Böbrek Taşı İle Mücadele Etmenin 8 Doğal Yolu

Böbrek Taşı Nedir?

Renal taşlar veya nefrolitiazis olarak da bilinen böbrek taşları, böbreklerde biriken ve kristaller oluşturan sert, katı ve atık maddelerden oluşur. Dört ana tip böbrek taşı mevcuttur. Ancak tüm taşların yaklaşık %80’i kalsiyum oksalat taşlarıdır. Daha az yaygın formlar struvit, ürik asit ve sistein içerir.

Küçük taşlar genellikle sorun oluşturmamakla birlikte, daha büyük taşlar üriner sistemin bir kısmında vücuttan ayrıldıklarında tıkanmaya neden olabilir. Bu şiddetli ağrı, kusma ve kanamaya neden olur. Böbrek taşları yaygın bir sağlık sorunudur. Ayrıca tekrarlanma riski de yüksektir. Araştırmalar 5-10 yıl içinde başka bir taş oluşturma olasılığının %50 olduğunu gösteriyor.

Böbrek Taşları ile Mücadele Etmenin Yolları

1. Su Tüketmek

Böbrek taşı ile mücadelede genellikle bol miktarda sıvı içilmesi önerilir. Sıvılar hacmi artırır ve idrarda taş oluşturan maddeleri seyreltir, bu da kristalleşmeyi ve böbrek taşı oluşumu riskini azaltır.

Ancak tüm sıvılar bu kapsamda değildir. Kahve, çay, alkol ve portakal suyu gibi içecekler olumsuz etkilere neden olabilir. Ayrıca, çok fazla soda tüketmek böbrek taşı oluşumunu tetikleyebilir. Bu hem şekerli hem de yapay şekerli gazlı içecekler için geçerlidir.

Şekerli tatlandırılmış meşrubatlar; kalsiyum, oksalat ve ürik asit atılımını artırdığı bilinen fruktoz içerir. Bunlar böbrek taşı riski için önemli faktörlerdir.

Fosforik asit içeriğinden dolayı yüksek oranda tatlandırılmış şeker ve yapay olarak tatlandırılmış kola alımının böbrek taşı için riskli olduğu tespit edilmiştir.

2. Sitrik Asit Alımını Artırmak

Sitrik asit, birçok meyve ve sebzede, özellikle de turunçgil meyvelerinde bulunan organik bir asittir. Limon ve limes sitrik asit zengini gıdalardır.

Sitrik asit, kalsiyum oksalat böbrek taşlarını iki şekilde önlemeye yardımcı olur:

1- Taş oluşumunu önler: İdrardaki kalsiyumla bağlanabilir, böylece yeni taş oluşumu riskini azaltır.

2- Taş genişlemesini önler: Mevcut kalsiyum oksalat kristallerine bağlanır ve büyür. Bu kristallerin daha büyük taşlara dönüşmesine engel olur.

Daha fazla sitrik asit tüketmek için greyfurt, portakal, limon veya limes gibi narenciye ürünleri tüketin. Ayrıca suyunuza limon suyu ekleyebilirsiniz.

3. Oksalatı Yüksek Gıdaları Sınırlandırmak

Oksalat (oksalik asit), yapraklı yeşillikler, meyveler, sebzeler ve kakao dahil olmak üzere birçok bitkisel gıdada bulunan bir anti-besin maddesidir. Bununla birlikte, vücudumuz da önemli miktarlarda oksalat üretir.

Yüksek oksalat alımı, idrardaki oksalat atılımını artırabilir, bu da kalsiyum oksalat taşları oluşturma eğilimi olan kişiler için problem teşkil eder. Oksalat, kalsiyum ve diğer mineralleri bağlayabilir ve taş oluşumuna yol açabilecek kristaller oluşturabilir. Ancak oksalat içeriği yüksek olan gıdalar çok sağlıklı olduğu için oksalat diyeti önerilmemektedir.

Oksalat diyeti, sadece idrarda yüksek oksalat seviyeleri ile karakterize bir durum olan hiperoksalüri hastaları için önerilmektedir. Oksalat tüketiminin faydalı olup olmayacağı hususunda uzman bir doktora başvurulması gerekir.

