Cizvitler

1534 yılında Paris’te Loyola’lı Ignas (Ignace de Loyola) tarafından kurulmuş, Roma Katolikliğine bağlı ve “İsa’nın Arkadaşları” adı ile bilinen bir Hristiyan tarikatıdır.

Kuruluşunda bu tarikatın mensupları, İsa’nın askerleri olarak; fakirlik, iffetli olmak ve Kudüs’e giderek dini yama ahdi ile birbirine bağlanan altı öğrencidir. Kudüs’e gitmeye muktedir olamayan bu grup, başka bir grupla tanışarak Venedik’te kalmıştır. Tarikat mensupları, 1537 yılında Roma’ya, vaaz etmek, telkinatta bulunmak için gitmişler. 1539 yılında Loyola, tarikatın kurallarını belirleyen Formula Instituti’yi kaleme almış ve 1540 yılında Papa II. Paul tarafından tanınmışlardır. Cizvit tarikatı; üyelerinin sertlikleri, askeri karakterleri ve entellektüel özellikleri ile diğer cemaat ve tarikatlardan ayrılmaktadır.

Loyolalı Ignas’ın tespit ettiği ilkeler günümüzde de devam etmektedir. Gruba katılan her Cizvit; iffetli olmaya, fakir kalmaya ve baştaki idarecilerin istediği her yere misyoner olarak gitmeye yemin etmektedir. Ayrıca bunlar, misyonerlik alanında “İnkültürasyon” terimini ortaya atmış ve kullanmışlardır. Bunun yanında İslam ülkelerinde “Diyalog Toplantıları” yapmaya ve Müslümanlar ile diyalog kurmaya önem vermişlerdir.

Cizvitlerde Hiyerarşik yapının en yüksek otoritesini “Genel Kongre” oluşturmakta ve idari yapının en üst kısmında Genel Kongre’nin belirlediği “Genel Başkan” yer almaktadır. Cizvitler, Papa’ya tamamen sadık kalmayı, onun önderliğini ve yöneticilerini tanımayı kabul etmektedir.

Cizvit üyelerinin sağlıklı, sağduyulu ve konuşma yeteneğine sahip olması gerekmektedir. Buna benzer özellikleri olmayanlar üye yapılmamaktadır. Cizvitlerin hizmetinin temelinde; Eğitim, Protestanlığa karşı olmak ve yeni bölgelerde İncil’i yaymak vardır. Bugün dünyanın her yerinde üyeleri bulunmakta ve misyonerlik faaliyetlerini sürdürmektedirler. Günümüzde bu faaliyetleri sürdüren misyoner sayısının 40-50.000 olduğu ve 32 koldan misyonerlik faaliyetlerini yürüttükleri bilinmektedir.

Merkeziyetçi bir anlayışa sahip olan Cizvitler, yeni üyeleri sıkı bir imtihan ve deneme sonrasında belirlemektedir. Üyelerinin tahsilli olmasını istemeleri ve kaliteye önem vermeleri sebebi ile Cizvitlikte okullar çok önemlidir.

Hayatın gerçeklerini çok önceden fark ettikleri iddia edilen Cizvitler, insan ruhuna, zihnine alaşmanın en kısa yolunun eğitim olduğunu ifade etmiş ve eğitime de büyük önem vermişlerdir. Bundan dolayı Cizvitlerin yetiştirdiği pek çok isim, kendi döneminin en entelektüel isimleri arasında yer alabilmiştir.

Cizvitler, Hristiyanlık tarihinde sadece Avrupa’da değil, dünyanın her yerinde karışıklıklara neden olmuş bir tarikat olarak eleştirilmişlerdir. Günah itirafı odalarına yakın durarak devlet işlerinde birçok sırrı elde ettikleri ve bunları kendi çıkarları için kullanmaya çalıştıkları iddia edilmiştir. Daha çok Machiavelli’ye atfedilen “amaç vasıtaları haklı kılar” felsefesinin aslında “Cizvit”lere ait olduğu iddialar arasındadır.

Katolik reformunun temsilcileri arasında yer alan Cizvitler, Mesih’in insani yönü üzerinde durmuş ve Mesih’in hayatına ait tarihi olayları hareket noktası yapan “İsa Merkezli” bir anlayış geliştirmişlerdir. Cizvitler’in, Fransiskenler tarafından geliştirilmiş bir geleneği esas aldıkları da ifade edilmektedir.

Kaynakça

Prof. Dr. Abdurrahman KÜÇÜK, Prof. Dr. Günay Tamer, Dr. Mehmet Alparslan Küçük, Dinler Tarihi. Ankara, Berikan Yayınevi. 2009