Boşanma Sürecinde Çocuğa Nasıl Davranılmalı?

Her çocuk anne ve babasıyla birlikte yaşamak ve onların tanıklığıyla büyümek ister. Ancak durum bunun tam tersi ise, evde çocuğu olumsuz etkileyen huzursuz bir ortam varsa “çocuklarımız için evliliği devam ettiriyoruz” düşüncesi çok yanlış olup sağlıksız bir karardır. Boşanma süreci, psikolojik ve sosyal açıdan hem ebeveynleri hem de çocukları etkileyen oldukça zor ve stresli bir dönemdir. Bu dönem, çocuk için o güne kadar en fazla bağ kurduğu ve dilediğinde ulaşabildiği anne ve babasına, bundan sonra eşit olarak ulaşamayacağı ve dünyasının bölüneceği bir dönemdir. Anne ve baba için ise boşanma; yeni bir yaşam kurmaya yönelten, maddi-manevi zorlukları beraberinde getiren ve hem eski eşle hem de çocuklarla yeni bir ilişki modelinin geliştirileceği, sosyal ilişkilerde de değişikliklerin yaşanabileceği bir süreçtir.

Boşanma sürecinin çocuk üzerindeki yıkıcı etkilerinin en aza indirilmesi için anne ve babanın bazı konular üzerinde hassas davranması ve bu konuda özen göstermesi gerekir.

Boşanma Sürecinde Anne Babanın Dikkat Etmesi Gerekenler

  • Boşanma kararı veren eşler, bu kararlarını çocuğun yaşına uygun bir dille ve birlikteyken açıklamalıdır. Bu açıklama yapılmadan önce anne ve babanın ortak bir dil kullanması, çocuktan gelebilecek her türlü tepkiye, soruya nasıl bir yanıt verileceğini kararlaştırması için birlikte planlama yapmalı ve önceden hazırlanmalıdır. Ortak bir dil kullanılması ve çocuğun iki ebeveynden de aynı şeyleri duyması onu az da olsa rahatlatacaktır.
  • Çocuklara boşanma sebebi sakin ve net bir şekilde açıklanmalıdır. Belirsizlik, çocuğun kaygılarının artmasına neden olur. Yetişkinlerin de anlaşamadığı zamanlar olabileceğini ve birlikteyken geçinemediklerini, birbirlerini mutsuz edebildiklerini, bundan dolayı ayrılmak istediklerini, bu kararın kendisiyle hiçbir ilgisi olmadığını, hala onun anne-babası olduklarını ve onu çok sevdiklerini net bir şekilde belirtmeleri gerekir. Çocuk böylelikle anne babası ayrılsa bile onun hep bir ailesi olduğunu bilir ve kendisini güvende hisseder.
  • Çocuk bundan sonraki hayatında ne gibi değişiklikler olacağı konusunda bilgilendirilmelidir. Çocuklar rutinlerine önem verir, bu da onları güvende hissettirir. Çocuğun bundan sonraki süreçte kiminle kalacağı ve diğer ebeveynini hangi zamanlarda görebileceği açıklanmalıdır. Rutinlerinin eskisi gibi devam edeceği, ödevlerine yardım edileceği, ona masal okunacağı, babasının aynı evde yaşamasa bile hala onu okula bırakabileceği anlatılmalıdır. Zaman zaman bu rutinlerde değişikliklerin olabileceği ya da rutinlerin esneyebileceği çocuğa aktarılmalı, çocuk, gerçekleşmeyecek vaatlerle yatıştırılmamalıdır.
  • Anne baba, birbirlerine olan kızgınlıklarını bir güç savaşı haline dönüştürmemelidir. Bu şekilde çocuk, anne ve babasının arasında kalıp tercih yapma durumuna düşebilir ve bir tarafı suçlama yoluna gidebilir. Karşı tarafı suçlamak yerine örneğin “biz babanla anlaşamadık, ayrıldık ama baban seni çok seven iyi bir insan, onunla gurur duymalısın” şeklinde bir konuşma yapılmalıdır.
  • Çocuk bu karardan sonra yas duygusuna benzer bir duygu yaşayabilir. Bu süreçte çocuğun duygularını aktarabilmesi ve kendini ifade edebilmesi için desteklenmesi gerekir. Onu anladığınızı ve neler hissettiğinin sizin için önemli olduğunu ona hissettirin.
  • Bu süreçte anne babanın, çocuklarına gösterdikleri hassasiyet kadar kendi içsel yaşantılarına da gereken önemi vermesi gerekir. Mutsuz bir anne baba çocuğunu mutlu edemez. Siz iyi olun ki çocuğunuz iyi olsun!

Özetle, boşanma süreci hem ebeveynler hem de çocuklar için hassas ve zor bir dönemdir. Bu sürecin çocuklar üzerinde kısa ve uzun süreli etkileri vardır. Çocukların boşanmaya uyum sağlaması ve bu süreçten en az şekilde etkilenmesi için anne ve babanın, yaşadıkları durumu ciddiye almaları ve ona göre davranmaları gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki boşanmanın getirdiği belirsizlik, güvensizlik, endişe ve kaygılarla baş etme konusunda çabalayan çocuk için anne ve babasının tutarlı, ilgili, güven veren davranışları, bu sürecin sağlıklı olarak atlatılması için oldukça önemlidir.


Psikolog Beyza GÜLMEZ‘in yazıları için tıklayınız…