Aldatılan Ben Miyim, O Mu?

Ne çabuk ulaşıyoruz değil mi artık o ulaşılmaz olanlara… Rüyamda görsem inanmam dediğimiz zamanlara…(Aldatılan Ben Miyim, O Mu?)

Çabuk ulaşıyoruz, birçok şeyi çok kolay elde ediyoruz; dolayısıyla hemen sıkılıp tüketebiliyoruz. Bu durumun sadece madde dünyasında böyle olduğunu düşünmüyorum tabi. İnsan ilişkileri kısmına birazdan değineceğim.

Oyuncağı hasar gördüğünde ya da kırıldığında “Boşver! Uğraşma yapmak için, yenisini alırız.” cümlesiyle büyüyen çocuklarımız, yeni oyuncağa çabucak ulaşırken bilişsel şemasına bir bilgi kodluyor aslında.

Peki, Nedir O Bilgi?

Bozulan, hasar gören ve kırılanın yerine yenisi gelir, alınır, bulunur… Derken sosyal medya bir şemayı daha kodluyor beyne… İstediğin kişiye ulaşabilirsin, hem de her istediğinde! Kolay ulaşan, çabuk tüketen, emek vermeden elde eden bireyler tatmin olmaz hale geliyorlar. İlişkisi hızlı başladığı ve çabuk ilerlediği gibi haz vermiyor, bir süre sonra da çekilmez oluyor.

Derken akla çocukluktan kalma kurtarıcı bir şema geliyor ve hemen genelleniyor: “Oyuncağının yerine yenisini almıştın, eşinin ya da partnerinin yerine de yenisini alabilirsin.” Tam yerine yenisini alacakken partner bunu ayrılık nedeni olarak algılıyor ya da üzülerek tepki veriyor ve kabullenemiyor. ( Ya da yüzlerce farklı düşünce olasılığı…)

“Almak” kelimesini kullanıyorum çünkü tüketim çağında her şeyi almaya programlanmış gibiyiz. Olmak yerine almayı, sahip olmayı tercih ediyoruz. Bu tercih bireyi karşı tarafın da tepkisine takılmasına yol açınca başka bir can alıcı tercihe sevk ediyor…

“Aldatmak!”

Yenisini almaya programlı zihin, koşullar ne olursa olsun yine alıyor ve maalesef bu defa aldatmış oluyor. Çünkü hala partnerinin varlığı devam ediyor.

Aldatmış oldu ama kimi? Araştırmalar, aldatan kişilerin çoğunlukla iç görüsü olmayan, öz eleştiri yapmayan kişiler olduğunu iddia ediyor. Bu kişiler, aynı zamanda sorunla karşı karşıya kaldıklarında sorunu çözmeye çalışmak yerine sorundan kaçmayı tercih ediyor. Tıpkı oyuncağı bozulduğunda ya da kırıldığında tamir etmeyen, yenisi alan çocukların şemasında olduğu gibi. Sorun yaşadığı ya da sıkıldığı ilişkisinin de yerine yenisini alıyor ve bir nevi kendini oyalayıp aslında kendini aldatıyor. Aldatılan kişilerse mağdurun sadece kendileri olduğunu; bunu hak edecek davranışlarının ne olduğunu düşünüp, hayıflanıp duruyor. Bana kalırsa bu durumda her iki  taraf mağdur! Ancak bunu sadece bir kişi biliyor. Çünkü aldatan, kendini aldatmaya devam ederken, aldatılan kendi yoluna devam ediyor…