Antik Mısır

Eski Mısır Kronolojisi

  • Eski Krallık (MÖ 2800 – 2200): İlk firavunlar, tüm Mısır’ı kapsayan, istikrarlı ve güçlü bir devlet kurdu. Piramitler bu dönemde inşa edilmeye başlandı. Devletin başkenti Memphis olarak belirlendi. Eski Krallık, üçüncü ve altıncı hanedanlık dönemlerini kapsar. Dördüncü Hanedanlık döneminde, Sneferu ve Khufu gibi güçlü firavunlar hüküm sürdü ve Mısır zirveye ulaştı. Bazen Yedinci ve Sekizinci Hanedanlar Eski Krallık’ın bir parçası olarak kabul edilirler.
  • Orta Krallık (MÖ 2050 – 1780): Başkent Thebes’e taşındı. Firavunlar Nübye bölgesine kadar hakimiyetlerini genişletti. Orta Krallık dönemi On Birinci, On İkinci ve On Üçüncü Hanedanlar dönemidir. Tarihçiler bazen On Dördüncü Hanedanlığı da bu döneme dahil eder. Büyük kültürel gelişmeler sağlandı. İmparatorluk, Mezopotamya’dan gelen Hiksos’un saldırıları nedeniyle zayıfladı.
  • Yeni Krallık (MÖ 1580 – 1100): Yeni Krallık, Eski Mısır uygarlığının altın çağıydı. Zenginlik, refah ve güç zirveye ulaştı. On Sekizinci, On Dokuzuncu ve Yirminci Mısır Hanedanları Yeni Krallık döneminde hüküm sürdü. II. Ramses, III. Thutmose, Hatshepsut, Tutankhamun ve Akhenaten gibi ünlü ve güçlü firavunlar bu dönemde yaşadılar. I. Ahmose bu dönemin en kudretli firavunudur. Bu dönemde Mısır hakimiyeti Filistin ve Suriye’ye kadar genişledi. Ayrıca IV. Amenhotep Mısır’da tanrı Aten kültüne dayanan yeni bir din kurdu ve başkenti Tel El-Amarna’ya taşıdı.
  • Geç Dönem (MÖ 1100 – 30): Bu dönemde, Asur ve Pers saldırılarından muzdarip olan Mısır zayıflamaya başladı. MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender tarafından fethedilen Mısır, MÖ 30 yılında Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilerek Roma eyaletine dönüştürüldü.
    Eski Mısır

Coğrafya ve Nil Nehri

Nil’in suları firavun krallığını doğurdu. Mısır halkına hediye edilen, dünyanın en uzun nehri, Afrika’nın kalbinden Akdeniz’e akar. Nehrin Akdeniz’e boşaldığı yer geniş bir vaha; insan, bitki ve hayvan için mükemmel bir yaşam alanı. Zira Mısır’ın %90’ından fazlası çölden oluşur. Nil’in yıllık sel baskınları, o topraklarda büyük bir medeniyetin yaşamını ve büyümesini sağlayacak malzemeleri taşıdı ve besin açısından zengin bir alüvyon alanı bıraktı. Nil’in zenginleştirdiği tarım alanlarında yetiştirilen en önemli üç ürün buğday, keten ve papirüstür.

  • Buğday: Buğday, Mısırlıların temel gıda maddesiydi. Ekmek yapmak için kullanıldı. Mısırlılar, Orta Doğu’da buğday ticareti yaparak önemli kazançlar sağladılar.
  • Keten: Keten giysiler için keten kumaş yapımında kullanıldı. Keten kumaşı, Mısırlılar tarafından kullanılan ana kumaş türüdür.
  • Papirüs: Papirüs, Nil kıyılarında yetişen bir bitkidir. Eski Mısırlılar bu bitkiyi kağıt, sepet, ip ve sandalet yapımında kullanırlardı.

Nil Nehri, Eski Mısırlılara birçok yapı malzemesi de sağlamıştır. Nehir kıyısındaki çamurları kurutarak tuğla yapımında kullandılar. Bu tuğlalar evlerin, duvarların ve diğer binaların yapımında kullanılmıştır. Ayrıca Eski Mısır’ın büyük şehirlerinin çoğu Nil Nehri boyunca inşa edildiğinden, nehir, taşımacılık alanında da kullanılmıştır.

