Cinsel İstismarı Önleme Yolları ve İstismarın Olası Etkileri

1. Cinsellik Üzerine Etkileri

Cinsel istismar öyküsü olan çocuklarda görülen en büyük etki cinsel davranışların artmış olmasıdır. Bu çocukların diğer çocuklarla daha sık cinsel ilişkiye girdikleri, cinsel içerikli oyunlar oynadıkları saptanmıştır. 

Kötüye kullananın birden fazla olması, kötüye kullanımın tekrarlanmış olması ve uzun süredir devam etmesi çocuklarda uygunsuz cinsel davranış gelişimini artırmaktadır. Ayrıca erken yaşta cinsel istismara uğrama durumunda, uygunsuz cinsel davranışlar görülme olasılığının arttığı, yapılan araştırmalarla saptanmıştır.

Cinsel kötüye kullanıma maruz kalan kız çocuk veya ergenlerin erkeklere oranla daha fazla uygunsuz cinsel davranışlar gösterdiği belirtilmektedir. Bu kız çocuklarının, ergenlik dönemindeki ilişkilerinde çoğu davranışlarını cinselleştirerek diğer insanları kullanmaya çalıştıkları belirtilmektedir.

Çocuklukta cinsel kötüye kullanıma uğrama; ilerleyen yaşlarda cinsel sorunlara ve evlilikte belirgin problemlere yol açmaktadır. Kadınlarda vajinismus ve frijidite gibi cinsel sorunlara sebep olabilmektedir. 

2. Duygusal Etkiler

Klinik çalışmalar, çoğu kurbanın cinsel istismardan kendisini sorumlu tuttuğunu ve suçladığını göstermiştir. Bu tespitler çocukların “karşı koymak isteseydim bunu yapabilirdim” düşüncesinde olduğunu göstermektedir. Eğer kötüye kullanımda sessiz kalma veya rıza gösterme ya da baştan çıkarma durumları olmuşsa suçluluk duygusu artmaktadır. Mağdurlarda yetersizlik ve kendini dışlama gibi durumlar görülebilir.

3. Duygudurum Üzerine Etkiler

Cinsel istismara uğrayan bireylerde depresyon olasılığı artmaktadır. Klinik gözlemlerde depresif duygudurumuna sıklıkla kızgınlığın eşlik ettiği görülmektedir. Bu gibi çocukların gelecekle ilgili umutsuz ve olumsuz düşünceleri, düşük benlik saygısına sahip olduğu saptanmıştır. Çocukluk döneminde cinsel istismara uğramış olanların yetişkinlikte depresyon yaşama olasılığının arttığı belirtilmektedir.

4. Anksiyete Şeklindeki Etkiler

Yapılan araştırmalarda çocukluğunda cinsel istismar öyküsü olanlar bireylerde, agorafobi, obsesif kompulsif bozukluk ve sosyal fobi gibi bozuklukları daha sık görüldüğü saptanmıştır. Anksiyete belirtileri; korku, somatik şikayetler, uyku sorunları ve kabuslar görme şeklinde kendini göstermektedir. Bu belirtiler daha çok travma sonrası stres bozukluğu ile ilgili bir durumdur.

Yapılan bir çalışmada cinsel istismara uğramış bir grubun fiziksel kötüye kullanılan başka bir gruba göre daha fazla travma sonrası stres bozukluğu tanı ölçütleri gösterdiği belirlenmiştir. Çocuk ve ergenlerde disosiyatif belirtilerin sık olduğu tespit edilmiştir.

5. Davranışsal Etkiler

Erkek çocuklarda saldırgan davranışlar sıkça görülmektedir. Aynı zamanda davranış bozuklukları da görülmektedir. Kızlarda en sık görülen davranış ise kendine zarar verme ve intihardır.

Cinsel İstismarı Önleme Yolları

Çocukların cinsel istismarı özellikle 7 yaşın altındaki çocuklarda daha fazla görüldüğünden,  anne ve babaların bu konularda eğitim alması ve uzmanlarla işbirliği yapması gerekir. 

Cinsel istismarı önlemek adına çocukların anne ve babalarından öğrenmesi gereken bilgiler:

  • Cinsel organları yaralandığında ya da hastalandığında, onlara sadece doktorlar veya anne babaları dokunabilir.
  • Kendilerini istismar etmek isteyenlere “hayır” demeleri gerekir.
  • Rahatsız olacakları şekilde kimseyi kendilerine dokundurtmamaları gerekir.
  • Cinsel istismar tehlikesini fark ettikleri anda bulundukları ortamdan hemen uzaklaşmaları gerekir.
  • Cinsel istismara uğramaları halinde, hiçbir zaman kendilerini suçlamamaları gerekir.
  • Bir yetişkinin cinsel organlarına dokunması durumunda bunu saklamamaları gerekir.
  • Gerektiğinde “yüksek sesle bağırmaları” gerekir.
  • Cinsel istismar olasılığına karcı mücadele edebilmesi için gerekli “vurma, tekmeleme, yumruklama” gibi davranışları öğrenmeleri gerekir.
  • Cinsel istismara uğramaları durumunda kime nasıl anlatacaklarını öğrenmeleri gerekir.

Çocuğa cinsel eğitim verilirken, eğitimin nasıl olacağı ve sınırları iyi bir şekilde planlanmalıdır. Yaşa uymayan tarzda ayrıntılı bilgi verilmesi, çocuğun cinsellik konusunda merakının artmasına yol açabilir.