Öfke

Hüzün, sevinç, heyecan ve üzüntü kadar normal ve sağlıklı bir duygudur… İnsan duygularıyla yaşar, ve duygularıyla varlığını belli eder. Öfke de insanın varlığını belli etmek için kullandığı duygulardan biridir.

Öfke denince, akılda sorunlu bir kişilik veya sıkıntılı bir durum canlanıyor olabilir. Ama asıl sorun öfkenin varlığı değildir, -ki öfke var olması gayet normal bir duygudur demiştim- asıl sorun öfkeyi kontrol altında tutamayıp saldırganlığa ve kavgaya dönüştürmektir.

Öfke, farklı gibi görünse de diğer duygularla ilişkisi çok kuvvetlidir, hatta öfke çoğu zaman kendi başına var olmaz. Ne demek istediğimi sorarsanız: “Anne; geç kalan çocuğunu merak eder, başına bir şey gelmesinden korkar, öfkelenir… Bir başkası üzülür öfkelenir, endişelenir öfkelenir vs…” Dolayısıyla öfkeyi diğer duygulardan bağımsız tutamayız.. Ama öfkelenmeden önce durup bir düşünmemiz lazım. Bu neyin öfkesi? Aslında ne hissediyorum? Gerçek duygumuzu anlarsak o zaman olaylara daha mantıklı yaklaşabiliriz.

İnsanlar, artık dediklerini daha çabuk yaptırabilmek için bağırmayı ve öfkelenmeyi seçer olmuş. “Ne yapayım başka türlü anlamıyor, onun dilinden konuşmak lazım…” gibi öfkenin artık normal hayata iyice yerleşmiş olması, gerçek bir sorun olarak görülebilir. Öfke dilini seçmek yerine, iletişimi – empatiyi- seçmek gerekir.

Kontrol edemediğimiz öfkeyi, yenmemiz gereken büyük bir düşman olarak görmeliyiz. Peki, bu düşman kontrol edilebilir mi? Elbette öfke öğrenilen bir süreçtir ve kontrol edilebilir. Ancak öfke ile ilgili bilinmesi gereken en büyük özellik, bir insanın sadece yaşadığı anın temsili olarak öfkelenmediğidir. Muhakkak öncesinde dolan duyguları ve yaşanmışlıkları vardır. Yaşadığı patlama anı, en son damla olmuştur ve öfke meydana gelmiştir. Bir de öfkeyi yaşam biçimi haline getirmemek gerekir. Öfke kontrolünde maksat, sonradan pişman olunacak anlık tepkilerden kaçınmak, gerçek sorunu anlamaya çalışmak, kalıcı insani çözümler üretmektir.

Öfke kontrolü demek, hiç tepki vermemek, alttan almak, öfkeyi konuşmamak ve unutmak demek değildir. Öfkeyi anlayıp, doğru yönlendirebilmek demektir.

Öfkelenince insanın nabzı, kalp atışı ve dolayısıyla nefes alış-verişi hızlanır, bu yüzden kişi o anda nefes egzersizi yaparak normal temposuna getirmeye çalışmalıdır. Yani derin derin burundan nefes alıp beklenir, yavaş yavaş ağızdan verilir. Mekan terk edilir, başka şeyler düşünmeye başlanır. Sağlıklı düşünebilmek için, nefes normale dönene kadar egzersiz devam edilmelidir. Kişi kendini normal ifade etmeyi öğrenmeli ve içinde biriktirmemelidir.
Üstesinden gelemediği ve kontrol edemediği bir öfkesi olduğunu düşünüyorsa bir danışmana gitmesini tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − 8 =