Güneyi, doğusu ve batısı geçilmesi zor bir çöl, kuzeyi ise denizle kaplı olan Eski Mısır, bu sayede dış etkilerden de korundu ve kendine has bir medeniyet inşa etti.

Sosyal Yapı

Eski Mısır toplumu piramidal bir düzene sahipti ve farklı gruplara ayrılırdı:

  • Birinci grup: Firavun (kral / tanrı) ve kraliyet ailesi.
  • İkinci grup: Rahipler, bazı memurlar, il valileri, askeri komutanlar ve yüksek rütbeliler.
  • Üçüncü grup: Nüfusun yaklaşık %97’sini oluşturan çiftçiler. Ayrıca esnaf kesimi de bu grubun içinde yer alırdı.
  • Dördüncü grup: Köleler. Nesneler veya hayvanlar olarak kabul edilirdi. Satın alınabilir ve satılabilirlerdi.

Kadının Mısır’da oynadığı rol, diğer Antik Çağ kültürlerine göre çok etkindi. Bazı kadınların büyük bir gücü vardı, hatta Mısır’ın kraliçeleri oldular. Nefertiti, Firavun döneminin en meşhur kraliçesidir. Adı “Güzel olan geldi” anlamına gelir ve güzelliği farklı heykel ve kayıtlarda vurgulanmıştır. Nefertiti, tapınaklarda ve anıtlarda diğer Mısır kraliçelerinden daha fazla ölümsüzleştirildi.

Rahipler toplumun bilge sınıfıydı. Temel işlevleri, tapınakların yönetimi ve tanrılara hizmettir. Ayrıca tanrıların arzularını yorumlamak, yerine getirmek ve onlara ibadet etmektir. Rahip grupları siyasette çok etkili bir sınıftır, hatta 21. ve 22. hanedan dönemlerinde saltanat olarak hükümete girmişlerdi.

Güzel görünmek ve temiz olmak Mısırlılar için çok önemliydi. Kadınlar ve erkeklerin çoğu takı takardı. Zenginler altın ve gümüşten yapılmış takılar takarken, fakir insanlar bakır kullanırdı. Makyaj da çok önemliydi. Makyajı da hem erkekler hem kadınlar yapardı. Kullanılan ana makyaj türü göz boyasıdır. Mısır çok sıcak olduğu için beyaz keten giysiler tercih edilirdi. Erkekler kilim, kadınlar düz bir elbise, köleler ve hizmetçiler ise desenli kumaş giyerdi.

Ortalama bir aile köy yerlerinde, güneşte pişmiş, çamur tuğlalı evlerde yaşardı. Oldukça küçük olan evlerde birkaç pencere ve mobilya olurdu.

Siyasi Yapı

Mısırda yönetim ve hükümet etme sistemi şu şekildedir:

  • Monarşi
  • Mutlakiyet
  • Teokrasi

Yönetimde tek güç olan Firavun’dan sonra aşağıdaki pozisyonlar da devletin en önemli kademeleriydi.

Kraliyet Yazarı: Yönetimin tüm eylemlerini açıklayan birimdir. Hiyeroglif yazı uzmanları bu birimde yer alırdı. Vergileri değerlendiren, inşaat işlerini yürüten, aritmetiğin sırlarını bilen ve firavunun emirlerini yazıya döken kişi/kişilerden oluşur.

Başrahip: Dinin liderliğini yürüten yüce başkan.

Sadrazam: Vilayetleri kontrol eden yöneticiler ile diğer yetkililerin Firavun’la ilişkilerine aracı olan kişidir. En yüksek yönetici ya da başbakan, vezir.

Kraliyet Mührü Başkanı: Mısır monarşisinin hazinesini, gelirlerini ve harcamalarını kontrol eden kişi.

Dini Yapı

Mısırda çok tanrılı inanç hakimdi. Mısırlılar, ruhu yargılayan Osiris’e, imparatorluğun ana tanrısı Ra’ya (Güneş Tanrısı) ve kediler, bok böcekleri, yılanlar ve öküz Apis gibi hayvan başlarıyla tasvir ettikleri yüzlerce tanrıya tapıyorlardı.

Antik Mısır’ın en önemli tanrıları:

Ra: En büyük tanrıdır. Güneşi temsil eder.

