Bağışıklık sistemi; vücudun kanser ve stres başta olmak üzere birçok hastalığa ve zararlı etkenlere karşı oluşturduğu bir savunma sistemidir. Güçlü ve sağlıklı bir beden için bağışıklık sistemimizin güçlü olması gerekir. Bu direnci günlük yaşamımızdaki davranışlarımız belirlemektedir. Bağışıklık sistemini güçlü kılan etkenlerin başında beslenme gelir ve sihirli bir gıda ya da besin takviyesi yok. Bir bütün olarak;

Dengeli, Düzenli ve Yeterli Beslenme!

Ülke olarak mevsiminde her türlü besin grubunu ucuza bulma imkanına sahibiz. Mevsiminde tüketilen meyve sebzenin bağışıklık sistemi üzerinde oldukça değerli etkileri vardır. Meyve sebzelerin içerdiği vitamin ve mineraller, bağışıklık sistemini güçlendiren en büyük yardımcılardır. Gebelik durumu ve herhangi bir diyet gerektiren kronik hastalığınız yoksa, doğru bir beslenme düzeni ile güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilirsiniz. Böylece supleman desteğine de ihtiyaç duymazsınız. C vitamini içeren besinler, özellikle kış aylarında mevsimsel hastalıklara karşı koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici önemli bir etkiye sahiptir. C vitamini açısından zengin olan portakal, mandalina, greyfurt, kivi, limon, lahana, ıspanak, brokoli ve kuşburnu gibi besinleri günlük beslenmemizde sıkça bulundurmalıyız. Bağışıklık sistemi A vitamininden zengin besinler sayesinde hastalıklara karşı daha hızlı yanıt verirken eksikliğinde ise bu yanıt süresi düşmektedir. Karaciğer, yumurta, havuç, balkabağı ve kayısı yüksek oranda A vitamini içermektedir. E vitamini, güçlü bir antioksidan olması ile bağışıklık sistemini güçlendiren önemli bir vitamindir. Bitkisel yağlar ile fındık, fıstık, ceviz ve yer fıstığı gibi yağlı tohumlar E vitamini açısından zengindir. Çinko ve selenyum da bağışıklık sistemini dolaylı yoldan etkilese de ehemmiyet arz eden minerallerdir. Zengin çinko kaynakları; et grubu besinler, karaciğer, ceviz, ayçiçeği ve badem gibi besinlerdir. Et grubu besinler ve sakatatlar da selenyum açısından zengin besinlerdir. D vitamini, büyüme gelişme çağında ve özellikle kadınlarda ve yaşlı bireylerde önem arz eder. Kalsiyum emilimini artırarak kemik yapımına yardımcıdır. Haftada 2-3 kez vücudun azda olsa bir kısmının 15-20 dakika güneş almasını sağlamak, vücudun D vitamini sentezlemesi için yeterli olacaktır.

Proteinler bağışıklık sistemi üzerinde etkilidirler ve bağışıklık sisteminin savunma aracı olan antikorların yapımına katılırlar. Hayvansal gıdalar proteince zengindir. Yaş grubuna göre değişmekle birlikte günde 2-3 porsiyon süt veya süt ürünü, günde en az bir kere et ve 1 tane yumurta tüketilerek vücudun protein ihtiyacı karşılanmış olur. Kurubaklagiller ve kuruyemişler(çiğ) de proteince zengin kaynaklardır.

Bağışıklığı güçlendirmede probiyotiklerin de önemli bir yeri vardır. Bağırsak sağlığını koruyan probiyotikler, bağışıklık sistemini güçlendirmek için de oldukça yararlıdır. Yoğurt, probiyotik yoğurt, kefir, peynir, mantar ve özellikle ev yapımı turşuları beslenmenize ekleyebilirsiniz. Ayrıca bireyler özellikle mevsim geçişlerinde, kış aylarında veya enfeksiyonel hastalık durumlarında supleman probiyotik desteği de alabilirler.

Yeterli ve dengeli beslenmek de bağışıklık sistemini güçlendirmek adına en önemli adımlardan biridir. Yaşa, günlük fiziksel aktivite ve herhangi bir hastalık durumuna göre yeterli ve dengeli beslenilmelidir.

Beslenmenizde baharatlara mutlaka yer verin. Baharat grubu, hem yiyeceklerinizi tatlandırması hem de metabolizmaya olumlu etkileri sayesinde beslenmenizde bulunması gereken bir gruptur.

Su içmeyi ihmal etmeyin. Metabolizmanın düzenli çalışabilmesi, zararlı toksinlerin vücuttan atılması ve dinç bir beden için günlük 8-10 bardak su tüketin.

Şekeri azaltın. Şeker ve basit karbonhidratlar vücutta kanserli ve zararlı hücreleri beslediğinden bağışıklık sistemine olumsuz etkileri vardır. Tatlı ihtiyacınızı; hurma, kuru meyveler ve pekmez gibi doğal şeker kaynaklı besinlerle giderin. Tabi bu besinlerin de kan şekerini hızlı yükseltmesi nedeniyle kararında tüketilmesi gerektiğini unutmayın.

Güçlü bir beden için, erken saatlerde yapılan sağlam bir kahvaltı ile güne başlamak ve düzenli beslenmek çok önemlidir.

Mangal, kızartma, kavurma ve karamelize etme gibi pişirme yöntemleriyle besinlerde kanserojen maddeler oluşacağından beslenmede bu tür yiyeceklerin minimalize edilmesi gerekir.

Sağlıklı günler dilerim…

Diyetisyen Ayşe ÜNAL‘ın yazıları için tıklayınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − one =