İnatlaşma, ebeveyn ile çocuk arasında gerginliğe ve ciddi probleme sebep olan durumlardan biri olabilir. Çocuklarda inatlaşmaya; kendi isteğini yaptırma, ilgi ihtiyacı, kardeş kıskançlığı ve ebeveynin davranış karşısında yanlış tutumu sebep olabilir. İnatlaşma, her yaşta görülebileceği gibi özellikle 2-4 yaş arasında daha fazla yaşanmaktadır. Bunun nedeni, çocukların emzirme döneminin son bulması ve tuvalet alışkanlığı kazanması ile birlikte bağımsızlıklarını ortaya koymaya başlamalarıdır. Bu bağımsızlaşma ve kendi benliğini ortaya koyma çabaları doğru yönlendirilmediği taktirde ileri boyutta inatlaşmaya ve çocukta özgüven eksikliğine neden olabilir.

Çocuğun davranışlarında gizil mesajlar vardır. Çocuğun inatlaşması kendi kişiselliğini ve isteklerini kabul ettirme çabasıdır. Ebeveynlerin tepeden inmeci bir yaklaşımla çocuğa yöneltilen, “Hayır onu yapamazsın, ellerini yıka, dişlerini fırçala.” gibi söylemler çocuğun inatlaşmasına sebep olabilir. Ayrıca ebeveynin sürekli aynı şeyi tekrar ediyor oluşu, çocukta bir süre sonra ‘ebeveyn sağırlığı’ denilen duruma yol açacaktır. Çocuk bir süre sonra ebeveynin söylediklerini duymaz hale gelir ve onlarla ilgilenmez.

Ne Yapılmalı?

  • Ebeveyn; olay esnasında soğukkanlı, kararlı, uzlaşmacı ve yapıcı olmalıdır. Çocuk, anne-babanın jest ve mimiklerinden kararlı olduğunu anlamalıdır. Kuralları veya kararları bildirirken kızgın bir yüz ifadesi ve yüksek ses tonu ya da çok sevecen bir yüz ifadesi ve buna uygun bir ses tonu çocuğun farklı davranmasına sebep olabilir.  
  • Net ve kısa ifadeler kullanılmadır. Örneğin; “Oyuncaklarını topla!” derken çocuğun oyuncağı nereye toplayacağının yanıtı belirgin değildir ve çocuk için net olmayabilir. Onun yerine “Oyuncaklarını oyun kutusunun içine koyar mısın?” demek çocuk için daha net bir ifadedir. Ayrıca işlevi olmayan suallerden ve cümlelerden kaçınmak gerekir. “Bunu sana kaç kere söyleyeceğim, her defasında aynı şeyi söylüyorum, bıktım artık.” demek çocuğun daha çok inatlaşmasına sebep olacaktır.
  • Olay esnasında çocuğun dikkatini başka yere yönlendirmek de çocuğun inatlaşmasına sebebiyet vermeden uygulanan çözümlerden biridir. Farz-ı misal; çocuğunuz evde sürekli ışığı açıp kapatıyorsa ve bunu oyun haline getirmiş durumda ise “Işığı açma!” veya “Kapatma!” demek yerine “Gel seninle legolardan kapak kapatma veya açma yarışı yapalım.” diyebilirsiniz.
  • Emir verici ve olumsuzluk bildiren kelimeler yerine ‘yapabilir misin veya yapalım mı’ demek hem birliktelik sağlar hem de karşıtlığı engelleyerek inatlaşma ortamının oluşmasına mani olur.
  • Durum esnasında seçenek sunmak da çok etkili yöntemlerden biridir. Örneğin; “Bilgisayarı 10 dakika sonra kapat!” diye dayatmak yerine, “Bilgisayarı 5 dakika mı, yoksa 10 dakika sonra mı kapatmak istersin?” diye sormak birlikteliğe katkı sağlar. Ayrıca ebeveynin çocuktan yapmasını istediği iki durum var ise ‘dişini fırçalaması ve yatağını toplaması’ gibi. Bu durumda “Önce dişini mi fırçalamak istersin yoksa yatağını mı toplamak istersin?” diye bir soru yöneltebilirsiniz.
  • Olaylar karşısında çocuğun duygularını anlamak da çok önemli bir husustur. Yapamadığınız şey karşısında üzgün olduğunuzu ve neden yapamadığınızı açıklamanız yeterli olacaktır. Açıklamayı uzatmak olayın uzamasına da sebep olabileceği için açıklamayı kısa tutmak gerekmektedir.
  • İmam Gazali’nin de belirttiği gibi bir davranışın tam olarak içselleştirilmesi için 40 gün boyunca o davranışın düzenli olarak tekrar edilmesi gerekmektedir.

Psikolog Kübra DURSUN‘un yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 5 =