Anubis: Köpek kafalı bir adam veya büyük bir köpek olarak temsil edilir. Ölülerin göğe yükselmesini kolaylaştırır. Mumyacıların tanrısıdır.

Aten: IV. Amenhotep, diğer tüm tanrıları yok saydı ve sadece Aten’e inandı. Antik Mısır’da bu dönem tek tanrılı inancın yaşandığı dönemdir.

Horus: Isis ve Osiris’in oğlu. Gökyüzünün tanrısıdır. Şahin veya şahin başlı bir adam olarak temsil edildi. Ayrıca krallığın tanrısıdır.

Osiris: Yaşam tohumlarını içeren yer altı dünyasının efendisi, ölenlerin koruyucu tanrısıdır.

Hapi: Nil, doğurganlık ve Mısır ulusunun zenginlik tanrısıdır.

Bes: Düz yüzü olan bir cüce olarak temsil edilir. Doğumun koruyucusu ve kötü ruhlara karşı mücadele eden tanrıdır.

Ptah: Dünyaya kalbi ve dili ile şekil veren, Memphis şehrinin yaratıcısı, esnafın hamisidir.

Amon: Baş ve ilk tanrı. Bütün tanrıların tanrısıdır. Kaz ve koç ile temsil edilir.

Thoth: Thoth, bilginin tanrısıydı. Mısırlılara yazıyı, tıp bilgisini ve matematiği veren tanrıdır. Ayrıca ayın tanrısıydı. Thoth, İbis kuşu kafalı bir adam olarak çizilir. Bazen babun olarak temsil edilmiştir.

Mısır’da ölümden sonra yaşama inanılırdı. Ölüler mezarlara (piramitler, mastabas veya hipojeler) gömülürdü. Bu mezarlar tablolar, kabartmalar ve muhteşem mezarlık mobilyalarıyla süslenirdi. Mumyalama, ölülerin bir sonraki yaşam için hazırlanması amacıyla yapılırdı.

Sanat ve Mimari

Eski Mısırlılar hakkında bilinenlerin çoğu sanatlarından geliyor. Günümüze intikal eden birçok sanat eserinden nasıl göründükleri, ne tür giysiler giydikleri, hangi işleri yaptıkları ve neyi önemli gördükleri gibi şeyleri öğrenebiliriz.

Eski Mısırlılar tarafından yapılan sanat eserlerinin çoğu dini inanışları ile ilgiliydi. Firavunların mezarları resim ve heykellerle doldurulurdu. Bu sanat eserlerinin çoğu ölümden sonraki yaşamda Firavunlara hizmet için yapılırdı. Tapınaklar sanatın sıkça icra edildiği bir diğer merkezlerdi ve tanrıların büyük heykellerinin yanı sıra duvarlardaki tablolarla doluydu.

Mısırlılar, devasa heykel eserleri ile ünlüdür. Bunun bazı örnekleri arasında Büyük Giza Sfenks’i ve Abu Simbel tapınaklarındaki Ramses II heykelleri gösterilebilir.

Mısır piramitleri, tüm antik anıtların en ünlüsüdür. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan bu muazzam yapılar kireç taşından yapıldı. Antik çağda Mısırlılar tarafından inşa edilmiş 47 piramit bulunuyor, en büyük ve en bilinen piramitler Giza piramitlerinden Keops, Khafre ve Mykerinos’tur.

Tapınak, Mezar ve Piramitler

Krallar Vadisi

Krallar Vadisi, firavunlar için ayrılan büyük mezarlık alanlarıdır. MÖ 1500’lü yıllarda Firavunlar, büyük piramit mezarlar yerine, Krallar Vadisi’ndeki mezarlara gömüldü.

Krallar Vadisi’nde 60’tan fazla mezar bulunur ve mezarların özellikleri birbirinden farklıdır. Basit mezarlar olduğu kadar 100’den fazla yer altı odasına sahip mezarlar da bulunur.

Mezarların çoğu binlerce yıl önce yağmalandı. Ancak mezarların duvarlarında, firavunların ve buraya gömülen diğer liderlerin yaşamları hakkında bilgi içeren sanat eserleri bulunur. Hazine ve türbenin sağlam olduğu tek mezar Tutankhamun mezarıdır.

