Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Nasıl Uygulanır?

Bir çocuk kendini yeterli olarak kanıtlamak zorunda kaldığında, sonuçlar genelde felakettir. Bir çocuğun sevgi, kabul ve anlayışa ihtiyacı vardır. Reddetme, şüphe ve devamlı sınama ile karşılaştığında harap olur.

Virginia M. Axeline

Oyun, çocuğun kendini iyi şekilde ifade etmesini sağlayan bir araçtır. Çocuk merkezli oyun terapisi uzun yıllardır gerek Amerika’da gerekse Avrupa ülkelerinde uygulanan bir terapi ekolüdür. Çocuk merkezli oyun terapisinin kurucusu Virginia Axline’ye göre, her çocuk kendini duygusal olarak iyileştirecek gerekli içsel güce sahiptir. Bu bağlamda önemli olan, çocuğa, gerekli güven ve kabul duygusunu hissedebileceği bir ortam sunmaktır.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Özellikleri

  • Bu terapi ekolünde oyunun lideri çocuktur; hangi oyuncaklarla ve ne şekilde oynayacağına yalnızca çocuk karar verir.
  • Çocuğun oyun odasında özgür olması ve aktif bir rol üstlenmesi oldukça önemlidir.
  • Çocukla sağlıklı bir güven ilişkisi kurmak ve onu olduğu gibi kabul etmek terapistin en önemli görevleri arasında yer alır. Bu bağlamda terapist çocuğu yargılamaz, eleştirmez ve olduğu gibi kabul eder. Örneğin; karanlık korkusu olan bir çocuk, ailesi tarafından “Karanlıkta neden korkuyorsun, karanlıktan korkacak ne var, artık yat ve uyu.” şeklinde bir tepkiyle karşılaşabilir. Çocuğun korkuları ebeveynleri tarafından kabul görmez. Çocuk, kendini aile beklentileri ve baş etmekte zorlandığı korkuları arasında oldukça çaresiz hisseder. Ancak oyun odasında durum çok farklıdır. Çünkü orada onu, duygularını küçümsemeyen ve onları anlamaya çalışan bir ‘oyun ablası’ ya da bir ‘oyun abisi’ beklemektedir. Çocuk, oyun odasındaki güven ve kabul ortamı sayesinde içsel çatışmalarını etkin bir şekilde dışa vurma ve çözümleme fırsatı bulur.
  • Terapide, çocuğun oynadığı her oyuncağın ve her oyun kurgusunun bir anlamı vardır. Bazen oyuncak bir asker, çocuğun babasını simgeleyebilir. Çocuk gerçek hayatta yaşadığı öfkeyi, üzüntüyü ya da korkuyu oyun odasında dilediği şekilde dışarı vurmakta özgürdür. Örneğin, çocuk gerçek hayatta ebeveynine duyduğu öfkeyi, oyun esnasında oyuncak bir insan figürüne aktarabilir. Çünkü terapötik süreçte oyuncaklar çocuk için bir aktarım nesnesine dönüşebilir.
  • Terapist, bir ayna görevi görmektedir. Terapist; çocuğun duygu ve düşüncelerini, hiçbir yorum katmadan, geri yansıtır. Çocuk, terapist tarafından anlaşıldığını ve kabul gördüğünü hissetmeye başladıkça, yıkıcı duygularını ifade etme ve çözümleme konusundaki cesareti artar. Böylelikle çocuk, içsel dengesini yeniden bulmaya başlar. Ayrıca anne ve babanın desteği de çocuğun duygusal sağaltımının gerçekleşmesine önemli bir katkıda bulunur.

Kimlere, Nasıl Uygulanabilir?

  • 3 ile 10 yaş arasındaki çocuklar için uygundur.
  • Genellikle haftada bir kez uygulanır.
  • Seans süresi 50 dakikadır.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Etkili Olduğu Problemler:

  • Özgüven Eksikliği
  • Davranış Problemleri
  • Öfke Kontrolü Problemleri
  • Ayrılma Korkusu
  • Okula Uyum Sorunları
  • Ebeveyn ve Çocuk Çatışması
  • Akran Zorbalığı
  • Uyku, Yeme ve Tuvalet Sorunları
  • Tırnak Yeme, Parmak Emme, Saç Yolma v.b.
  • Boşanma Sonrası Sorunlar
  • Kaygı ve Korku gibi duygusal sorunlar
  • Zihnin cinsel davranışlarla aşırı meşgul olması
  • Somatik Sorunlar (Fiziksel bir nedene dayanmayan karın ağrısı, baş ağrısı v.b.)

Uzman Pedagog Elda Ayşe TATLI‘nın yazıları için tıklayınız…


Uzman Pedagog Elda TATLI

Uzman Pedagog Elda Tatlı, 1985 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. 2011 yılında Almanya’da Julius-Maximilian Üniversitesi Pedagoji bölümünde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi aldı.Lisansüstü eğitimi süresince üniversiteden akademi bursu almaya hak kazandı. Yüksek lisans tezinde, çocukların psikolojik dayanıklılık gücünü (recilence) geliştirmeye yönelik olan prevensiyon programlarının, duygusal gelişim üzerindeki etkilerini inceledi.