Çocuğun Motor Gelişim Süreci ve Anne Baba Desteği

Çocuğumuzun varoluş yolculuğundaki ilk basamağını oluşturan motor gelişim dönemi ile ilgili ne kadar bilgi sahibi olursak, diğer gelişim basamaklarına o kadar kolay geçiş yapabiliriz. Bu dönem anne ve babalar için uzun bir yolculuğun en önemli evresidir. Çocuğunuzu kendi amaç ve hedefleriniz doğrultusunda zorlamak yerine, onu tanımaya çalışarak ve yeteneklerini keşfederek bu dönemi sağlıklı olarak sonlandırabilirsiniz.

İlk olarak bu dönemde çocuğunuzla ’empati’ kurmanız çok önemli. Kendinizi onun yerine koyarak hislerini anlamaya ve onun dünyasından olaylara bakarak anlamlandırmaya çalışmalısınız. Başlangıçta biraz zorlansanız da denemeye devam ettikçe bu yeteneğiniz de gelişecektir. Empati kurarak yaklaştıkça çocuğunuzla daha sağlıklı iletişim kurmaya başlayacak, sorunları daha hızlı ve kolay çözebileceksiniz. Unutmamanız gereken en önemli şey sizin doğrunuzun çocuğunuzun doğrusu olmayabileceğidir, bu nedenle empatik yaklaşım her zaman hareketinizin ilk aşaması olmalıdır.

Örneğin; yemek bitmeli düşüncesi, sizin doğrunuzdur. Ama belki çocuğunuz aç değil veya başka bir nedenden dolayı yemek istemiyor, bu da çocuğunuzun doğrusudur. Bu konuda inatlaştığınızda sorun büyüyecek herkes kendi doğrusu için inatlaşacak ve içinden çıkılmaz bir hale dönüşecektir. Yapılması gereken şey çocuğunuzun yiyeceği kadar yemeği tabağına koymak ve sevip yiyebileceği tatları ona sunmaktır. Kendinizi çocuğunuzun yerine koyup düşünün, karnınız tok ya da tadını sevmediğiniz bir yemek var ve bu yemeği size zorla yedirmeye çalışıyorlar. Sizin tepkiniz ne olur, ne hissedersiniz?

Günlük hayatta bir çok anne baba bu baskıcı tutumu göstermektedir. Bu davranış biçimi çocuğunuzu desteklemediği gibi gelişimini de olumsuz etkilemekte, hatta geriletmektedir. Ne kadar iyi niyetli olduğunuzu söyleseniz de bu tek başına yeterli değildir. Sevginizi ve bilginizi harmanlayıp çocuğunuzu tanımaya çalışarak desteklemeniz en doğrusu olacaktır.

Motor becerileri konusuna gelecek olursak, bu beceriler çocuğunuzun fiziksel becerilerini kapsar. Burada da gelişimini etkileyen en önemli şey sizin desteğinizdir ve bu da onu özgür bırakmanızla gerçekleşecektir.

İlk beceriler doğduktan kısa bir süre sonra emzirirken başlar. Bebek annenin saçını tutmaya, çekmeye çalışır. Bu davranış kavrama-yakalama-tutma gibi beceri geliştirmeye yönelik hareketlerdir. Kendi sınırları içerisinde uzanabildiği her şeyi tutmaya çalışacak ve başarısının keyfini çıkaracaktır. Saçınızı çekmesini engellemeye çalıştığınızda tepki gösterip ağlayacaktır. Siz neden ağladı acaba canını mı yaktım diye düşünürken bebeğiniz başarısının engellendiğini düşünmektedir. Nesnelere dokunma, onları tutma, çekme ve kavrama yeteneğinden sonra artık dudaklarıyla dokunmak isteyecektir. Eline geçirdiği her şeyi ağzına götürecek ve tanımaya çalışacaktır. Diş çıkarma dönemiyle birlikte siz dişleri kaşındığı için bunu yaptığını zannedebilir ve diş kaşıyıcı alarak ona yardımcı olduğunuzu zannedeceksiniz. Genellikle kaşıyıcı dışında eline ne geçerse ağzına götüren bebeğiniz dünyayı tanımak için yenilerini isteyecektir. Her başarı sonrası başka bir nesneye yönelen bebeğiniz için etrafta değerli, kırılacak olan ne varsa yeni bir hedeftir. Sizin verdiğiniz aşırı tepkiler ve engellemeler onu mutsuz ve ağlayan bir bebek haline getirecektir. Onun dünyasında pahalı, değerli, antika gibi kavramlar yoktur, başarı için hedefler vardır.

