Animizm

Animizm, canlı ve cansız her şeyin bir ruha veya öze sahip olduğu fikridir. Elde edilen bilgiler, insanlığın başlangıç çağlarında animizm belirtilerine yer yer rastlanabileceğini göstermektedir. Bazı sosyologların açıklamalarında, ilkel insan, işleyişini kavrayamadığı olaylar karşısında bu olayların muğlak ve karanlık güçler tarafından yönetildiği hissine kapılmıştır. Bu güçlere kendi iradesinin niteliklerini atfetmiştir. Bu çerçevede animizm, insanların ve nesnelerin ruhlar tarafından yönetildiği inancına dayanan ilkel dinsel görüş olarakta tanımlanabilir.

Bilim ilerledikçe, insanlar doğaya egemen olmaya başladıkça, animizm de yerini çok tanrıcılığa ve giderek tek tanrılı dinlere bırakmıştır. Günümüzde çok az dahi olsa bazı ilkel kavimler bu inancı sürdürmektedirler. Animizm genellikle ilkel kültürlerle ilişkilendirilir, ancak animizmin unsurları dünyanın en önemli dinlerinde de görülebilir. Örneğin Şintoizm 112 milyondan fazla insan tarafından takip edilen geleneksel Japon dinidir. Her şeyin özünde yaşayan ve kami olarak bilinen ruhlara olan inanç, modern Şinto’yu eski animistik uygulamalarla ilişkilendirir. 

Animizm, hayatla ilgili olayları, düşünen bir ruhun yönettiğine inanılan bir sistemdir. Bu nedenle, Stahl Doktrini olarak da bilinir. Stahl’ın animizmi hem vitalizme hem de mekanizme karşıdır. Mekanizm, hayat olaylarını yalnız fizik-kimya olgularından ibaret saymaktadır. Vitalizm ise hayat olaylarını yarı maddi ve yarı manevi olan hem fizik hem kimya olaylarından hem de düşünen ruhtan ayrı bir hayat ilkesiyle açıklar. Animistler, hayatla ilgili olayları tek bir sebebe, düşünen veya akıllı bir ruha bağlarlar.