Her Çocuk Özeldir

“Her Çocuk Özeldir”, dislektik bir çocuğun hayatını konu alan bir filmdir. Filmde 8 yaşında olan İshaan, heyecan doludur ve hayal dünyası çok geniştir. Çevresinde gördüğü ufak nesneler bile, kafasında ilginç çizgi film senaryoları kurgulamasını sağlıyor. Resim, Ishaan’ın en büyük zevkidir. Hayal dünyasının derinliklerini çizdiği resimlerde görmek mümkündür. Ancak İshaan, üst düzey resim çizme yeteneğine ya da birçok sıra dışı fikirlerine rağmen çevresi tarafından anlaşılamamaktadır. Çünkü Ishaan dislektiktir, yani özel öğrenme güçlüğü çekmektedir. Birçok çocuk gibi okumak, yazmak, ayakkabılarını bağlamak ya da kendisine fırlatılan bir topu tutmak, onun için neredeyse imkansızdır. Ancak bu durum ne ailesi ne de sosyal çevresi tarafından bilinmemektedir. Harfleri okurken, harfleri dans ediyormuş gibi algılar. Okuyup yazmakta güçlük çeker, ayna görüntüsü stilinde yazar. Ishaan, diğerlerinden farklı olduğunu hisseder ama yaşı, farklı olma nedenini tanımlayamayacak kadar küçüktür. Yaşadığı dünyaya ayak uyduramadığı için tepkisini tembellik ve haylazlık yaparak gösterir. Çevresine karşı isyankar bir tutum sergiler. Ders çalışmak istemez, sınavlarda boş kağıt verir, dersten çıkıp okuldan kaçar. Herkes Ishaan’a tembel ve haylaz çocuk yaftası vurur. Özellikle babası tüm bunları tembellikten dolayı yaptığını düşünerek sert bir tutumla onu yola getirmeye çalışır. Annesi ise tüm gösterdiği özen ve duyarlılığa rağmen oğlunun okuldaki başarısızlığı konusunda kendini çaresiz hisseder. Okul görüşmesinde, öğretmenleri Ishaan’dan bıktıklarını, sınavlarda neredeyse boş kağıt verdiğini söyler ve derste sürekli pencereden dışarı baktığından bahsederler.

Ishaan’ın babası artık kararlıdır. Ishaan, katı bir disiplinin hakim olduğu devlet okuluna gitmelidir. Ishaan’ın tüm yalvarmalarına rağmen babasının kararı değişmez. Ishaan, ‘tembelliğinin’ karşılığı olarak, yatılı bir devlet okuluna gitmek zorunda kalır. Ishaan, bu karar karşısında yıkılmıştır ama gitmekten başka çaresi de yoktur. Bu okula gittikten sonra Ishaan için her şey daha zor hale gelmiştir. Sürekli ceza alır, tüm öğretmenler tarafından aptal damgası yer. Oldukça içine kapanık bir çocuk haline gelen İshaan kimseyle konuşmak istemez. Ailesini çok özler.

Ishaan’ın kaderi sınıfına gelen yeni bir vekil öğretmen ile değişir. Ishaan, Ram Shankar adlı öğretmenin daha ilk günden dikkatini çeker. İçine kapanık ve suskun halinin altında bir ‘yardım edin bana çığlığı’ olduğunu hemen anlar. Öğretmenleri ve arkadaşları ile yaptığı görüşmeler neticesinde, Ishaan’ın okulda yaşadığı güçlüklerden haberdar olur. Okul defterlerini inceler, yazarken yaptığı hatalardaki benzerlikleri görür ve kısa sürede Ishaan’ın özel öğrenme güçlüğü çektiğinin farkına varır. Kendisi de çocukken dislektik olan öğretmen Ram Shankar, Ishaan’ın yaşadıklarını derinden hisseder ve çocuğun hayatını değiştirecek planlar yapmaya koyulur.

“Her Çocuk Özeldir” filmi, özellikle çocukları dislektik olan ebeveynlerin izlemesini tavsiye ettiğim bir film. Film, sıra dışı çocukların kendilerini nasıl çaresiz hissettiklerine güzel bir örnek. Ayrıca film, dünyaya sıradışı bir gözle bakan bu özel çocukların, potansiyellerinin keşfedilmesi konusunda farkındalık yaratıyor.

Şunu biliyor muydunuz? Dünyamıza ışık tutan birçok bilim adamı, ressam veya yazar da dislektiktir. Onlar da okul yıllarında yaşadıkları dışlanmayı aşağıdaki sözleriyle ifade etmişlerdir:

Öğretmenim; sersemin teki olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim.

Thomas Edison / Bilim Adamı


Öğretmenlerim; aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.

Albert Einstein / Bilim Adamı


Okuma güçlüğü çeken bir bilim adamını, bilimsel becerileri olmayan bir okuryazara tercih etmelisiniz.

Leonardo Da Vinci / Sanatçı-Bilim Adamı


Dikkatini toplama konusunda kendimi eğitmem gerekiyordu. Daha iyisini yapabileceğimi ve aynı zamanda daha iyi okuyabileceğimi herkese göstermekti dileğim.

Tom Cruise / Oyuncu


Uzman Pedagog Elda Ayşe TATLI’nın yazıları için tıklayınız…