El-ağız koordinasyonu gelişen bebeğinizin bir sonraki motor gelişim basamağına ayak ve bacaklar dahil olur. Yaklaşık 1 yaş civarında tekmeleme, emekleme, sıralama ve akabinde yürüme çalışmaları, yerini desteksiz yürümeye bırakır. Artık özgürlük dönemi gelmiş, bebek için keyifli, anne babalar içinse zor bir dönem başlamıştır. Bu gelişim sürecinde çocuğun yaptıkları yetişkinlere yaramazlık olarak gelmekte ve engellenmektedir. Bunun bir gelişim aşaması olduğunu bilip çocuğunuza bağırmadan, onu cezalandırmadan bu süreci yönetmelisiniz. Unutmamak gerekir ki hiçbir ceza, davranışı iyileştirmez. Davranışı iyileştiren şey sağlıklı iletişimdir.

Motor gelişim döneminde çoğunlukla anneler çocuklarıyla birliktedir. Bütün gün evde korumacı bir tavırla “aman bir şey olmasın, bir yeri acımasın” diye koşturup dururlar. Bazı anneler bu durumu o kadar abartırlar ki akşam olduğunda savaştan çıkmış gibi kendilerini bitkin hissederler. Fazlasıyla korumacı olduklarında hem kendilerini çok fazla yıpratmış olurlar hem de çocuklarının gelişimini engellemiş olurlar. Bazı anneler de evin sürekli derli toplu durması için bütün gün mücadele verirler. Onlar bir yandan toplarken çocuklar diğer yandan dağıtırlar. Bu dönemde hem sizin hem de çocuğunuz için bahsedeceğim bazı yöntemler bu süreci daha sakin ve kolay geçirmenizi sağlayacaktır.

  • Çocuğunuzun ulaşacağı yerlerde ağzına götürdüğünde tehlike oluşturacak nesneleri kaldırın. Onların yerine onun da hoşuna gidecek oyuncaklar koyabilirsiniz.
  • Çocuğunuz emeklemeye ve sıralamaya başladıysa sehpa ve masa gibi köşesi sivri, tehlikeli nesneleri kaldırın ya da koruma amaçlı satılan bantlarla yumuşatın. Kırılacak, değerli eşyaları da bir süreliğine kaldırın. Prizler için satılan güvenlik kapaklarından alıp kapalı ve güvenli hale getirin.
  • Motor gelişim süreci boyunca çocuğunuzu tek odaya hapsetmeyin. Bu, çocuğunuzu sadece fiziksel olarak engellemez, ruhsal olarak da olumsuz etkiler.
  • Çocuğunuzun rahatça dolaşabileceği ve kolay toplanan bir düzen oluşturun. Bunun için her şeyi toplamanıza gerek yok. Boş bir evde çocuğun algı düzeyinin değişmesini bekleyemeyiz.
  • Çocuğunuzu kaşık çatal kullanmaya teşvik edin. Bunu yapmak istediğinde dökecek diye sakın engellemeyin. Bırakın dökerek, saçarak, keyifle yemeyi öğrensin. Üstü kirlense de yavaş yavaş yese de çocuğunuza saygı duyun, destek olun. Siz ne kadar çok izin verirseniz o da o kadar kısa sürede yetenek kazanacaktır.
  • Bu dönemde ne kadar oyuncağı olursa olsun çocuklar genelde tabak, tencere, kaşık gibi mutfak araç gereçleriyle oynamayı daha çok tercih ederler. Siz engelledikçe merak ve istekleri daha da artacaktır. Bırakın oynasınlar, birbirlerine vursunlar, çıkan sesleri dinlesinler. Meraklarını giderip başka deneyimlere yöneleceklerdir.

Birkaç ufak önlemle, bu süreci çocuğunuzun özgürce tamamlayabilmesine yardımcı olmanız mümkün. Bu dönem kış aylarına denk geliyorsa sizi biraz zorlayabilir ama ev içi etkinliklerle çeşitlendirebilirsiniz. Havalar ısındığında bol bol dışarıda vakit geçirebilir, parka gidebilir, değişik ortamlar yaratabilirsiniz. Ayrıca açık hava iştahlarını açar, huzurlu ve rahat bir uyku uyurlar. Sizin de sakinleşmenizi sağlar.