Cinsellik; insan hayatının bebeklik, çocukluk, ergenlik ile birlikte tamamını ilgilendiren ve her sürecinde farklı ama birbirleriyle ilişkili gelişimleriyle insan hayatına etki eden bir yöneliştir. Bu yönelişin dönemlere göre geçiş süreci, insanın tüm hayatını etkiler. Bu konuda özellikle ebeveynlerin, çocuklarının gelişimlerini her alanda olduğu gibi cinsellik gelişim takibini de önemsemeli ve dönemine göre çocuğun neler yapabileceği hakkında bilgi sahibi olarak hazır bulunmaları gerekir. Böylece, sağlıklı atlatılan bir cinsel gelişim dönemiyle, çocuğun ileriki yaşlarında sağlıklı bir cinsel hayatı olmasına zemin hazırlamış olurlar.


Freud’a Göre Cinsel Gelişim Dönemleri

1.Oral Dönem

Bu dönem 0 – 1 yaş grubu olan, gelişimin ilk basamağıdır. Bebek bu dönemde ağızdan besin almaktadır, bu onun için haz kaynağıdır. Tüm ihtiyaçları, algıları, kendini anlatım şekli vs. ağız yoluyla gerçekleşir. Bebek bu dönemde her şeyi ağız yoluyla tanır, tadar, emer, sevmeyince tükürür… Yani bebek sürekli alıcı konumundadır. Bebeğin temel güven kazanma dönemidir ve bu dönemin sağlıklı atlatılmasıyla bebek, annesine karşı temel güven duygusunu kazanmış olur. Annesiyle samimi, sıcak duygular yaşayan çocuğun yaşam boyu diğer insanlarla olan ilişkisi de benzer nitelikte olur. Çocuğun annesinin memesini emerken, bağları kuvvetlendiği gibi duygusal ilişkisi de kurulur. Bu sebeple annenin panik olmasıyla çocuğun panik, annenin rahat olmasıyla da çocuğun rahat olduğu gözlemlenmiştir.


2.Anal Dönem

3 yaş sonuna kadar geçerli olan bir dönemdir. Çocuk bu dönemde dışkısını tutup bırakmayı öğrenir ve bu durumdan zevk alır. Artık kaslarını kontrol edebildiği bir dönemdir ve tuvalet eğitiminin bu dönemde verilmesi gerekmektedir. Bu dönem aynı zamanda, çocuğun inatçılık dönemidir. Tuvalet eğitimi döneminde ebeveynin baskıcı ve katı tutumu, çocuğun hayatı boyunca inatçı, cimri ve yıkıcı özelliklere sahip olmasına sebep olabilir. Bu dönemin; ebeveynin sabrı, sevecenliği ve hoşgörüsüyle sağlıklı atlatılması gerekir.


3.Fallik Dönem

4 – 6 yaş dönemini kapsar. Bu yaş grubundaki erkek çocuk, annesine karşı hayranlık duyar. Babasını bir yandan rakip olarak görse de kendi cinsiyetinden olduğu için ona hayranlık duyar ve onu örnek alır. Bu yaş grubundaki kız çocuk, babasına karşı ilgi duyar. Annelerini kıskanır, hatta rakip olarak görebilirler. Kız çocuk, babasına karşı duyduğu bu hayranlıktan dolayı annesini örnek almaya başlar ve kendi cinsiyetiyle özdeşleşir. Erkek çocuk da aynı şekilde annesine duyduğu ilgiden dolayı kendine babasını model alır. Böylece çocuklar örnek alacağı modelleri belirleyip cinsiyet çatışmasını çözümlemeye çalışırlar.


4.Latent (Gizil Dönem)

7 – 11 yaş grubundaki çocukları kapsayan dönemdir. Bu dönemde cinsel roller sağlamlaşır, pekişir. Kızlar kızlarla, erkekler erkeklerle oynamayı tercih ederler. Toplumsallaştıkları bir dönemdir ve toplumsal kurallar bu yaş grubu için çok önemlidir. Çocuklarda anne-baba modellerine bir de öğretmen ve akranlar eklenir.


5.Genital (Ergenlik) Dönem

12 yaş ve üzeri olan bireyleri kapsayan dönemdir. Çocukluğun bağımlılık döneminden erişkinliğin bağımsızlık dönemine geçiş başlar. Bu dönemde, hızlı beden gelişimi ve cinsel uyanışla kişinin ruhsal dengesi sarsılır. Kişi cinsel organlarından zevk almaya başlar. Bu dönemin amacı, ergenin aileden bağımsızlaşarak karşı cinsten kişilerle sağlıklı ilişkiler kurabilmeyi öğrenmesidir. Anne babalar, bu dönemi yaşayan gencin ilgi ve ihtiyaçlarını, gelişim özelliklerini tanıyıp ona karşı saygılı ve anlayışlı davranarak sorunlarını çözmede yardımcı olmalıdırlar. (wikipedia.org)


Ebeveynler, çocuklarının cinsellik ile ilgili dönem geçişleri hakkında ne kadar bilgili olurlarsa o kadar sağlıklı bireyler yetiştirebilirler. Tabii ki, sürekli okuyup kitaba dayalı bir annelik ve babalık yaşanmasından bahsetmiyorum. Burada demek istediğim, anne babalık doğaçlama olarak ilerleyen bir şey değildir ve gelişim, bilgi isteyen süreçtir. Edinilen bilgiler verimli ve doğru olduktan sonra bilgiler ailenin yapısına göre uygulanırken, aile doğallığını kaybetmemelidir. Günümüzde annenin bilgi edinmek için kendini kasma çabası yeterince mutsuzluğa sebep olmaktadır. Bu yüzden doğru olan, yeterli bilgiyi uygulamak ve hislerle ebeveynliği yaşamaktır. Bilgi elbette anne-baba olma konusunda önemlidir ama her şeyin başında çocuğunu sevmek ve onunla olan bağını korumak vardır.


Aile Danışmanı Hümeyra YILDIZ‘ın yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 − seven =