Çocuğunuzu İyi Davranırken Yakalayın: Davranış Değiştirme

Çocuklarınızın oyuncaklarını toplamaları konusunda size bir iyi, bir de kötü haberim var. İyi haber; çocukların davranışları, yaptıklarının olumlu veya olumsuz sonuçlarından güçlü bir şekilde etkilenir. Eğer davranış konusundaki beklentilerinizi uygun bir şekilde belirler ve sonuçlarını ona yansıtırsanız çocuğunuz ev kurallarına uyacaktır, en azından çoğu zaman. Kötü haber ise aslında aynı şey; eğer çocuğunuz ağlayarak veya sinir krizlerine girerek istediğini elde edebiliyorsa, bunu yapmaya devam edecektir. Çocuğunuzu azarladığınızda hatta ona bağırdığınızda hiç aklınızda olmayan bir sonuç ortaya çıkar: Onun engellemeye çalıştığınız yanlış davranışını ödüllendirmiş olursunuz, özellikle de ilginizi çekmenin en iyi yolunun bu olduğunun farkındaysa. Sorunlu davranışı tamamen görmezden gelmek, genelde sonlandırmak için en etkili yöntemdir ama bu tutumunuzu istikrarlı bir şekilde sürdürmeniz şartıyla.

Sorunlu davranışlara çare arayan anne babaların bağırmaları veya çocuklarına vurmaları sık rastlanan durumlardır. Cezalandırmanın etkileri kalıcı olmadığı gibi genel bir davranış değişimine de yol açmaz. Üstelik korku ve kaygıya yol açarak çocukların ileride duygusal sorunlar yaşamasına zemin hazırlar.

Çocuğunuza diğer insanlarla sorun yaşadıklarında bunların üstesinden şiddete başvurarak gelebileceklerini öğretmek istemezsiniz, diye tahmin ediyorum.

Çoğu anne baba, çocuklarına aile kurallarını öğretirlerse yetişkinlikteki karakterlerini de şekillendireceklerini düşünerek hem kendileri hem de çocukları üzerinde gereksiz baskı yaratır. Anne babaların çocukların kişilikleri üzerindeki etkisi hiç de sandığımız kadar büyük değildir.

Çocuğunuzun kişiliğinin sizinle arasındaki rutin sürtüşmelerle şekillenmediğini bilin ve bu konuda rahat olun.

Eğer çocuğumuzun karakterini biz oluşturmuyorsak kuralla uğraşmanın ne gereği var, diye düşünebilirsiniz. Bunun pek çok iyi nedeni vardır. Çocukların “akla yatkın” kısıtlamalara uymayı öğrenmesi özkontrol becerilerini artırır. Sonu gelmeyen sürtüşmelerin yaşandığı kaotik bir ev ortamında büyümek, ruhsal direncin gelişimini engelleyen bir stres kaynağıdır. Ama en önemlisi, çocuğunuzun nasıl davranması gerektiğiyle ilgili sürekli bir mücadele içinde sıkışıp kalırsanız, onunla uzun vadede güzel bir ilişki kuramazsınız. Etkili disiplin, herkesin enerjisini aile hayatının asıl önemli taraflarına yönlendirmesini sağlar.

İyi bir aile ortamının temeli sıcak ebeveyn çocuk ilişkileridir. Çocuğunuzla eğlenceli vakit geçirmek zaten zevklidir ama aynı zamanda yakınlaşmayı ve birbiriniz için en güzel şeyleri istemeyi sağlar. Disipline etmesi en kolay çocuklar, anne babalarını mutlu etmek isteyen çocuklardır.

Araştırmalar gösteriyor ki, eşleriyle yaşadıkları her kötü şeye karşılık beşten az güzel şey yaşayan çiftler yüksek boşanma riski altındadır. Eğer çocuğunuzla birlikte olduğunuz zamanın büyük bölümünü onu düzelterek ve azarlayarak geçiriyorsanız, her ikimiz için de bu ilişkiyi daha zevkli hale nasıl getirebiliriz, diye düşünme zamanı gelmiş demektir.

