Cinsel İstismar, Belirtileri ve Karşılaşılan Sorunlar

Cinsel İstismar Nedir?

Cinsel istismar; çocuğun tam olarak anlayamadığı, onay vermesinin mümkün olamayacağı veya gelişimsel olarak hazır olmadığı ya da toplumun yasalarına, sosyal normlarına aykırı olacak şekilde bir cinsel etkinliğe dahil edilmesidir.

Özellikle cinsel istismar mağdurlarında; depresif ruh hâli, daha önce mutlu olduğu aktivitelerden zevk alamama, kendini değersiz, suçlu hissetme ve belirgin derecede daha fazla içe çekilme görülür. Suçluluk (kendini istismardan sorumlu tutma vb.), kaygı düzeyinde artış, takıntılı davranışlar, okul başarısında düşme, benlik saygısında azalma, çaresizlik, umutsuzluk, yeme ve uyku bozuklukları bulunmaktadır.

İstismar ve ihmal çocuğun dünyaya karşı duyduğu merakı azaltabilir, bağımsızlık ve otonomiyle ilgili motivasyonunu bastırarak sonunda öğrenme sürecini engelleyebilir. Çocukluk döneminde istismar ve ihmale uğramak daha sonraki yaşamda risk etmenleriyle ve riskli davranışlara yönelmeyle yakın ilişkilidir. Örneğin; şiddete başvurma, şiddeti süreklileştirme, depresyon, sigara içme, şişmanlık, riskli cinsel davranışlara yönelme, istenmeyen gebelik, alkol ve uyuşturucu kullanma sıklığı artabilir. Bu tür davranışlar da ölüme, hastalıklara ve özürlü olmaya yol açabilecek durumları beraberinde getirir. Kötü muamele geçmişi, ileri dönemlerde intihar girişimi için de önemli bir risk faktörüdür. Bazı çalışmalarda, çocuklukta cinsel istismar geçmişi olan gençlerin olmayanlara göre intihar riskinin, alkolizm ve ilaç bağımlılığının da 12 kat daha fazla olduğu saptanmıştır. İstismarın diğer önemli bir toplumsal etkisi, bir sonraki nesle aktarılabilmesidir. İstismar edilen çocuk, eğer uygun şekilde müdahale edilerek tedavi edilmezse farklı öğrenme mekanizmalarının etkisi ile kendisi de istismar etmeyi öğrenir. Bu çocuklar erişkin yaşa geldiğinde kendileri de birer istismar suçlusu olabilirler.

Çocuk Cinsel İstismarına İşaret Eden Faktörler

  • Çocuğun rutin davranış örüntülerinde değişiklikler görülmesi, normale göre daha fazla cinsel davranış sergilemesi
  • Aşırı ve yaşına uygun olmayan cinsel oyunlar oynaması ve diyaloglara girmesi (yalnız başına ya da diğerleriyle)
  • Aşırı, yaşına uyumsuz ve sıklıkla göreceli olarak toplumsal ortamlarda kendini cinsel olarak uyarma davranışı
  • Diğerlerini cinsel aktivitelere dahil etme çabası: cinsel bölgelerini diğerlerine göstererek, cinsel bölgelerini diğerlerine sürterek uygunsuz öpme ve diğerlerini cinsel davranışlara dahil etme çabası
  • Cinsel olmayan davranışsal ve duygusal problemler
  • Agresif davranışlar, yıkıcılık, hiperaktivite, kaçma davranışları, yasadışı davranışlar, madde kullanımı, öfke, hüsran, şüphecilik ve diğerlerine güvenmeme
  •  Sosyal geri çekilme, somatik şikayetler, kendini yaralama davranışı, kaygı, depresyon, düşük özgüven
  • Okuldaki akademik başarıda düşüş
  • Çocuk istismarıyla ilişkili kişi ve ortamlardan kaçınma (eğer yatak odasında olmuşsa yatak odasından kaçınma, yüzmek için soyunmayı kabul etmeme, eğer fail erkek ise kendinden büyük erkeklerden kaçınma vs.)
  • Çocuğun, istismarla ilişkili kişi ve ortamlarda annesi ya da birincil bakıcısına karşı bağlanma davranışları göstermesi (annesine yapışma, yalnız kalmak istememe vs.)
  • Çocuğun aile içinden ya da dışından birinin kendisini istismar ettiğini söylemesi
  • İstismar ile ilgili açıklamaların yaşıtlarının cinsel bilgi seviyesinin üzerinde olması
  • Çocuğun, istismarcının olayı gizlemek için giriştiği tehdit ya da rüşvetlerden bahsetmesi
  • Çocuğun açıklamalarının duygusal bir şekilde olması ve duygularının (öfke, korku, huzursuzluk, üzüntü) anlatılan olayla uyumlu olması
  •  Çocuğun tekrar eden açıklamalarında aynı cümle kalıbını kullanmaması
  • Anlatımın spontane olması (belirli bir kronolojik sıralamanın olmaması, tarihi ve saati net şekilde belirtmemesi)
  •  Anlatımda detaylı bilgilerin olması (yer, kişi, obje, koku, renk, duygu)
  • Çocuğun olay esnasında geçen karşılıklı diyalogları aktarması

Resmi kayıtlarda cinsel istismar yaşayan çocuk sayısı son derece düşüktür. Cinsel istismar yaşayan çocuğun durumu açıklayamaması, ailenin yaklaşımı ve toplumsal algı, bu olayların ortaya çıkmasında karşılaşılan temel sorunlardır.

Tıbbi görüşme ve adli öykünün alınması işlemlerinin olabildiğince koordineli olarak yürütülmesi gerekmektedir. Bu süreçte yaşanan sorunlar çocuğun daha fazla travmatize olmasına sebep olmaktadır.

Cinsel İstismarın Bildirilmesi Sürecinde Karşılaşılan Sorunlar

  • Ailenin Bildirim Yapmak İstememesi
    • Mağdurun Söyleyememesi
    • Ailenin Açıklamaması
  • Sağlık Personeli Tarafından Tanı Konulamaması
  •  Delillerin Alınması ve Gönderilmesinde Yanlışlıklar Yapılması
  • Kolluk Kuvvetlerine Bildirim Sonrası Süreçte Karşılaşılan Güçlükler
  •  Çocukla Görüşme ve İfadesini Alma Sürecinde Yaşanan Sorunlar
  • Mahkeme Sürecinde Karşılaşılan Sorunlar
  •  Mahkeme Sonrası Süreçte Karşılaşılan Sorunlar
  • Kayıtların Yetersizliği
  • Çocuk İstismarı İle İlgili Çalışanların Yeterli Duyarlılıkta Olamaması

Kaynakça

  • Türk Psikoloji Yazıları 2004, 7 (14) 15-22,Cinsel İstismara Bağlı Travma: Psikolojik Tedavi Süreci ve İlkeleri, Ayten Zara, İstanbul Bilgi Üniversitesi.
  • TBMM, Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu, Temmuz 2010, https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss589.pdf
  • Alparslan Eyüpoğlu, Mağdur Çocuğun Dili(İstismar Mağduru Çocuk İfadelerinin Kriter Bazlı İfade Analizi)

Psikolog Kübra DURSUN’un yazıları için tıklayınız…