Her ebeveyn, çocuğunu ruhsal ve fiziksel olarak sağlıklı bir birey olarak yetiştirmek ister. Ebeveynlerin hedeflerinden biri de çocuklarını kişilikli, ahlaklı ve kendine güvenen bireyler olarak topluma kazandırmak olmalıdır.

Tabii ki bu konuda en büyük rol anneye düşmektedir. Ancak bizim ülkemizde annelerin üzerine yüklenen yük maalesef olması gerekenden daha fazladır. Belki de bunda, işten çok yorgun gelip çocuklarına zaman ayır(a)mayan, akşama kadar sabrı tükenmiş olup çocuklarına tahammülü kalmamış babaların etkisi vardır.

Her ne kadar bu böyle olsa da şunu kesinlikle unutmamalıyız: “Çocuk gelişiminde annenin etkisi olduğu kadar babanın da kendine özgü çok önemli etkileri vardır ve anne bu konuda babanın yerini asla dolduramaz.”

Şöyle ki, çocuğa özgüveni verecek ve cesareti öğretecek kişi babadır. Babasıyla arası iyi olan, onunla kaliteli vakit geçiren çocuk özgüvenli çocuktur. Anne fıtrat olarak daha şefkatli ve korumacıdır. O yüzden çocuğu yüreklendirmek ve cesaretlendirmek babanın görevidir. Hatta çocuk ne zaman ve nerede risk alması gerektiğini yine babasından öğrenir. Baba bir konuda çocuğunu cesaretlendirirken nerede durulması gerektiğini yani sınırları da öğretir.

Aynı zamanda çocuklar babalarıyla birlikte toplum içinde olduklarında; babalarını gözlemleyerek insanlarla iletişimi, sosyalleşmeyi, bir problem olduğunda o problemi çözümlemeyi ve strateji geliştirmeyi  öğrenirler.

Diğer taraftan baba, evde otoritedir. Annenin bazen bütün gün çocuğuna defalarca dile getirdiği ve çözmeye çalıştığı bir problem, babanın eve gelişiyle kolayca hallolur. Eğer otorite görevi anneye devredilirse, anne fıtrat olarak bu konuda zorlanır, zamanla yorulur ve hırçınlaşır. Bunun sonucunda da anne-çocuk arası münakaşalar çoğalmaya başlar. Kolayca halledilebilecek sorunlar, babanın evde pasif ve ilgisiz kalmasıyla çözümsüz bir hal alabilir.

Babanın çocuk üzerindeki önemli etkilerinden birisi de çocuğun hayatında ilk erkek model olmasıdır. Erkek çocuğu, babasıyla geçirdiği vakitlerde babasını gözlemleyecek, onu model alacak ve erkeklerin dünyasını öğrenecektir. Bu sayede erkek çocuğu, sağlıklı bir cinsel kimliğe de sahip olacaktır. Kız çocuğu için de karşı cinsten biri olarak ilk tanıdığı kişidir baba. Babasıyla güçlü iletişimi olan, sağlıklı ilişki kurabilmiş kız çocuklarının, ileriki yaşlarda karşı cinsle olan iletişimi ve ilişkileri daha iyi olacaktır.

Baba’nın çocukları üzerinde diğer bir etkisi de davranışlarıyla anneye destek olmasıdır. Baba, anneyi evde maddi-manevi ne kadar desteklerse anne de o kadar rahatlayacak ve çocuklarına daha verimli olabilecektir. Peygamber Efendimiz (SAV) “Sizin en hayırlınız, hanımlarına karşı en iyi davrananınızdır. ” buyurmuşlardır. Buradan şunu çıkartabiliriz: Evde mutlu ve huzurlu bir anne demek, mutlu çocuklar demektir. Eşiyle tartışmış, kırgın, üzerine yüklenenleri kaldırmakta güçlük çeken bir anneden, çocuklarıyla sağlıklı ilişkiler kurması beklenemez.

Günümüzde babalar her ne kadar eskilerin otoriter ve sert babalarından daha ılımlı olsalar da çocukların bundan daha fazlasına ihtiyacı vardır. Baba işten yorgun gelebilir, yoğun bir gün geçirmiş olabilir. Dinlenmek en doğal hakkıdır. Ancak şartlar ne olursa olsun çocuğunu önemseyen duyarlı bir baba çocuğuna zaman ayırmayı başaracaktır. Baba’nın dinlenme vaktinden çocuğuna ayıracağı yarım saat, baba için çok büyük bir kayıp olmayacağı gibi çocuğun geleceği için çok büyük kazanç olacaktır.

Kaynaklar :

1-Baba ve Çocuk (2014)www.pedagojidernegi.com

2-Hadisi Şerif, Tirmizi (r.a.) İbn-i Mace (r.a)


Psikolog Sümeyra YILMAZ‘ın yazıları için


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × 4 =