Aleksandr Puşkin

Rus şair, romancı, dramatist ve kısa hikaye yazarı. Genellikle Rusya’nın en büyük şairi ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir.

Çocukluğu ve İlk Şiir Denemeleri

6 Haziran 1799’da Rusya’nın Moskova kentinde doğan Alexander Sergeyevich Puşkin, son derece kültürlü ve aristokrat bir ailede dünyaya geldi. Özel öğretmenler ile çalışanların bakımı ve gözetimi altında yetiştirildi. Erken yaşta yazma tutkusunu geliştirdi ve ilk şiirini ergenlik döneminde yayınladı.

Puşkin, Tsarskoe Selo’da bulunan prestijli İmparatorluk Lisesi’nde eğitim gördü. Burada sanatsal yaratıcılığını kullanmaya başladı ve ilk tanınmış edebi eseri üzerinde çalışmaya başladı. 1820’de Ruslan ve Ludmila adında, çocukken duyduğu Rus halk masalına dayanan uzun bir şiir yayınladı. Bu şiir Rus edebiyatının seçkin eserlerinden biri olarak kabul edilir. 

Sürgün Yılları

St. Petersburg’daki dış ilişkiler ofisinde çalışmaya başlayan Puşkin, kısa bir süre sonra radikal ve sosyal reform hareketlerine katılmaya başladı. ‘Ode to Liberty’ şiiri, hükümetin tepkisine neden oldu ve bu şiirinden dolayı sürgüne gönderildi. Önce Yekaterinoslav’a (Dnipropetrovsk, Ukrayna) gönderildi ancak orada hastalandı. İyileşme aşamasında önce Kuzey Kafkasya’ya daha sonra Kırım’a gitti. Dolaştığı bölgelerde elde ettiği izlenimlerle Rus edebiyatında muazzam eserler olarak gösterilen Kafkasya Tutsağı, Soyguncu Kardeşler ve Bahçesaray Çeşmesi eserlerini yazdı.

Sürgün dönemi Puşkin için verimli geçmişti. Bu dönemde başladığı ve Rus edebiyatının kilometre taşlarından biri olan Eugene Onegi (1833) adlı anlatı-şiirlerini yayınladı. Eser ilk olarak 1820’lerde ve 1830’ların başında bir dergide seri halde yayınlandı. Hikayenin anlatıcısı, eğitimli ve dünyevi görünen bir karakterdir. Romanın ana teması; kurgu ve gerçek yaşam, adil cinsiyetin zekası ve toplum tarafından dayatılan aşağılık sınırlar arasındaki ilişkidir. Ayrıca “Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov” adlı önemli romanlarını da yazdı.

Erzurum Yolculuğu

1828’de Kafkasya’ya giden Puşkin, daha sonra Osmanlı-Rus savaşına tanık olmak için sivil olarak orduya katılır. Yolculuk süresince izlenimlerini kayıt altında tutar. Notların bir kısmını yayınladığında büyük eleştiriler alır. Zira bu notlar, milli duygulardan çok tarafsız bir tutumla yazılmıştı. Ölümünden bir yıl önce tüm notlarını yayımlar. Türkiye’de bu notlar Erzurum Yolculuğu adıyla bilinir.

1830’ların başı da Puşkin’in son derece verimli olduğu bir dönemdir. Veba Sırasında Bayram, Mozart ve Salieri ve Avaricious Şövalye gibi çok beğenilen oyunlar yazdı. Şiir ve oyun yazmanın yanı sıra kısa öyküler de yazdı. Bu öykülerden biri olan ‘Maça Kızı’nda Puşkin, Rusya’nın değişen toplum yapısını ve sosyal ilişkilerini mükemmel şekilde anlatır. Bu kısa hikaye daha sonra Çaykovski tarafından operaya uyarlanmıştır. 

Sıra Dışı Yazarın Sıra Dışı Ölümü

1831 yılında Puşkin, Natalya Nikolayevna Gonçarova’yla ile evlenir. Bu evlilikten dört çocukları olur. Ayrıca bu evlilik Puşkin’in ölümünü hazırlar. 1836 yılının son dönemlerinde Georges d’Anthès adındaki Fransız soylunun, karısı Natalya Puşkin’e kur yaptığını, karısının da d’Anthès’e karşılık verdiğini öğrenir. Bu duruma öfkelenen Puşkin, 1837’de d’Anthès’i düelloya çağırır. Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d’Anthès, Puşkin’i karnından yaralamayı başarır. İki gün boyunca can çekişen Puşkin, 1837 yılının Şubat ayında, 38 yaşında hayatını kaybeder.