Çağın En Büyük “Anne Rahatsızlığı”

Anne babalar için çocukları, yaşı kaç olursa olsun çok kıymetli, çok değerlidir. Hiçbir anne-baba çocuklarını yetiştirirken, bilerek ve isteyerek yanlış davranışlar sergilemez. Ancak iyilik ve doğruluk adına yapılan her davranışın çocuğa etkileri olumlu olmayabiliyor. Yaşayıp tecrübe edindikten sonra anne babalar, çocukla olan iletişimini veya çocuğa yaklaşım şeklini düzeltmeye çalışmak için “ne yapabiliriz?” arayışı içine giriyor, kendilerinde “eksiklik, suçluluk ve yetememezlik” duygularını hissediyorlar. Özellikle de anneler bu duyguyu yoğun olarak yaşıyor. Her çocuk annesine özel, her anne çocuğuna özeldir.
Bir annenin birden fazla çocuğu olabilir ama her çocuğun bir annesi vardır. Bütün anneler bunun bilincinde olarak her çocuğuna aynı sevgi, ilgi ve merhametle yaklaşırlar. Ancak doğru olduğunu düşünerek yaptığı bazı davranışların istemediği sonuçları doğurmasıyla annenin yaşadığı duygu karmaşasına bir de sosyal medyanın “mükemmel anneleri” eklenince, “çocuğuma yetemiyorum” düşüncesi ve mutsuz anneler topluluğu arttıkça artıyor. Sosyal medyanın bu etkilerinden sadece “yıllardır yanlış yapmışım” diyen anneler değil, anne adayları ve taze anneler de çok etkileniyor. Ne yapacağını, çocuğuna nasıl yaklaşacağını bilmeyen anneler çıkıyor ortaya. Yani bir nevi “anne rahatsızlığı” …

Anneler, aklına ve kalbine yerleşen bu kemirgen rahatsızlıktan kurtulmak için sürekli yeni bilgiler edinip, bu bilgileri çocukları üzerinde denemeye çalışıyor. Bu şekilde geçen süreçte aile, bilgiye ve doğruya odaklanırken, çocuğa verilmesi gereken sevgi ve ilgi ihmal edilebiliyor.

“Mükemmel anne” sendromu, kadında, çocukta yani ailede huzur bırakmayabiliyor. Bilgiler değersizdir demiyorum, elbette önemlidir. Ancak mükemmel anne olma veya mükemmel çocuk yetiştirme derdine, annenin karışmış kafası ve ailenin kaçan huzuru çok daha büyük sorunlara sebep olabiliyor.

Sevgi, çocuğun da anne babanın da aile içinde en çok ihtiyacı olan şeydir. Sevgi olduktan sonra; başka anneler ne yapmış, ne yapmamış, nasıl yetiştirmiş diye dertlenmekten ve o anneyi harika görüp kendini eksik hissetmektense geçirilen kaliteli zamandan haz almaya bakmalı anne babalar…

-O anne ne güzel oyunlar oynuyor, ben hiç böyle oynatamıyorum.
-O anne şunu yapıyor, bunu yapıyor, ben hiç yapamıyorum vs…

Hiçbir anne mükemmel değildir ama bazı anneler sosyal medyayı mükemmel kullanabilirler. İlgi, sevgi veya kaliteli zamandan anlaşılan sadece oyun oynatmak değildir. Her annenin çocuğuyla kendine özgü iletişimi olabilir. Yeter ki çocuğun ne demek istediğini anlasın, başka annelere ve onların çocuklarına göre değil, kendi çocuğuna göre ANNE olsun.
Anne rahatsızlığı için en etkili ilaç, annelerin kendi çocuklarıdır…