Genel olarak ifade etmek gerekirse; anne babalar için disiplin, ya çocuklarının bir şeyi yapması ya da bir şeyi yapmayı bırakması demektir. İstenmeyen bir davranışın sıklığını azaltmanın en etkili yöntemlerinden biri, davranışı görmezden gelmektir. Bu yönteme söndürme adı verilir. Çocuğunuz mızmızlanınca sanki duymuyormuş gibi davranırsınız. Yalnız bu yönteme bir kez başladıysanız, çocuğunuz susana kadar tutarlı davranmanız gerekir. Yoksa çocuğunuz yeterince uzun süre ağladığında istediğini elde edeceğini öğrenir ki bu en istemediğiniz sonuçlardan biridir. Anne babaların dirençleri kırıldığında çoğu evde çocukların öğrendiği şey tam da bu olur.

Bu yüzden en kolayı, davranışı alışkanlık haline gelmeden durdurmaktır. Anne babalık stresi altındayken içinizden bir sesin “sadece bu seferlik” dediğini duysanız da ona kulak vermemenizi tavsiye ederim. Açıkçası yapmayı düşündüğünüz şey her ne ise büyük ihtimalle tek seferle kalmayacaktır.

Benzer şekilde, yaklaşmakta olan sorunları önceden tahmin ederek büyümeden savuşturmak, genelde herkes için en zahmetsiz yoldur. Çocuğunuzu kötü davranışa sürükleyen duruma daha ortaya çıkmadan müdahale etmek, ortaya çıktıktan sonra gidermekten daha kolaydır. Bu müdahale, markette yanında şeker reyonu bulunmayan kasa kuyruğuna girmek de olabilir, uzun bir yolculuk için arabaya oturtmadan önce biraz koşuşturmaya teşvik etmek de olabilir.

Çocuğunuzun iyi davranışını ödüllendirmek, kötü davranışını cezalandırmaktan daha etkili bir yoldur. Peki ama istediğiniz şeyi yapmıyorsa onu nasıl ödüllendireceksiniz? İki seçenek var. Dilerseniz her ikisini de bir arada kullanabilirsiniz.

İlk seçenek, istenilen davranışı azıcık sergilediğinde onu ödüllendirmektir. Diyelim ki akşam yemeğinden önce oyuncaklarını toplamasını istiyorsunuz. Ama onu ödüllendirmeniz mümkün değil, çünkü asla toplamıyor. Azarlamak ya da bu kadar uğraşa değmez diye düşünerek pes etmek yerine çıtayı önce düşük tutun. Birinci gün, eğer tek bir tane oyuncağı kaldırırsa onu hemen heyecanla kutlayın. Hoşunuza giden şeyin ne olduğunu net bir şekilde belirtin.

Küçük çocukları överken aşırıya kaçmaktan endişe etmeyin, sanki size yeni bir araba almış gibi heyecanlı ve mutlu çıksın sesiniz.

“Azıcık iyiye doğru” mantığını örneğin diş fırçalamak gibi daha karmaşık eylemler için de kullanabilirsiniz. Önce çocuğunuzun diş fırçasını sırf eline almasını ödüllendirin. Bir veya iki hafta sonra çıtayı adım adım yükseltin. Onu övmeden önce bir sonraki adıma geçmesini bekleyin. Yaptığı doğru davranışları takdir ettiğinizi bilmesini sağlayın.

İkinci seçenek ise prova yaparken sergilediği doğru davranışları ödüllendirmektir. Bu yaklaşım, özellikle siz veya çocuğunuz gerçek durum sırasında sakinliğinizi koruyamıyorsanız yararlı olabilir. Örneğin, sabah rutininiz davranış eğitimi için aşırı gergin geçiyorsa her ikinizin de havanızda olduğunuz bir zaman seçin ve ona oyun oynamayı teklif edin. Eğer oyun sırasında kendi giysilerini giyip mutfağa kahvaltıya gelirse onu ödüllendirin. Birkaç denemeden sonra gerçeğini denediğinizde de aynı şeyleri yapmayı başarırsa yine ödüllendirmeyi unutmayın.

