Eşler Arası Etkili İletişim Konusunda 10 İlke

1.Aklınızdan Geçenleri Söyleyin!

Aklınızdan geçenleri, duygu ve isteklerinizi ifade edin. Eşinizin sizin önemli gördüğünüz konuları önemsemesi için bu konudaki tercihlerinizi ortaya koyun. Böylece yakınlığınız artacak ve aranızdaki bağ güçlenecektir.

Duygu ve isteklerinizi açıkça ifade etmek, dolaylı yoldan veya ima etmekten her zaman daha etkilidir.

Eşinizin aklınızdan geçenleri bilmesi gerektiğini ve buna göre size karşılık vereceğini ummanız kafanızı karıştırabilir ve sizi yanlış sonuçlara götürebilir.

Eşinize, daha önce ifade ettiğinizi düşündüğünüz şeyleri bastırarak tekrar etmemelisiniz çünkü bu eleştirel bir yöntemdir ve karşıdaki kişinin savunmaya geçmesine sebep olur.

İstemediğiniz şeyleri söylemek yerine istediğiniz şeyleri söylemek sizi daha iyi hissettirecektir.

2.Duygularınızı İfade Edin!

Duygularınızı eşinizle paylaşmalısınız, çünkü onlar düşünceler için bir başlangıç noktasıdır. Duygu, düşünce ve davranışlar birbirinden ayrılmazlar. Hissettiğiniz bir duygu karşısında iyice düşünmeli ve buna göre hareket etmelisiniz. Duygularınızı önemserseniz korku, kaygı ve tercihlerinizi daha net belirleyebilirsiniz.

Eşiniz hakkında bir şey söylemek yerine onun durumu hakkında hissettiklerinizi ifade etmek daha etkili bir yoldur. Çünkü birincisi karşı tarafın sizi eleştirmesine yol açabilir.

Hissettiklerinizi davranışlarla ifade etmek, yanlış anlaşılma riskini artırarar eşinizin içten tepkiler vermesini engeller.

Savunmaya sebep olabilecek, tepki doğuracak bir dil kullanmanız, tartışmanın adaha da alevlenmesine yol açar, sakin bir dil kullanmak her ikiniz için daha faydalı olacaktır. 

3.Eşinizin Yerine Düşünmeyin!

Eşinizin düşüncelerini bilemezsiniz, bu nedenle bu konuda konuşmak yerine onun ne düşündüğünü sorabilirsiniz. Eğer onun yerine siz düşünür ve düşündüklerinize göre davranmaya kalkarsanız eşinizin benliğini arka plana atmış olursunuz ki bu da son derece tehlikeli bir durumdur. Çünkü kimse kendi bağımsızlığını yitirmek istemez.

Eşinizin nasıl konuşması, nasıl davranması ve ne hissetmesi gerektiği konusunda direktifler vermenin bedeli ağır olur. Sadece kendiniz hakkındaki konularda konuşun, sınır ihlallerine gitmeyin.

Aşılamaz gördüğünüz konuları aşmaya, çözülemez zannettiğiniz sorunları çözmeye gayret edin. Eşinizin yerine değil kendiniz adına konuşun ve onun ne düşündüğünü sorun. Kendi fikirlerinizi ortaya koymanın ötesine geçmeyin!

Ben dilini kullanmak eşinizin sınırlarını ihlal etmeden ve onu suçlamadan ifadelerinizin karşılık bulmasını sağlayabilecek bir yoldur, bunu kullanın, suçlayıcı sen dilini bırakın!

4.Zehirli Sözcüklere Hayır!

Eşinizle ilgili olumsuz yorumlarınız, içinde bulunduğunuz atmosferi kirletir. Söylediğiniz sözler, kullandığınız ifadeler karşınızdaki kişiyi önemseyip önemsemediğinizi, ona kızıp kızmadığınızı, onu sevip sevmediğinizi ortaya koyabilecek güce sahiptir. Zehirli sözcükler kullanmak yerine ses tonunuzu ve vurguları iyi ayarlayarak, eşinizi de incitmeden kendinizi ifade edin, yorumlar yapın. Aksi taktirde eşiniz zehirli sözcüklerinizden dolayı sizden uzaklaşabilir. Böylece birbirinizi incitebilir ve hatta evliliğiniz dahi zarar görebilir.

