Ayastefanos Antlaşması

Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 3 Mart 1878 tarihinde Ayastefanos’ta (Yeşilköy) yapılan antlaşma.

Antlaşmayı Oluşturan Unsurlar

19 yüzyılın ikinci yarısında, gerek Osmanlının zayıflaması gerekse Rusya’nın Balkanlarda yürüttüğü Panislavizm politikası, Balkanlarda isyanların ve kopmaların yaşanmasına neden oldu. Hiçbir gerekçesi olmayan bu isyanlar, batılı devletler ve Balkanların Hamisi konumuna gelen Rusya için Osmanlıya müdahale için sebep niteliğindeydi. İsyanların bastırılması sonucu balkan siyaseti tehlikeye giren Rusya’nın Balkanlardaki bazı devletleri kışkırtması sonucu Sırbistan ve Karadağ Osmanlıya savaş ilan etmiş ancak savaşlar Osmanlı Devletinin kesin galibiyetiyle noktalanmıştı.

23 Aralık 1876 tarihinde Paris Konferansına katılan devletler Balkan sorununu halletmek amacıyla İstanbul Konferansına düzenlendi. Ancak ağır şartlar ve Rus etkisi nedeniyle Osmanlı Devleti bu konferanstaki kararları reddetti. 31 Mart 1877 tarihinde bu kararların Osmanlı Devletine tebliğ edilmesi hususunda protokol imzalandı. Osmanlı Devleti savaşa girmek pahasına bu kararları tekrar reddetti. Bunun üzerine Rusya, görünüşte Hristiyan tebaanın menfaatlerini korumak, gerçekte ise Panislavizm siyasetini Osmanlı toprakları üzerinde uygulamak maksadıyla, 24 Nisan 1877 tarihinde Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti (93 Harbi). Ayrıca Romanya, Sırbistan ve Karadağ da Rusya’nın yanında yer aldılar. Rusya’nın savaşa başlaması üzerine İngiltere, Fransa, Avusturya, Almanya ve İtalya tarafsız olduklarını bildirdiler. Bu arada İngiltere, kendi menfaatlerinin tehlikeye düşmesi halinde kayıtsız kalamayacağını belirterek donanmasını Çanakkale’ye gönderdi.

93 Harbi ve Osmanlı Yenilgisi

Rusya ile iki cepheli olarak başlayan muharebeler, Doğu Anadolu’da Gazi Ahmed Muhtar Paşa’nın, Balkanlar’da ise Gazi Osman Paşa’nın kahramanlıkları ile önceleri Osmanlı Devleti’nin lehinde bir gelişme göstermişse de bu durum uzun sürmedi. Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’deki üstünlüğü sebebiyle Ruslar kara muharebelerine önem verdiler ve doğuda Erzurum’a, batıda da İstanbul önlerine kadar geldiler. Durumun ciddiyetini gören Babıali, muharebeleri durdurmak için Rusya’ya başvurdu ve 31 Ocak 1878 tarihinde Edirne Mütarekesi imzalandı. Bu mütarekeye göre Osmanlı kuvvetleri Küçük Çekmece – Terkos hattına kadar çekilecek, bu hattın 5 km. önüne Rus askerleri yerleşecek ve iki kuvvet arasında tarafsız bir bölge bulunacaktı.

Ayastefanos Antlaşması’nın Maddeleri

Neticede, Osmanlı Devleti’ni Hariciye Nâzırı Safvet Paşa ile Berlin Sefiri Sâdullah Bey’in, Rusya’yı ise General İgnatiyef ile Nelidof’un temsil ettiği müzakereler Ayastefanos’ta başladı ve 3 Mart 1878 tarihinde antlaşma imzalandı. Tamamı yirmi dokuz madde olan antlaşmaya göre;

  • Osmanlı Devleti Karabağ, Sırbistan ve Romanya’nın bağımsızlığını tanıyacaktır.
  • Bulgaristan Osmanlı Devleti’ne bağlı özerk bir prenslik olacaktır. Bulgar prensini halk serbestçe seçecek ve Avrupalı Devletler seçimi uygun görürse onaylayacaktır.
  • Osmanlı Devleti Bulgaristan’dan çekilecektir.
  • Bosna, Hersek Avusturya ve Rusya kontrolünde olacaktır.
  • Ermenilerin olduğu yerlerde Osmanlı Devleti ıslahat yapacaktır.
  • Girit’e özerklik verilecektir.
  • Osmanlı Rusya’ya karşı savaş tazminatı ödeyecek, maddi gücü olmadığı için Kars, Ardahan, Batum ve Beyazıt’ı Rusya’ya verecektir.
  • Osmanlı sınırında yer alan Rus uyruklular önceki gibi siyaset yapabileceklerdir.

Ayastefanos Antlaşması ile Rusya Panislavizm politikasında başarıya ulaşmış, Balkanlar ve Doğu Anadolu’da Rusya’nın etkinliği önemli ölçüde artmıştır. Ayrıca Boğazlarda ve Akdenizde Rusya tehdidi baş gösterdi.

Ayastefanos Antlaşmasının İptali

Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerinde bu derece nüfuz sahibi olması ve mevcut siyasi dengeyi tek taraflı olarak bozması, başta İngiltere olmak üzere diğer devletlerin muhalefetiyle karşılandı. Bu sebeple Ayastefanos Antlaşmasındaki maddeler, 13 Haziran 1878 tarihinde toplanan Berlin Kongresi’nde yeniden ele alındı ve değiştirildi.


Kaynakça 

Ali İhsan Gencer “Ayastefanos Anlaşması”, TDV İslâm Ansiklopedisi,C.4, S.225 Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul 1991.


KPSS tarih notları için tıklayınız…