Disiplini olumsuz davranışların önlenmesine odaklamak, sonu gelmez bir mücadeledir. Değişimin kalıcı olması için asıl odaklanmanız gereken, olumlu davranışlardır. Bunlar genelde ortadan kaldırmaya çalıştığınız davranışların tam tersidir. Örneğin; çocuğunuz çok fazla mızmızlanıyorsa, bunu görmezden gelmek tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda pozitif davranışı özendirmeniz gerekir. Eğer istediği şeyi bir kereliğine güzel bir şekilde söylerse onu ödüllendirin. Sırf bir seferliğine bile yapmış olsa bu fırsatı kaçırmayın ve hem davranışını övün hem de eğer mümkünse isteğini geri çevirmeyin. Ona eski negatif davranışının yerine koyabileceği bir pozitif davranış öğretirseniz, eski negatif davranışın geri gelme olasılığını azaltırsınız.

Küçük başarılar için tutarlı, küçük ödüller vermek, büyük hedefler koyup büyük ödüller vermekten daha etkilidir, özellikle de daha küçük çocuklar için. Sonuçta çocuğunuz ilk kitabını okuyup bitirene kadar hiç ilgi göstermezseniz okumayı sevmesini bekleyemezsiniz. Genelde akla ilk gelen ödüller yiyecek ve oyuncaklar olur, ama en etkili olanlar bunlar değildir. Şevkle ifade edeceğiniz bir onaylama, hele bir de omzuna hafifçe vurmanız, kurabiyeden çok daha etkili olacaktır. Çocuklar kendi hayatları üzerinde daha çok kontrol sahibi olmayı severler. Akşam ne yiyeceğine karar verme hakkı, on dakika geç yatma veya akşam ailecek nereye gidileceğine karar verme, onlar için en iyi ödüller arasındadır.

Davranış değişikliğinin birinci adımı, çocuğunuzdan tam olarak ne istediğinizi ona net bir şekilde açıklamaktır. Çocukları, karşılaşacakları durumlarla ve beklentilerinizle ilgili olarak önceden bilgilendirin. İlk başlarda çocuğunuzun doğru davranış sergileyerek ödülü alması için elinizden geleni yapmalısınız; ona gülümseyerek bir iki kez (ama fazla değil) hatırlatmalı, iş tamamlanana kadar odada durmalı veya gerekirse yardım etmelisiniz (ama işi siz üstlenmeden). Ne var ki bu tür destekleyici müdahaleler hep sürmeli, çocuğunuz işi kendi başına yapacak hale gelince kesilmelidir. Eğer çocuğunuzun davranışı yavaşça bile olsa gelişme gösteriyorsa çabalarınız işe yarıyor demektir ve programa devam etmeniz gerekir.

Anne babaların tutarsız davranışları, başarısızlığın veya yavaş gelişimin yaygın nedenlerinden biridir. Pek çok şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak ise bir başka nedendir. En uygun ilerleme şekli sorunlara teker teker ve sistematik olarak yaklaşmak, doğru davranışı her sergilediğinde çocuğunuzu ödüllendirmektir. O anın heyecanı içinde doğru karar vermeniz zor olabilir, dolayısıyla kararları önceden, sakinken verip gerektiğinde uygulamanız daha akıllıca olacaktır.

Sonuçta anne babalar da insandır elbette. Bazen siz de yorgun veya gergin olabilir, disiplin tekniklerini kusursuz bir şekilde uygulayamayabilirsiniz. Bu normaldir. Ama anlık tepkiler (bağırmak gibi) vermeyi alışkanlık haline getirirseniz hem çocuğunuza hem de kendinize haksızlık etmiş olursunuz. Sinirlendiğinizi hissettiğinizde, kendinizi bir odaya kapatıp derin bir nefes almayı deneyin. Sakinleşince çocuğunuzun yanına gidin.


Pedagog Ayça ERSEN PALA’nın yazıları için tıklayınız…