Piramitler

Eski Mısır piramitleri, insanlar tarafından antik dönemde yapılmış en etkileyici yapılardır.

Piramitler, firavunların mezar yerleri ve anıtlar olarak inşa edildi. Dini inancın bir parçası olarak Mısırlılar, firavunun öbür dünyada mutlu olması için bazı şeylere ihtiyaç duyduğuna inanıyorlardı. Bu nedenle piramidin derinliklerine firavunun ölümden sonra ihtiyaç duyabileceği her türlü eşya ve hazine gömülürdü.

Piramit Türleri ve Özellikleri

Yaklaşık 138 Mısır piramidi bulunuyor. Adım piramitleri olarak adlandırılan bazı piramitler, dev basamaklara benzeyen büyük çıkıntılara sahiptir. Arkeologlar, adımların firavunun güneş tanrısına tırmanmak için kullanacağı merdivenler olarak inşa edildiği fikrindeler. Daha sonra inşa edilen piramitler daha eğimli ve düz kenarlara sahiptir.

Piramitlerin en büyüğü, Giza’nın Büyük Piramidi olarak da adlandırılan Khufu Piramidi’dir. 3800 yıl boyunca insan yapımı olarak ayakta kalmayı başaran en büyük yapıdır. İlk inşa edildiğinde 146 metre boyundaydı. Günümüzde ise piramidin uzunluğu 138 metre olarak ölçülmüştür.

Piramitlerin inşa yöntemi hala gizemini korumaktadır. Binlerce kölenin büyük blokları kestikten sonra bu blokları rampalarla piramitten yukarı taşıdığına inanılmaktadır. Piramit her seferinde bir blok halinde yavaşça inşa edildi. Bilim adamları, Büyük Giza Piramidi’ni inşa etmek için 23 yılda en az 20.000 işçinin çalışması gerektiğini düşünüyor.

Piramitlerin derinliklerinde, firavuna ait hazine ve firavunun öbür dünyada kullanması için eşyaların olduğu mezar odaları bulunur. Duvarlar genellikle oymalar ve resimlerle doludur. Firavunun odasının yanında aile üyelerinin ve hizmetçilerin gömüldüğü diğer odalar bulunur.

Büyük Sfenks

Sfenks, aslan gövdeli ve insan başlı mitolojik bir yaratıktır. Eski Mısır’da, kafa çoğu zaman bir firavun ya da bir tanrıydı. Mısırlılar, mezarlar ve tapınaklar gibi önemli alanları korumak için sfenks heykelleri inşa ettiler.

En ünlü sfenks, Giza’nın Büyük Sfenksi’dir. Dünyanın en büyük ve en eski heykellerinden biridir. Arkeologlar, bu sfenksin MÖ 2500 civarında oyulduğuna ve sfenksin kafasının Firavun Khafra’ya benzediğine inanmaktalar. Büyük Sfenks güneşin doğuşuna bakar ve Giza’nın piramit mezarlarını korur.

Büyük Sfenks 73 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğindedir. Giza sahasındaki bir açmada, ana kayadan oyulmuştur. Geçtiğimiz 4500 yıl boyunca Büyük Sfenks zarar gördü. Orijinal sfenkste uzun örgülü bir sakal ve burun vardı.

Simge Şehirler

Eski Mısır’daki en büyük ve en önemli şehirler başkentlerdir. İlk başkent Thinis’ti. Daha sonraki başkentlerden bazıları Memphis, Thebes, Avaris, Akhenaten, Tanis, Sais ve İskenderiye’dir.

Antik Mısır’ın en önemli şehirleri:

  • Memphis: Memphis, MÖ 2950 ile MÖ 2180 arasında Mısır’ın başkentiydi. Bazı tarihçiler Memphis’in zirve döneminde dünyanın en büyük şehri olduğunu iddia ediyor. Memphis, başkent Thebes’e taşındıktan sonra bile Mısır’da büyük ve önemli bir şehir olmaya devam etti. Aynı zamanda birçok tapınak bulunan bir din merkeziydi. Memphis’in ana tanrısı, yaratıcı tanrı ve zanaatkarların tanrısı Ptah’dı.
  • Thebes: Thebes ilk olarak MÖ 2135 civarında Mısır’ın başkenti oldu. MÖ 1279 yılına kadar başkent olarak hizmet verdi. Thebes ve Memphis, genellikle Mısır’daki en büyük ve en önemli şehirler olarak birbirleriyle yarıştılar. Thebes önemli bir siyasi ve dini merkezdi. Luksor Tapınağı ve Karnak Tapınağı dahil olmak üzere birçok önemli tapınak Thebes’tedir. Krallar Vadisi de Thebes şehrine yakındır.
  • İskenderiye: İskenderiye MÖ 332’den MS 641 yılına kadar başkent olarak hizmet vermiştir. Büyük İskender Mısır’ı fethettiğinde ve generallerinden biri olan Ptolemy Hanedanlığını kurduğunda başkent oldu. İskenderiye, yaklaşık bin yıl boyunca başkent olarak kaldı. Antik çağda, şehir, Eski Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan İskenderiye Feneri ile ünlüdür. Aynı zamanda dünyanın entelektüel merkezi olarak biliniyor ve dünyanın en büyük kütüphanesine ev sahipliği yapıyordu. İskenderiye, bugün de Mısır’ın ikinci büyük şehridir.
  • Amarna: Amarna, Firavun Akhenaten döneminde Mısır’ın başkentiydi. Firavun, Tanrı Aten’i tek tanrı olarak kabul etti ve bu dini resmi hale getirdi. Aten’i onurlandırmak için de şehri inşa etti. Akhenaten öldükten kısa bir süre sonra başkent olmaktan çıkarıldı.

Bilimsel ve Kültürel Katkılar

Yukarı ve Aşağı Mısır’ın birleşmesinden çok önce, Mısır’da, mecazi olan bir yazı sistemi vardı. Her figür bir nesneyi veya bir fikri temsil ediyordu. Bu yazıya ideografik yazı da denir. Daha sonra işaretler ve sembollerle zenginleştirildi ve hiyeroglif yazı olarak adlandırıldı.

Hiyeroglif yazı 500’den fazla işaretten oluşurdu ve taşlara, tapınak ve piramitlerin duvarlarına kaydedilirdi.

Nil’in taşkınlarını hesaplama ihtiyacı, güneş takviminin icat edilmesini sağladı. Bunun sonucunda astronomik çalışmalar ilerledi. Aynı şekilde, Nil ve suları ile kaplanan toprakların sularının ölçümü de matematiksel gelişmeyi tetikledi.

Mumyalama uygulaması sayesinde insan vücudu ve tıp hakkında gelişmeler kaydedildi.

Mumya

Ölümden sonraki hayat, Eski Mısır kültürünün önemli bir parçasıydı. Ölümden sonraki hayat için hazırlanma yollarından biri, vücudu mümkün olduğunca uzun süre korumaktı. Bu işlem, mumyalama yöntemiyle yerine getirilmiştir. Mumyalanmış bedenlere mumya denir.

Mumyalamanın temel unsuru tüm suyu ve nemi vücuttan çıkarmaktır. Bunun için vücudu kurutmaya yardımcı olan, natron adı verilen, tuzlu, kristal bir madde ile kaplanır. Bazı organlar da çıkarılır. Vücudun natronla kaplanmış ve doldurulmuş olarak 40 gün kurumasına izin verilir. Kuruduktan sonra, cildi korumak için losyonlar kullanılır, boş gövde çeşitli şekillerle güçlendirilir ve keten örtülerle kaplanır. Sargı katmanlarını birbirine yapıştırmak için reçine kullanılırdı. Bu işlemler 40 gün kadar sürebiliyordu. İşlemler bittikten sonra mumya, lahit adı verilen taş bir tabutun içine yerleştirilir.

Mısır dininde, kişinin ruhunun veya “ba”nın öbür dünyadaki kişinin “ka” ile birleşmesi için vücuda ihtiyaç vardı. Beden, öbür dünyanın önemli bir parçasıydı ve sonsuza dek korumak gerekiyordu. Sadece çok zenginler en iyi mumyalama işlemini yaptırabildi. Ancak bu işlem herkes için gerekliydi. Bu yüzden farklı mumyalama işlemleri geliştirildi. 3000 yıl boyunca Mısır’da 70 milyon mumyalama işleminin yapıldığı tahmin edilmektedir. Hala bazı eski firavunların mumyaları bulunmaktadır.