Eşiniz hakkında olumsuz bir yorum yaptığınızda onu savunmaya geçmeye zorlarsınız, çünkü böyle davranarak onun benlik saygısına zarar vermiş olursunuz.

Sınır ihlalleri yapmak yerine iç görü sahibi olun, eşinize şefkat gösterin, onun iyi yönlerini görmeye çalışın. Böylece şefkatli ve anlayışlı yönünüzü güçlendirmiş olursunuz

5.Anlamak İçin Dinleyin!

Eşinizi yargılamadan dinleyin, söylediklerinin ne anlama geldiğini kavramaya çalışın. Eğer eleştirmek ve karşı atağa geçmek için dinliyorsanız onun size anlattığı kıymetli bilgilerden mahrum kalırsınız. Bu durum aranızdaki bağı zayıflatır, aranızda bir çekişme oluşmasına yol açar.

Eşiniz sizinle ilgili bir şey söylediğinde ama ile başlayan sözlerle karşılık vermeniz eşinizin söylediklerini kabul etmeyerek reddetmek anlamına gelir. Kendinizi onun yerine koyun ve sabırla dinleyin, onu suçlamayın.

Etkin dinleme konusunda kendinizi geliştirin, alıştırmalar yapın. Eşiniz konuşurken ne söyleyeceğinize odaklanmak yerine onun ne söylediğini anlamaya gayret edin.

6.Duygulara Yol Açın!

Hissedilenler sözcüklerle dile getirir. İyi ya da kötü, olumlu ya da olumsuz, içten ya da tehditkar… Duygularınızı yaşamaya çalışın, arka plana atmayın. Önemli olan, hissettiğiniz duyguları çevrenizde ya da yakınınızda bulunan güzelliklerle birlikte yaşamanızdır. Bu durum hem sizi hem karşınızdaki kişiyi iyi hissettirir.

7.Her İkinizin Sesine Kulak Verin!

Kendi hissettiklerinin ve düşündükleriniz kadar eşiniz için de önemli ve kıymetli olan şeyleri, onun hissettiklerini ve düşündüklerini önemseyin. Kendi isteklerinizi yüksek bir sesle söyleyip eşinizin isteklerini arka plana atmak onun benliğine bir saldırıdır, onu değersizleştirir. Ne zorbalık yapın ne de aşırı fedakarlık! Eşinizi dinlemek ve önemsemek ilişkinize değer katar. Evliliklerin daha iyi yürümesi için eşlerin birbirlerini iyi tanıması ve iki taraflı düşünmesi gerekir.

8.Diyaloglarınızı Pekiştirin

İletişim konusunda kendinizi geliştirin ve paylaştıkça, birbirinizi dinledikçe bu iletişimi pekiştirerek güçlendirin.  Eşiniz konuşurken onu dikkatle dinleyin, duyduklarınızı doğrulayın, tekrar edin, ne düşündüğünüzü bu iletişim atmosferine dahil edin. Etkili dinleme becerinizi desteklemek için ipuçları arayın ve bunları kullanın.

9.Bazı Kurallarınız Olsun!

Siz ne kadar konuşuyorsanız eşinize de en az o kadar süre boyunca konuşma fırsatı verin.

Konunun dağılmasını önlemek adına konuşmalarınızı kısa tutun ve özetlemeler yapın.

Özel konuları gizlemek yerine paylaşın.

10.Kontrolü Birlikte Sağlayın!

Eşler problemlerle karşı karşıya gelseler bile iletişim biçimlerini ve verdikleri tepkileri kontrol altında tutabilirler. Bu da sözcüklerin dikkatli kullanılması ile yorgunluk, stresli olmak, hastalık ve problemli zamanlarda daha kontrollü bir zaman diliminde konuşmayı seçmekle mümkündür.