Çocuğa sınır çizme ve çocukta sorumluluk bilinci oluşturma, ailelerin problem yaşadığı konulardan biridir. Modern dünyada her şeyin ulaşılabilir olması, tüketim hazzının yaşanıyor olması ve birçok uyaranın olması, çocuğa sınır çizme noktasında sorunlara yol açabilmektedir. Oysa sınır belirleme, sorumluluk alabilme ve mutluluğu erteleyebilme, çocuklara erken yaşlarda öğretilmelidir. Sınırlar aynı zamanda disiplin olarak adlandırılmaktadır. Disiplin, çocuklarımızın içsel sınırlarını geliştirmesi için tasarlanan, ancak dışarıdan gelen bir sınırdır (John Townsend, Henry Cloud).

Disiplin, olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Olumlu disiplin, sorumluluk hakkında bilgilendirici ve eğitici olurken; olumsuz disiplin, yapılan davranışların sonuçlarına katlanmayı ve sorumluluk hakkında ders almayı içerir.

Örneğin; çocuğun bilgisayar oynama saatini yarım saat olarak belirlediniz. “Diğer yapacağın şeylere de gerekli vakti ayırabilmen için bu süreyi belirledik.” demek, çocuğu olumlu yönde eğitmektir. Diyelim ki çocuk bu süreye uymadı ve verilen saatten daha fazla süre oyun oynadı. Siz de “Dün oyun oynama süreni aştığın için bugün oyun oynayamazsın.” dediyseniz, bu, çocuğu olumsuz yönde eğitmeye örnektir. Doğru sınırları geliştirme sürecinde her ikisine de ihtiyaç vardır. Çünkü çocuğa hatalardan ders alma payı bırakılmalı ve pratik yapmasına imkan tanınmalıdır. Ayrıca olumsuz disiplin ile ceza aynı şey değildir ve ayrımı doğru yapılmalıdır. Ceza pratik yapmaya imkan tanımaz, hataya yer bırakmaz ve geriye dönüktür. Disiplin ise ileriye dönüktür.

Özellikle ergenlik sürecinde gençlerin sınır çizmeye ihtiyacı vardır. Örneğin; bir arkadaş grubunda sigara içmesi teklif edilen gencin hayır diyerek sınır çizmesi gerekmektedir. Bu da çocukluk döneminde ailede şekillenir. Aile çocuğa, sınırlar sayesinde kendini koruyabileceğini öğretmelidir. Çocuklukta istemediği halde zorla yanağından öpülen çocuk, sınırlarının başkaları istediği taktirde ortadan kalkabileceğini, aksi taktirde onların sevgisini yitirebileceğini düşünebilir. Oysa çocuk, öpülmeyi istemediği zaman zorla öpülmeye çalışılmazsa, sınırlarını çizebildiğini öğrenecektir. Çocuk hayır dediğinde aile alınganlık gösterirse, dışarıdaki insanları memnun etmek için kendi sınırlarını ihlal eden bir birey yetişmiş olacaktır.

Çocuklara hazzı erteleme ve başkalarının sınırlarına saygı duyma durumu da öğretilmelidir. Örneğin; abur cubur, yemek yedikten sonra atıştırılmalıdır. Böylelikle çocuk, isteklerini doğru zamanda gerçekleştirmenin ve sonrasında elde etmenin değerini anlayacaktır. Ancak hazzı erteleme, çocuklara birinci yaşını bitirdikten sonra öğretilmelidir. Bağlanmanın gerçekleştiği ilk yılda bebeğe böyle bir eğitim vermeye çalışmak doğru değildir. Bazen yenidoğan bebeklere haz erteleme durumu öğretilmeye çalışılmaktadır. Bebeğin sürekli ağlamamayı öğrenmesi için ağladığında annenin bakmaması çocuğa hazzı ertelemeyi değil umudunu kesmeyi ve geri çekilmeyi öğretir. Ayrıca her istediği yapıldığı taktirde çocuk, başkalarının sınırlarına saygı duymayı öğrenemeyecektir. Onun izlediği şeyi başkası izlemek istemeyebilir veya onun istediği oyunu başkası oynamak istemeyebilir. Çocuk bunun bilincinde olmalı ve başkalarının da hayır diyebileceği durumları görebilmelidir. Aile buna imkan tanımalıdır.

1,5 – 3 yaşları arasında, çocuğun bağımsız olmayı öğrenmesi gerekir. Çocuk, bağlılığını kaybetmeden bireyselleşebilmeli ama aynı zamanda her şeyi yapmaya muktedir olmadığını da bilmelidir. Aile, çocuğa sınırları öğretmek için uygun zamanlarda onun söylediği ‘hayır’ları kabul etmeli ve aile kesin bir şekilde ‘hayır’ dediyse de bu kararından vazgeçmemelidir.

Henry Cloud ve John Townsend ‘Sınırlar’ adlı kitabında disiplin etme sürecini şu şekilde listelemiştir:

Birinci ihlalde çocuğa çarşafın üzerine resim yapmamasını söyleyin ve bu ihtiyacını başka şekilde karşılamasına yardım edin. (Boyama kitabı veya kağıt verebilirsiniz).

İkinci ihlalde çocuğa yine hayır deyin ve sonucunu belirtin. Ya bir dakika ara verecek ya da boyalarını o gün bir daha alamayacaktır.

Üçüncü ihlalde nedenlerini açıklayarak sonuçları uygulayın sonra çocuğa öfkelenmesi ve anne babasından ayrı kalması için birkaç dakika ara verin.

Rahatlama ve yeniden bağlanma sürecinde çocuğu kucağınıza alıp rahatlatın ve size karşı yeniden bağlılık kurmasına yardım edin.

Son olarak, disiplin etme sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Yapılan davranış sonrasında uygulanan yaptırım çocuğun yaşına uygun olmalıdır. Diğer bir nokta ise farklı sınır ihlalleri sonrasında aynı yaptırım uygulanmaması gerektiğidir. Çocuğun davranışına paralel olarak bir sonuç uygulanmalıdır. Eğer çocuk sınır ihlali yaptığında büyük veya küçük çaplı olması gözetilmeksizin hep aynı yaptırım uygulanıyorsa çocuk, “Nasıl olsa hepsinde aynı sonucu alıyorum.” diyerek daha büyük çaplı davranışlar sergileyebilir.

Tüm bu davranışların yerleşebilmesi için en önemli öncelik de ailenin kendi sınırlarını iyi çizmesi, ‘hayır’ diyebilmesi ve dışarıdan ‘hayır’ cevabı aldığı zaman yargılamadan saygı duymasıdır. Böylelikle sınırlarını doğru şekilde çizebilen bireyler yetişecektir.


Psikolog Kübra DURSUN‘un yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × three =