4. C Vitamini Takviyesi Almamak

Araştırmalar, C vitamini (askorbik asit) takviyelerinin böbrek taşı oluşturma riskini artırdığını gösterdi. Ek bir C vitamini alımı, idrardaki oksalat atılımını artırabilir, çünkü C vitamini vücuttaki oksalatları dönüştürebilir.

Orta yaşlı ve yaşlı İsveçli erkekler arasında yapılan bir çalışmada; C vitamini takviyesi alanların, takviye almayanlara oranla böbrek taşı geliştirme risklerinin 2 kat daha fazla olduğu tespit edildi.

Ancak, limon gibi gıda kaynaklarından elde edilen C vitamini risk taşımaz hatta riski düşürebilir.

5. Yeterli Miktarda Kalsiyum Almak

“Kalsiyum içeren taşların oluşma riskini önlemek için kalsiyum alımını azaltmak gerekir.” düşüncesi yanlış bir çıkarımdır. Aslında, kalsiyum içeren gıdaların tüketilmesi taş oluşum riskini düşürür.

Günde 1200 mg kalsiyum içeren gıdalarla beslenen bir grubun 400 mg kalsiyum içeren gıdalarla beslenen bir gruba oranla böbrek taşı oluşma riskinin %50 olduğu görülmüştür.

Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Yetişkinlerin çoğu için önerilen günlük kalsiyum alımı 1.000 mg’dır. Bununla birlikte, 50 yaşın üzerindeki kadınlar ve 70 yaşın üzerindeki herkes için günde 1.200 mg kalsiyum alımı önerilmektedir.

6. Tuz Kullanmamak

Çok fazla tuz kullanımı böbrek taşı riskinin artmasıyla bağlantılıdır. Sofra tuzu bileşeni olan yüksek miktarda sodyum alımı, böbrek taşları için ana risk faktörlerinden biri olan idrar yoluyla kalsiyum atılımını artırabilir.

Uzmanlar, insanların sodyum alımını günde 2.300 mg ile sınırlamasını önermektedir. Ancak Türkiye’de bu oranın yaklaşık dört katı bir tüketim söz konusudur.

Sodyum alımını azaltmanın en iyi yollarından biri paketlenmiş, işlenmiş gıdaları tüketmemek ve tuzu yemekler uzak tutmaktır.

7. Magnezyum Minerali İçeren Besinler Tüketmek

Magnezyum, birçok insanın yeterli miktarda tüketmediği önemli bir mineraldir. Enerji üretimi ve kas hareketleri dahil olmak üzere vücuttaki yüzlerce metabolik reaksiyona katkı sağlar. Magnezyumun bağırsaktaki oksalat emilimini azaltması sebebiyle kalsiyum oksalat böbrek taşı oluşumunu önlediği tespit edildi. Magnezyum alımı için günlük önerilen miktar 400 mg’dır. Avokado, baklagiller ve tofu iyi bir magnezyum kaynağıdır.

Maksimum faydayı elde etmek için oksalat değeri yüksek yiyecekler ile birlikte magnezyum tüketilmesi gerekir.

8. Protein Alımını Sınırlandırmak

Et, balık ve süt gibi hayvansal protein kaynaklarının fazla tüketiminin böbrek taşı riskini artırdığı gözlemlenmiştir.

Yüksek miktarda hayvansal protein alımı, kalsiyum atılımını artırabilir ve sitrat seviyelerini azaltabilir. Ek olarak, hayvansal protein kaynakları purinler açısından zengindir. Bu bileşikler ürik aside bölünür ve ürik asit taşlarının oluşma riskini artırabilir. Tüm yiyecekler purinler içerir ancak oranları farklıdır. Böbrek, karaciğer ve diğer organ etlerinde purin oranı çok yüksektir. Öte yandan, bitkilerde purin oranı düşüktür.

Özet

Sıvı alımını artırmak, bazı besin maddeleri bakımından zengin gıdaları tüketmek, daha az hayvansal protein tüketmek ve sodyumdan kaçmak böbrek taşı riskini düşürür.