Ekmek Olmadan Diyet Yapılabilir mi?

Beslenme-yeme-içme deyince şüphesiz ilk akla gelen şey; ekmek. İnsanoğlunun bütün yaşamı boyunca en çok tükettiği besindir. Dolayısıyla günlük beslenmede en çok tükettiğimiz besini kesmek, bireyin yaşamı boyunca uygulayabileceği bir düzen değildir. Kestiği ekmeğin yerine doygunluk hissine erişebilmek için diğer besin gruplarına yönelecek, bu da dengesiz beslenmeye ve vücudun temel besin maddelerini alamamasına veya fazla almasına neden olacaktır. Dönem dönem değişen popüler diyetlerin birçoğunda ekmeği tamamen kesmek veya oldukça asgariye indirmek ve beraberinde protein ağırlıklı beslenmek, bireylerde birçok sağlık problemine yol açabilir.

Obezite asla ekmek tüketmeye dayandırılmamalıdır, temelde muhakkak yanlış beslenme vardır. Vücuda alınan her besinin fazlası yağ olarak depolanır, dolayısıyla fazla kilonun tek nedeni asla ekmek tüketmek olamaz. Özellikle fazla kilolu çocuklar ve ergen bireylerin, ebeveynleri tarafından ekmek tüketmemeleri konusunda baskıcı tutumlarla karşılaşmaları nedeniyle, bedensel ve zihinsel açıdan büyüme gelişmeleri olumsuz etkilenmektedir.

Zayıflama diyetlerinin amacı kısa sürede zayıflamak değil, istenilen kiloya en sağlıklı şekilde ulaşmak ve doğru beslenmeyi hayat boyu uygulayabilmektir. Bu anlamda diyetin(doğru beslenmenin) yaşam boyu sürdürülebilmesi için diyetimizde mutlaka ekmek de olmalıdır. Günlük beslenme programında birey; karbonhidrat, protein ve yağ gruplarını dengeli bir şekilde belli oranlarda almalıdır. Bu anlamda popüler ve medyatik diyetlerden uzak durulmalı, diyetisyen yardımı alınmalıdır.

Doğru Ekmek Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Kaliteli ve tam buğday unundan üretilmiş ekmek seçimi önemlidir. Bu konuda ekmek üretiminin her aşaması titizlikle kontrol edilmelidir.

Kepek Ekmeği

Buğday ununa yaklaşık %30 kepek ilave edilerek üretilen ekmektir. B grubundan zengindir. Zayıflama diyetlerinde kullanımı idealdir.

Tam Buğday Ekmeği

Buğday ununa %50’den fazla buğday unu ilave edilerek üretilen ekmektir. Dengeli ve yeterli beslenme açısından oldukça yararlıdır. E ve B grubu vitaminleri, kalsiyum, demir, çinko gibi önemli mineraller bakımından diğer ekmeklere göre oldukça zengindir. Buğday tanesinin tamamını barındırır, bu sayede lif içeriği ile tokluk hissi verir. Şeker hastalığı, yüksek kolesterol, kabızlık ve kalın bağırsak kanseri riskini azaltmada oldukça yararlıdır. Kalp damar hastalıkları ve alerji belirtilerini de yavaşlatacaktır.

Mısır Ekmeği

Buğday ununa bir miktar mısır unu ilavesi ile üretilen ekmektir. Çölyak hastaları başta olmak üzere günlük beslenmede tüketilebilecek bir ekmek türüdür. Çölyak hastalarında glutensiz un kullanımına dikkat edilmelidir, çölyak hastaları ekmek seçiminde etiket okumayı ihmal etmemeli ve glutensiz ekmek tüketmelidir.

Çavdar Ekmeği

Buğday ununa belli oranlarda çavdar ilavesi ile üretilen ekmektir. Çavdar tahıllardan en koyu renge sahip ve çözünür lif oranı en yüksek olan tahıl grubudur. Kalsiyum ve B grubu vitaminleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca düşük glisemik indeksi sayesinde şeker hastalığında tüketilmesi uygundur.

Yulaf

Demir, manganez, çinko, E vitamini ve B grubu vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Yulaf kepeği beta glukan maddesini içermesi ile kolesterol, kan şekeri ve kan basıncının kontrolünde oldukça faydalıdır. Mide ve bağırsak sağlığı açısından da idealdir.

Sağlıklı günler dilerim…

Diyetisyen Ayşe ÜNAL

Lisans eğitimini Çoruh Üniversitesi (Artvin) Beslenme ve Diyetetik Bölümünde tamamlamıştır.  Öğrenci değişim programı çerçevesinde Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde de 1 yıl eğitim gören Ayşe ÜNAL süreç içerisinde birçok eğitime katılmıştır. Mesleğine ve kariyerine Türkiye'de devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four + fifteen =