Batıniyye (Batınilik)

Vadiye girmek ve yürümek, içine nüfuz etmek, içini ve iç yüzünü bilmek, karnı büyük olmak, gizli olmak, malı çok olmak anlamlarındaki “b-t-n” kökünden türeyen Batıniyye, batıni görüşü esas alan düşüncenin adıdır ve “gizliliği ve aslı bilen” anlamına gelir. Bu çerçevede batınilik; “Her zahirin bir batını ve her nassın bir te’vili bulunduğunu, bunu da sadece Tanrı tarafından belirlenmiş veya O’nunla ilişki kurmuş masum bir imamın bilebileceğini iddia eden gruplar” olarak tanımlanabilir. Bu tanıma göre batıni zümreye mutedil (ılımlı) sufiler, aşırı Şii fırkaları ve mülhidler de (dine çatan, sapık, kâfir) alınabilir.

Batınilik düşüncesinin, Cafer-i Sadık ve oğlu İsmail ile başladığını söyleyenler olduğu gibi bu görüşün menşeini Mecusilik, Sabiilik ve Yahudilik inanç ve kültürüne; hatta Yeni Eflatunculuk ve Yeni Pisagorculuk gibi agnostik felsefi akımlara dayandıranlar da olmuştur. İslamda Kur’an Ayetlerinin görünür anlamlarının dışında, daha derinde gerçek anlamları bulunduğu inancı, ayetleri buna göre yorumlayan akıma Bâtınîlik, bu düşünceyi benimseyen kişiye de Batıni denir.

Kur’an Ayetlerinin görünür anlamlarının dışında, daha derinde gerçek anlamları bulunduğu inancı ve ayetleri buna göre yorumlama sadece inanç çerçevesinde değerlendirilmemeli. Batınilik; fikri, sosyal ve siyasi temelleri yahut gayeleri içinde barındırır. Zira İslam’ın hakim olduğu toplumlarda inancın temel dinamiklerini parçalama hedefiyle oluşturulan gizli örgütlerin temelinde çoğu zaman batıni inancı yer alır. Fikri temelleri oluşturan Yahudi asıllı Abdullah b. Sebe, siyasi ve sosyal anlamda ciddi etkiler yaratan Hasan Sabbah, Mecusi olan Meymun b. Deysan el-Kaddah ve Sabii olan Hamdan Karmat batıni geleneğinin en önemli simalarıdır.

İslâm düşünce tarihinde Batınilik, nasları zahir-batın ayırımına tabi tutarak te’viller yapan, İslâm’ın temel hükümlerini (zarürat-i diniyye) bütün müslümanların anlayışından farklı olarak yorumlayıp din anlayışlarını inkar veya ibaha* sınırına kadar götüren itikadî fırkalar yanında, son derece gizli bir şekilde teşkilatlanmış örgütler vasıtasıyla merkezi idareye karşı girişilmiş isyan faaliyetlerinin başını çeken çeşitli siyasi gruplar için de kullanılmış ortak bir lakaptır. (İslam Ansiklopedisi, 21.08.2019, https://islamansiklopedisi.org.tr/batiniyye )

Batıniyye görüşüne sahip olanlar çeşitli bölgelerde, farklı inançları sebebiyle değişik isimlerle anılmışlardır. Cafer-i Sadık’tan sonra imametin oğlu İsmail’e geçtiğini savundukları için İsmailiyye; alem, nübüvvet, ve imamet anlayışlarında yedili bir sistem kabul ettikleri için Seb’iyye; gerçeğin ancak gizli bir imam vasıtasıyla bilinebileceğini savundukları için Talimiyye; İslam’ın haram kıldıklarını helal saydıkları için İbahiyye, mal ve kadında ortaklığı kabul eden Mazdek ve Babek’e uydukları için Mazdekiyye ve Babekiyye; İslam inancına aykırı görüşleri sebebiyle Zenadıka; alemin yaratılışını ve ahiret hayatını inkar ettikleri için Melahide, Babek zamanında kırmızı elbise giydikleri için Muhammmire; Rey şehrinin Hürrrem bölgesinde bulunduklarından dolayı Hürremiyye; ayrıca liderlerinin isimlerine nispetle karamita, Nasirriye, Nusayriyye, Dürziyye ve Sabbahiye vb. adlarla adlandırılmışlardır.

Batıniyyenin görüşleri; ayet ve hadislerin batıl te’villerine dayanır. Batınilere göre gerçek bilginin kaynağı masum imamlardır. Allah masum imamların bedenine hulül eder ve kainatı onlar vasıtasıyla yönetir. Peygamberin Allah’tan vahiy almasını ve mucizeleri inkar ederler. Peygamber külli akıldan taşan manaları alır, zahiri bir söze dönüştürür ve insanlara bildirir. İmamlar da batıni tevillerle bu sözlerin gerçek anlamını ortaya koyarlar.

Batınilik esasına ahireti inkar ederler. Batıniyye görüşüne göre ölen insan toprağa dönüşür, ruhu başka bir bedene girer. Cennet, dünyada mutlu yaşamak; cehennem, sıkıntı ve ızdırap dolu bir hayat sürmektir.

Abdest almak → zahir ehlinin bilgisizliğini tevillerle gidermek, namaz kılmak → imam ve yardımcılarına itaat etmek, oruç tutmak → imamın sırrını korumak, zekat vermek → mezhep mensuplarına bilgi dağıtmak, hacca gitmek → imamı ziyaret etmek, zina→ sırları başkalarına yaymak, şarap → Ebu Bekr, kumar → Ömer demektir. Batıniyye mensupları bu ve benzeri görüşleriyle İslam dışı sayılmışlardır.

Batıniler; görüşlerini insanlara aktarabilmek için şu yöntemi uygularlar:

  1. Muhatabı tanır ve ona yaklaşma yöntemini belirler
  2. Dostluk kurarlar
  3. Sorularla muhatabı şüpheye düşürürler
  4. Muhataba bu soruların cevaplarını başkalarına duyurmayacağına yemin ettirirler ve bir süre verirler
  5. Bu cevapları başkalarına verdiği sürece eşinin boş olacağı şartını koşarlar
  6. Tanınan İslam alimlerinin batıni olduğunu söyleyerek muhatabı aldatırlar
  7. Zahirinin kabuk, batının öz olduğu, bunu ancak Allah’la irtibat kuran imamın bilebileceği fikrini işlerler
  8. Muhataba dinin zahiri anlamlarıyla belirlenen dini yükümlülüklerden kurtulduğunu söylerler

Bu aşamalardan sonra muhatabı müslüman çoğunluğun kabul ettiği iman esaslarından uzaklaştırırlar.

Kaynakça

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ “Batıniyye”. Dini Kavramlar Sözlüğü. 57-58. ANKARA: Diyanet İleri Başkanlığı yayınları, 3. Baskı. 2007