Bipolar Bozukluk: Bir Gökteyim Bir Yerde

Son zamanlarda ruh sağlığı konusunda okuyor ya da blogları takip ediyorsanız bipolar bozukluk (manik depresif bozukluk ya da iki uçlu bozukluk) karşınıza çıkmıştır muhakkak. Aslında toplumda görülme sıklığı nedeniyle de çoğu kişinin en azından kulak aşinalığının olduğu bir ruh sağlığı sorunudur. Peki nedir bu bipolar bozukluk? Ne şekilde seyreder?

Bipolar bozukluk, adından da anlaşılacağı gibi, iki kutbu yani iki dönemi içerir. Bunlardan biri depresif dönem, bir diğeri ise mani ya da hipomani dönemidir. Kişi sanki bir yerde, bir göktedir. Depresif dönem “yerde” dersek mani dönemi “gökte” şeklinde anlatabilirim. Depresif dönemde çökkün duygudurum hakimken, mani ya da hipomani döneminde aşırı neşeli, coşkulu duygudurum hakimdir. Toplumda görülme oranı %2 civarıdır. Genellikle başlangıcı 20’li yaşların başıdır. Kişinin ailesinde bipolar bozukluk görülmüş olması risk faktörü olsa da, ailesinde bipolar bozukluk hiç görülmese bile kişinin bu sorunla karşılaşması mümkündür.

Bipolar bozukluğun depresif döneminde, kişiler dürtülerinin ve duygularının kötü olduğuna inanırlar. Kendilerini reddedilmiş hissettikleri gibi reddedilmelerinin de haklı nedenleri olduğunu, bu nedenlerin kendilerinden kaynaklı olduğunu düşünürler. Suçluluk duygusu depresif dönemde belirgindir. Geçmişte ve şu anki yaşadıklarından dolayı kendilerini suçlarlar. Genellikle başlarına kötü şeyler gelmesini hak ettikleri inancına sahiptirler. Bu dönemde kişinin öz saygısı da düşüktür. Çevrelerindeki kişilere karşı aşırı alınganlık gösterebilirler. Söylenen sözleri olumsuz olarak değerlendirmeye meyillidirler. İlişkilerinde olumlu eleştirileri görmezden gelmeye, olumsuz eleştirileri ise fark etmeye ve büyütmeye yatkındırlar.

Mani döneminde ise öz saygı artmıştır. Bu dönemde kişi; enerjisi yüksek, coşkulu ve esprilidir. Çevreleri tarafından hareketli ve eğlenceli halleriyle dikkat çekerler. Çoğu kişinin tehlikeli olarak nitelendireceği hareketleri yapmaktan çekinmezler. Hareketlerinin sonuçları hakkında düşünmezler. Derin duygusal bağ kuramazlar. Biriyle duygusal bağ kurduklarında ileride o kişiyi kaybedecekleri ve bu nedenle kendilerinin dağılacağını düşünürler. Bu dönemde hissettikleri olumsuz duyguları (acı, hayal kırıklığı gibi) öfke patlamaları şeklinde yaşarlar. Bu dönemde daha az uyur ve daha az yemek yerler. Bazı kişilerde mani dönemi; kendini olduğundan aşırı derecede fazla beğenme, her türlü tehlikeli şeyleri yapabileceğine ve bunlardan fiziksel zarar görmeyeceğine inanma, aşırı alkol tüketimi, birbiriyle yarışan düşüncelere sahip olma ve bu düşünceleri ifade ederken oradan oraya atlama şeklinde yaşanabilir.

Bipolar bozuklukta ilaç tedavisi önemlidir ve tedavide ilk sırada gelir. Ama aynı zamanda terapi de tedavinin bir diğer önemli parçasını oluşturur. Terapi, kişinin güncel yaşamındaki stres faktörleriyle başa çıkma becerileri kazanması, tekrar bir depresif döneme ya da mani dönemine girmekten korktuğu için yaşayacağı endişeyi kontrol altına alabilmesi, geçmiş yaşantıların üzerindeki etkisini anlama ve kabul etmeyi sağlaması açısından oldukça önemlidir.


Uzman Psikolog Şeyda SOFUOĞLU’nun yazıları için tıklayınız…