Deve Dikeni Hakkında Bilinmeyenler

Deve dikeni, özellikle karaciğerin dostudur.

Karaciğeri temizleyerek toksinleri atıcı özelliğe sahiptir. Bunun yanında mide ve bağırsak hastalıklarına karşı tavsiye edilen bir bitkidir. Alkol almaya bağlı olarak ciltte oluşan kızarıklıklara karşı iyi gelmektedir.

Karaciğer, aslında en büyük iç organımızdır ve kan temizleyicidir. Karaciğer, günlük hayatımızda bir filtre görevi görüyor ve vücuttan zararlı maddeleri uzaklaştıran toksinlerden bizi korumak için sürekli çaba sarfediyor.

Bu bitki, enzim oluşumuna yardımcı olur, safra üretimini arttırır, iltihaplanmayı azaltır ve mukoza zarını yatıştırır. Emziren annelere, sütü artırıcı etkisinden dolayı tavsiye edilmektedir.

Deve Dikeni Nasıl Kullanılır?

Deve dikeninin tohumu kullanılırken yanında herhangi bir ek tedavi yöntemi kullanılmasına gerek yoktur. Karaciğerden kaynaklı problemlerde, eczanelerde satılan deve dikeni kapsülleri tedavi için yeterli olacaktır. Fakat mide ve bağırsak ile ilgili bir probleminiz var ise deve dikeni çayını tavsiye ederiz. Yan etkisi ishal olabilir.

Deve Dikeni Çayı Nasıl Yapılır?

1 tane deve dikeni yaprağı
1 kök veya 3 tutam deve dikeni tohumu
1 litre su

Malzemelerin tamamını karıştırarak bir kaç dakika kaynatın. Gün içinde 3 kere yemeklerden yarım saat önce 1 çay bardağı kadar tüketiniz.

Aynı zamanda bir antioksidan olan bu bitki, hastalık gelişimini engelleyen ve yaşlanma sürecini yavaşlatabilen E vitamini ve C vitamini gibi diğer önemli besin maddeleri açısından da güçlüdür, bağışıklık sistemini arttırır.

Deve dikeninin tohumları, silymarin adı verilen antioksidan flavonoidinin (bitkisel kökenli bileşikler) kaynağıdır. Silymarin, bağışıklık sistemini artırarak, DNA hasarıyla mücadele ederek ve kanserli tümörün büyümesini tersine çevirerek kanser gelişimine yönelik riski azaltmada yardımcıdır.

2007’de, Minnesota Üniversitesi’ndeki araştırmacılar deve dikeni tedavisiyle ilgili şunları tespit etti: Prostat, cilt, göğüs ve servikal hücrelerde kanser hücresi gelişimini engelleme de dahil olmak üzere silymarin’in güçlü antikanserojenik etkileri olduğuna dair kanıtlar vardır.

Halen resmi araştırmalara ihtiyaç duyulmasına rağmen, ön çalışmalar, silymarin deve dikeninin diğer geleneksel tedavi yöntemleri ile birlikte kullanıldığında, total kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve trigliserid düzeylerinin iyileştiğini göstermektedir.

2006 yılında Tıbbi Bitkiler Enstitüsünde Farmakoloji Departmanı tarafından yapılan bir çalışmada, diyabetli hastalara silymarin verildiğinde, açlık kan şekeri ve insülin seviyeleri diğer hastalara kıyasla önemli ölçüde iyileşme gösterdi.

Deve dikenlerinin cildin koruyucu özellikleri, görünür yaşlanma belirtilerini azaltmak için harika bir seçenektir. Kırışıklıklar, çizgiler ve renk değişikliğini önlemenin kolay bir yolu olabilir. Aynı antioksidan özellikleri; gözlerinizin, eklemlerinizin ve kaslarınızın sağlığının korunması için yararlı olmaktadır.

Ama yine de bu tarz bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmadan önce doktor veya diyetisyeninizle görüşünüz.