Anoreksiya Nervoza

Yoğun ve akıl dışı bir şişmanlama korkusu yüzünden yemek yiyememe veya yemeyi reddetme, kendi yaşına ve boyuna uygun minimum normal kiloyu reddetme veya koruyamama, gerçekçi olmayan olumsuz bir vücut imajı, mevcut kilosunun azlığının ciddiyetini reddetme, öz değerlendirmede kiloya veya fiziğe aşırı bir önem yükleme gibi belirtilerle tanımlanan psikolojik bir yeme bozukluğu.

Tipik olarak kiloları, normalin %15 kadar altındadır ve yaşamı tehdit eden bir düzeye kadar inebilir. Anoreksiya Nevroza’nın en belirgin yönü şişmanlık korkusudur. Hasta ne kadar zayıf olursa olsun kendini iri görmektedir ve sürekli kilo vermeyi amaçlamaktadır. Görülme olasılığı yüzde 1-2 olmakla birlikte, anoreksiyalı kişilerin yüzde 90’ı kadındır ve ergenlik dönemi hastalığın en sık rastlandığı dönemdir.

Anoreksiya Nervoza Nedenleri

Anoreksiya nervozanın sebeplerine yönelik kesin bir kanı yoktur. Ancak bazı şartlarda hastalık riskinin arttığı gözlemlenmiştir.

  • Duyarlı, azimli ve mükemmeliyetçi kişilik yapısı.
  • Toplumsal güzellik anlayışında zayıflığa aşırı değer verilmesi.
  • Genetik yatkınlığın olması.
  • Bebeklik ve çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıkları.
  • Asosyal, utangaç, özgüveni ve özsaygısı düşük, depresif ve obsesif kişilik bozukluğu.
  • Ebeveyn ile güvenli bağlanma problemi yaşama ve küçük yaşta travma geçirme.
  • Kitle iletişim araçlarında zayıf vücut yapısına dikkat çekilmesi ve toplumsal baskı.
  • Bazı meslek gruplarında (anken, balerin, jokey…) çalışmak.
  • Çok fazla strese (boşanma, taşınma, ölüm, hastalık vb.) maruz kalmak.
  • Alkol ve madde bağımlılığı

Anoreksiya Nervoza Belirtileri

  • Aşırı zayıflık ve zayıf olduğunu kabullenmeme, hastalığı reddetme.
  • Yenileni Dışarı Çıkarma (Kusma, müshil ve diüretik ve laksatif ilaçlar yoluyla)
  • Diyet takıntısı (Yenilen her yemek için kalori hesabı, bazı gıdaları yememe vb.)
  • Benlik saygısının düşmesi, uykusuzluk, ruh halinde dalgalanma, öfke, içe kapanıklık, karşı cinsle iletişim kuramama, psikolojik sorunlar (depresyon, anksiyete, hiperaktivite)
  • Hipotansiyon, hipotermi; ciltte lanugo (yenidoğan bebeklerde görülen tüyler) tüyleri, parmaklarda kendini kusturmaya bağlı olarak cilt derisinde kalınlaşma ve sertleşme, deride ve saçlarda kuruluk, kalp atım hızında yavaşlama, bağırsak problemleri, memelerde atrofi (hücrelerin küçülmesi), ağız ve dişlerde çürük. Baş dönmesi ve bayılma, kuru yada sarımsı cilt
  • Erkeklerde testis oranında düşüş, kadınlarda adet düzensizliği ya da adet görememe

Anoreksiya Nervoza Tedavisi

Bu hastalık tedavi edilmemesi halinde kronikleşebilir. Hastalık tedaviye dirençlidir ve olayların büyük çoğunluğunda kendiliğinden iyileşme görülse de bazı durumlarda ölümle sonuçlanacak kadar ağırlaşabilir. Tedavinin amacı hastanın kilo alımı olmamalıdır. Zira hastalık fizyolojik, psikolojik ve çevresel faktörleri içinde barındırır. Bu sebeple tedavi aşamasında; uzman psikiyatrist, diyetisyen, psikolog, ortopedi, endokrinoloji, fizyoterapist, hemşire gibi sağlık personelinin; Hastanın ve ailesinin sürece katılımı önem arz etmektedir.

Kaynakça

*Selçuk BUDAK, Psikoloji Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yayınları, 2000.

*https://dergipark.org.tr/download/article-file/183564