Birinci Abdülhamid

Yirmi yedinci Osmanlı padişahı. Babası Üçüncü Ahmed, Annesi Rabia Şermi Sultan’dır. 20 Mart 1725 günü Topkapı Sarayı’nda doğan Birinci Abdülhamid, 21 Ocak 1774 tarihinde ağabeyi Sultan Üçüncü Mustafa’dan sonra 49 yaşında padişah oldu.

Birinci Abdülhamid, dönemi boyunca birçok siyasi ve askeri ıslahatta bulundu. 18. yy Osmanlı ıslahatlarının babası olarak bilinir. Cephelerde Avrupa ordularıyla mücadele edebilmek için yeni askeri teknik, eğitim ve silah ihtiyaçlarının giderilmesinde de çok ciddi mücadeleler verdi. Yeniçeriler’in sayımını yaptırdı ve fazladan para alanları tespit ettirerek giderleri düzenledi. Cülus bahşişini kaldırarak Osmanlı hazinesinin büyük bir külfetten kurtardı.

Birinci Abdülhamid tahta çıktığı sırada devam etmekte olan 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı Osmanlı’nın aleyhine gelişiyordu. Bu savaşı durdurmaya niyetli olan Birinci Abdülhamid son anda Osmanlı ordusunun bozguna uğramasıyla Küçük Kaynarca Antlaşması’na mecbur kaldı. Bu anlaşma Osmanlı Devletinin 1699 Karlofça Antlaşması’ndan sonra imzalamak zorunda olduğu en ağır antlaşmadır. Küçük Kaynarca, toprak kayıpları bakımından çok yıkıcı olmamakla birlikte hukuk, ticaret ve diplomasi alanında Osmanlı tarihinin en ağır belgesidir. Kırım’ın Osmanlı Devleti’nden ayrılmasını, Ruslar’ın Karadeniz’de donanma bulundurmalarını ve Ortodoks koruyuculuğunu yapmalarını kabul etmek zorunda kaldı. Öte yandan Osmanlı Devleti Rusya’ya tazminat ödemeye de mecbur kalmıştı. Bunların yanında Rusya’da Eflak, Boğdan, Besarabya ve Akdeniz’de işgal ettiği adaları Osmanlı Devleti’ne geri verecekti.

İmzalanan antlaşma Rusya’nın Kırım üzerindeki hesaplarını bitirmemişti. Bu hesapların farkında olan Birinci Abdülhamid Kapıkulu Ocaklarının ıslahı için harekete geçti, Fransa’dan mühendisler getirtti. Mühendishane-i bahr-i hümayunu (Devlet Deniz Mühendishanesi) kurdurdu. Ve Sürat Topçuları Ocağını geliştirdi. Bu esnada da Rus cephesindeki karışıklıklardan istifade ederek Anadolu, Mısır, Hicaz ve Şam’da çıkan isyanları bastırdı. Sınır saldırıları üzerine başlayan savaşları Osmanlıların kazanmasıyla birlikte Basra ele geçirildi ve Rus tehlikesine karşı Soğucak ve Anapa kaleleri tahkim edildi.

Osmanlı Hükümetinin Kırım’a atadığı Üçüncü Selim Giray ile Ruslar’ın Kırım’a atadıkları Şahin Giray arasında iç savaş çıktı. Rusya, bu kargaşa ortamını fırsat bilerek ülkeye girdi ve 9 Temmuz 1783’te Kırım’ı kendi topraklarına kattığını ilan etti. Bunun üzerine Birinci Abdülhamid 1787’de Rusya’ya savaş ilan etti. Ancak Ruslar Avusturya’yı da savaşa ikna ettiler. Bu durumda Osmanlı Devleti iki ayrı cephede savaşmak zorunda kalmıştı. Bu, Osmanlı’nın gücünü kırdıysa da Serdar Koca Yusuf Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, Sebeş’te Avusturya kuvvetlerini bozguna uğrattı. Ancak Ruslar Yaş, Hotin ve ardından Özi kalelerini kuşatarak katliam yaptılar. Bu haberin İstanbul’a ulaşması üzerine Birinci Abdülhamid hastalandı ve felç geçirdi. Buna rağmen padişah, 7 Nisan 1789’da vefat edene kadar devlet işleriyle ilgilenmeye devam etti.

Saf, iyi niyetli, merhametli ve ahlaklı bir padişah olarak bilinen Birinci Abdülhamid’in on iki kızı ve yedi oğlu vardı. Çoğu küçük yaşta öldü. Oğullarından sadece Şehzade Mustafa ile Şehzade Mahmud padişah olmuştur. Padişahlığı süresince icraatlarını vezirleri ile paylaşarak ortak akıl arardı. 1785’te Sadrazam Halil Hamid Paşa’nın bir komplosu ile tahttan indirilme tehlikesi geçiren Birinci Abdülhamid, on beş yıllık saltanatı süresince daimi olarak devletin iç ve dış meseleleriyle uğraşmıştır. Birinci Abdülhamid, büyük kısmı İstanbul’da olmak üzere birçok mimari eser bırakmıştır. Bunların en önemlisi, 1777’de Sirkeci’de bugünkü IV. Vakıf Hanı’nın yerinde yaptırdığı imarethanedir. Bu imarethanenin yanına bir çeşme, sıbyan mektebi, medrese ve bir de kütüphane yaptırmıştır.