Antioksidanlar Hücresel Yaşlanmayı Engelliyor

Serbest radikaller, vücudumuz oksijen kullanırken meydana gelen atık maddelerdir ve bu maddeler yüksek oranda tahrip edici özelliğe sahiptirler. Serbest radikaller, temas ettikleri moleküllerin yapısını bozucu etki gösterirler. Oksijen, insanların hayatlarını devam ettirebilmeleri için elzem bir moleküldür. Fakat oksijenin eksik indirgenmesi sonucu, hücreye zarar veren reaktif oksijen türleri (ROT) oluşmaktadır. Hücrelerde saldırgan yapılı reaktif oksijen türleri ve serbest radikallerin aşırı miktarda oluşmaları “oksidatif stres” olarak tanımlanır. Bu olay, tüm hücre bileşenleri (karbonhidratlar, proteinler, yağlar) üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Aynı zamanda hidroksil radikali (OH) başta olmak üzere birçok serbest radikal, genetik materyal olan DNA’daki nükleik asit bazlarının değişimine ve DNA zincirinde kırılmalara neden olarak kanser oluşumu, hücresel yaşlanma ve hücre ölümüne kadar giden süreçleri başlatabilirler. Olumsuz etkilenen bu sistemler, diğer sistemleri de etkiler. Bu durum antioksidan sistem tarafından sonlandırılıncaya kadar zincirleme olarak devam eder. Besinlerdeki antioksidanlar, serbest radikallerin meydana gelişini engelleyici ya da var olan serbest radikalleri etkisiz hale getirici özelliktedir. Hücrelere zarar veren bu bileşiklerin oluşumunun ve birikiminin engellenmesinde antioksidan sistemlerimiz kadar antioksidan içeren besinlerin tüketimi de önem arz etmektedir.

Doğal Antioksidan Gıdalar

  • A, C, E vitamini, çinko ve selenyum mineralleri, bilinen en güçlü antioksidanlardır.
  • Üzüm çekirdeği güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Özellikle siyah üzüm çekirdeği çiğnenerek yendiğinde doğal olarak antioksidan alınmış olur.
  • Yeşil çayın da antioksidan etkisi vardır ve eğer -kişiye özel bir sakınca yoksa- günlük olarak içilmesi tavsiye edilmektedir.
  • Yaban mersini, böğürtlen, çilek, kuşburnu, kivi ve mürdüm eriği, antioksidan özelliği olan meyvelerdir.
  • Soğan, sarımsak, brokoli, kereviz, havuç, lahana, karnabahar, semizotu, domates ve Brüksel lahanası, antioksidan kaynağı sebzelerdir.
  • Meyve ve sebzelerin daha koyu, daha canlı ve daha parlak renkli olanları daha fazla antioksidan madde içerir.
  • Önemli antioksidanlar arasında olan β- karoten; sarı, turuncu sebze – meyvelerde ve yeşil sebzelerde, likopen; domateste, lutein; brokoli ve lifli yeşil sebzelerde bulunmaktadır.
  • Badem, ceviz, fındık, kabak ve ay çekirdeği de antioksidan besinlerdir.

Antioksidan Destekler:

  • Beta-karoten,
  • C vitamini,
  • E vitamini,
  • Selenyum ve çinko minerali,
  • Pycnogenol,
  • Proantosiyanidinler,
  • Likopen,
  • Alfa lipoik asit,
  • Milkthistle,
  • Ginkgobiloba,
  • Koenzim Q10,
  • Melatonin gibi takviyeler antioksidan sistemleri destekler.

Dışarıdan antioksidan takviye kullanırken en çok dikkat edilmesi gereken şey, ürünün niteliği ve içeriğidir. Çünkü bazı kaynaklardaki antioksidan bileşenler yağda çözünürken bazı kaynaklardaki antioksidan bileşenler suda çözünmektedir.

Çalışmalar Ne Diyor?

  • E vitamini (tokoferoller), yağda çözünebilen başlıca antioksidanlar arasında olup tüm hücre zarlarında bulunmakta ve hücre zarlarını oksidasyona karşı korumaktadır. E vitamininin yüksek dozlarda diyete ilavesinin oksidatif strese karşı oldukça koruyucu olduğu bildirilmektedir.
  • Haftada on defa domates salçası, ketçap gibi domates ürünlerini kullanan 47.365 erkek üzerinde yapılan bir çalışmada, prostat kanseri oluşma riskinin azaldığı bildirilmiştir.
  • Yapılan bir araştırmada, günde 110 g ve üzerinde elma yiyen erkeklerde 18 g’dan daha az elma yiyenlere göre kalp krizi riskinin % 49 oranında azaldığı görülmüştür.
  • Çalışmalarda çay tüketiminin kalp krizi, koroner kalp hastalıkları, bazı kanserler ve karaciğer rahatsızlıkları riskini azalttığı gösterilmiştir.
  • Üzüm içerdiği, resveratrol ile koroner kalp hastalıkları riskini azaltan ve kanser hücrelerinin oluşumunu engelleyen güçlü bir antioksidan özelliği taşımaktadır.
  • Kirazın antioksidan potansiyele (antosiyanidin) sahip olan melatonini önemli miktarda içerdiği, başta yaşlılarda olmak üzere kiraz ve kiraz suyu tüketiminin teşvik edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
  • Soğanın kan yağlarını düşürücü etkileri, hayvan deneyleriyle gösterilmiştir.
  • Yapılan çalışmalarda, incirin içerdiği polifenollerin, özellikle de antosiyaninlerin hücrelerde antioksidan kapasiteyi arttırdığı belirtilmiştir.

Referanslar:

  • http://www.pharmetic.org/bilgi-bankasi/antioksidan-nedir.pdf
  • http://dergipark.gov.tr/download/article-file/259509
  • http://www.gidamo.org.tr/resimler/ekler/7b16ecf8ca53723_ek.pdf?dergi=16

Uzman Diyetisyen Betül AY YILMAZ‘ın yazıları için tıklayınız…