Antoine Lavoisier

Antoine Lavoisier, 26 Ağustos 1743’te Paris’te doğdu. Aristokrat ve varlıklı bir ailede büyüdü. Babası avukattı, annesini beş yaşında kaybetti. Lavoisier, üniversiteye giderken bilime olan sevgisini keşfetti. Ancak hukuk alanında ilerleyerek babasının izinden gitmeyi planlıyordu. Zira ilerleyen zamanlarda bilime olan tutkusu hukuktan üstün geldi. Annesi öldüğünde ona yüksek miktarda miras kalmıştı. Bu miras Lavoisier’in rahat bir hayat sürmesine yetiyordu. 1764’te Kraliyet Bilim Akademisi’ne seçilerek tutkunu olduğu alanda çalışmaya fırsat buldu.

Lavoisier 1775’te bir laboratuvar kurdu. Laboratuvar, bilim adamlarının buluşma yeri haline geldi. Lavoisier, kimyadaki önemli keşiflerinin çoğunu bu laboratuvarda yaptı. 

Kütlenin Korunması Yasası

Lavoisier’in ilgilendiği temel bilimsel teorilerinden biri filojiston teorisiydi. Bu teori, yangının veya yanmanın filojiston adı verilen bir elementten oluştuğunu ortaya koyuyordu. Yanma esnasında yanan maddelerin havaya filojiston bıraktığı düşünülmekteydi.

Lavoisier, filojiston teorisini çürüttü. Yanmada asıl rol oynayan elementin oksijen olduğunu ortaya koydu. Ayrıca bir reaksiyondaki ürün kütlesinin reaktanların kütlesine eşit olduğunu gösterdi. Başka bir deyişle, kimyasal reaksiyonda kütle kaybı olmaz. Bu, Kütlenin Korunması Kanunu olarak bilinir ve modern kimya ile fiziğin en önemli ve temel yasalarından biridir.

Elementler ve Kimyasal Adlandırma

Lavoisier elementleri izole etmek ve kimyasal bileşikleri yıkmak için çok zaman harcadı. Birden fazla elementten oluşan kimyasal bileşikleri adlandırmak için bir sistem icat etti. Sisteminin çoğu bugün hala kullanılmaktadır. Ayrıca hidrojen elementini adlandırmıştır.

Suyun hidrojen ve oksijenden oluşan bir bileşik olduğunu keşfetti. Bu keşiften önce bilim adamları suyun başlı başına bir unsur olduğunu iddia ediyorlardı.

Giyotinde Bir Deha

1789 yılında başlayan Fransız Devrimi, Lavoisier ve felsefi düşünen diğer kişiler için fırsat olarak görüldü. Ancak bu durum, devletin varlığını tehlikeye atan ayaklanmalar nedeniyle tehlikeli boyuta ulaştı. Devrimde bilimin otoritesini ve aklın gücünü abartan Lavoisier, devrimci hükümetin politikaları nedeniyle finans ve diğer konulardaki desteğini geri çekti. Devrim giderek radikalleşti ve baskıyı artırdı. Bunun neticesinde Lavoisier hain olarak görülmeye başlandı. Lavoisier ve destekçileri, akademinin kurtarılması gerektiğini savunmaya devam etti çünkü akademi üyeleri devletin refahını isteyenlerdi. Ancak bu çaba sonuçsuz kaldı. Cumhuriyet, kraliyetçi geçmişinden temizleniyordu. 8 Mayıs 1794’te Lavoisier, kayınpederi ve diğer 26 vergi çiftçisi giyotinle idam edildi. Fransız hükümeti, ölümünden bir buçuk yıl sonra Lavoisier’un idamının yanlış olduğunu kabul etti.