahlak dersi vermek:  Bu tür ilişkilerde otoritenin ve zorunlulukların gücü kişiye karşı kullanılır: “yapmalısın, etmelisin” mesajlarını iletir ve bireyi karşı koymaya zorlar.
  4. Öğüt vermek ve çözüm önerileri getirmek:  Kişinin, sorunlarını kendi kendisine çözeceğine dair yeteneğinin olmadığına inanıldığını gösterir.
  5. Öğretme, nutuk çekme, mantıklı düşünceler önerme:  Bu durum, aile içinde o anda herhangi bir sorun yokken çocuklar tarafından kabul edilebiliyor ancak sorun anında bu durum kabul edilmiyor ve daha fazla çatışmalara neden oluyor. Mantıklı düşünceler önermek, çocuğun mantıksız ve bilgisiz olduğuna dair mesajlar iletir.
  6. Yargılamak, eleştirmek, suçlamak, aynı düşüncede olmamak:  Bu iletiler çocuğun üzerinde diğerlerinden daha fazla olumsuz etki yapar. Bu değerlendirmeler çocuğun benlik saygısını düşürür. Çocuklar hakkında yapılan olumsuz değerlendirmeler, çocuğun kendisini değersiz ve yetersiz görmesine neden olur.
  7. Övmek, aynı düşüncede olmak, olumlu değerlendirmeler yapmak:  Genel inanç olarak bu durumun çocuğa zarar vereceği hiç düşünülmez. Çocuğun öz imgesine uymayan değerlendirmelerin yapılması çocukta kızgınlık yaratır. Çocuklar bu iletileri anne babanın kendilerini yönlendirme ve isteğini yaptırma girişimi için kurnazlık olarak yorumlarlar.”Siz böyle söyleyince sanki ben daha çok mu çalışacağım?”gibi düşünürler. Övgü ise başkalarının yanında yapılıyorsa çocuğu utandırır. Aşırı övgü sonucunda çocuk buna alışır ve övülmeye gereksinim duymaya başlar.
  8. Ad takmak, alay etmek:  Çocuğun benlik saygısı üzerinde olumsuz etki yapar.
  9. Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak:  Bu durum, çocuğun konuşmasını ve kendi duygularını ifade etmesini engeller.
  10. Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularını paylaşmak:  Anne babalar, çocuklarının duygularını tam olarak anlamadıklarında ortaya çıkar. Böyle bir durumda sorun hiç yokmuş gibi algılanıp avutma eğilimine gidilir. “Üzülme yarın her şey düzelecek, kendini daha iyi hissedeceksin.” gibi mesajların verilmesi, çocuğa önemsenmediği hissini verir.
  11. Soru sormak, sınamak, sorgulamak:  Çocuk sorgulanıyor hissine kapıldığında bu durum onda güvensizlik ve kuşkuya yol açar.
  12. Sözünden dönmek, oyalamak, alay etmek, şakacı davranmak, konuyu saptırmak:  Böyle iletiler yüzünden çocuk, anne babasının onunla ilgilenmediğini, duygularına saygı göstermediğini, belki de onu dışladığını ve dikkate almadığını düşünür. Çocuklar sorunlarını dile getirdiklerinde çok ciddidir. Şaka ve espriyle karşılık vermek onları incitebilir ve itilmişlik, kenara atılmışlık duygusunu verir.

Uzman Psikolog Abdulkadir ILGAZ‘ın yazıları için tıklayınız…


Uzman Psikolog Abdulkadir ILGAZ

2010 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Yüksek Lisansını Kayseri Erciyes Üniversitesi Din Psikolojisi alanında yapmıştır. Yurt içi ve yurt dışında alanıyla ilgili birçok eğitime iştirak etmiştir.2011 yılında Kastamonu Devlet Hastanesine atanarak meslek hayatına adım atmıştır. 2015 yılında Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Abdulkadir Ilgaz, bu dönemde çeşitli sosyal projelerde yer almış, yerel ve ulusal basında büyük ilgi görmüştür. Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir çok eğitime katılmış, Kastamonu da Resmi ve Özel bir çok kurumda eğitimler vermiştir.