Adalet AĞAOĞLU

Hayatı

Yazar. 23 Ekim 1929, Nallı­han / Ankara doğumlu. Evlenme­den önce Adalet Sümer, evlendik­ten sonra da bir süre Adalet Sümer Ağaoğlu adlarıyla yazdı. Ayrıca Parker Quinck, Remüs Telada ad­larını kullandı. Yazar ve tiyatrocu Güner Sümer’in ablasıdır.
İlkoku­lu Nallıhan’da okudu. Nallıhan’da ortaokul olmadığından, öğrenimini sürdürebilmesi için ailesi 1938’de Ankara’ya göç etti. Ankara Kız Li­sesini (1946), Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü­nü (1950) bitirdi. 1951’de Ankara Radyosu’na girdi; bir süre drama­turg olarak çalıştı, daha sonra Rad­yo Tiyatrosu Müdürü oldu. TRT‘nin kurulmasından sonra bu kurumda program uzmanı olarak çalıştı ve bir süre daire başkanlığı yaptı, 1971‘de TRT’den ayrıldı. Ayrıca, Ankara Meydan Sahnesinin kurucuları arasında yer aldı, burada da dramaturg ve çevirmen olarak çalıştı (Mart 1961-Haziran 1966). Fransa, ABD, İtalya, Almanya, İs­viçre, Norveç, Japonya, Tayvan, Avusturya, Çekoslovakya gibi pek çok ülkeye turistik ve sanatsal gezi­ler yaptı.
Eserleri Almanca, Slovak­ça, İngilizce, Hollandaca ve Bulgarcaya çevrildi. Uzun yıllar Ankara’da yaşadıktan sonra, 1980’li yılların başlarında İstanbul’a yerleşti. 1996 yılında, parkta otururken bir ara­banın gelip kendisine çarpmasıyla ağır biçimde yaralandı, Türkiye’de ve Türkiye dışında uzun bir tedavi dönemi geçirdikten sonra sağlığına kavuşabildi.

Edebi Kişiliği

Adalet Ağaoğlu yazarlığa ti­yatro eleştirileri ve şiirler yazarak başladı. 1946-47 yıllarında Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri yaz­dı. İlk şiiri (Gölgeler), Ekim 1948 tarihli Kaynak dergisinde yayımlan­dı. Daha sonra oyun yazarlığına yöneldi. Sevim Uzgören’le birlikte yazdıkları “Bir Piyes Yazalım” adlı oyun 1953’te Ankara’da sahne­lendi. Yaşadığı çevreden edindiği gözlemler üzerine kurduğu Evcilik Oyunu 1963-64 sezonunda yine Ankara’da sahnelendi. Evcilik Oyunu (1964) yazarın kadın-erkek ilişkisine geniş açıdan baktığı ilk oyunlarındandır. Bu oyununda yaşamdaki olumsuzlukların an­latımını cinsellik ve kadın-erkek ilişkisi temelinde ele alırken aynı zamanda yaşamın bütün alanları­na da göndermeler yapar. Adalet Ağaoğlu’nun oyunlarında, toplu­mun sorunlarına, güncel gelişme­lere duyarlı bir yazarın yaklaşımı gözlenmektedir. Özellikle psikolojik baskı ve toplumsal kurumların bas­kısı altında kalan insanların yaşa­dıkları aldatıcı değerlere boyun eğ­mek zorunda kalışlarını aile-birey ilişkisi içinde yalın bir dille ortaya koyar. Korku, ölüm, barış, kadın- erkek ilişkisi, özveri, aşk, yaşlılık, gençlik, başkaldırı, özgürlük vb evrensel temalar; yazarın güncel kaygılarıyla, dünyaya bakışıyla, toplumsal gelişmelerle iç içe ele alınır.

Tombala adlı oyunu, bir çiftin yaşlılık dönemlerini düşünsel biri­kimden uzak, bir tombala oyunu çevresinde yalnızca küçük zekâ oyunlarıyla sınırlayan toplumsal yaşama yöneltilmiş bir eleştiridir. Bu oyun, önce Türk Dili dergisinin Haziran 1967 sayısında yayımlan­dı ve 1969 yılında sahnelendi.
Ça­tıdaki Çatlak, orta sınıfın alışkanlık­larını, değer yargılarını, ekonomik ve toplumsal gelişmeler karşısında giderek umudunu yitiren, ancak bunun far­kında olmayan ya da farkına var­dıklarında geçmişi ve bugünüyle hesaplaşmaktan korkan insanları anlatır. Kahramanların kendilerini farklı göstermek adına bu gerçek­lerden kaçma isteği, sonunda bü­tün yaşamlarına egemen olur.
Sı­nırlarda oyunu Çatıdaki Çatlak ile birlikte 1969’da basıldı. Bu oyun, her biri kendi içinde bütünlüğe sa­hip üç perdeden oluşmaktadır. An­cak barış temasının temel düşünce olduğu perdeler arasında zaman, olay, kişi, konu ilişkilerine dayalı bağlantılar vardır. Barış temasına düşle-gerçek, istenenle-ele geçen ikilemleriyle geçer ve oyun, birbirleri­ne bir türlü ulaşamayan insanları anlatır.
Üç Oyun (1973) adıyla basılan kitabının ilk oyunu “Bir Kahramanın ölümü” adını taşımaktadır. Yazar bu oyununda toplumsal olayların kahraman yaptığı bir kişinin insan yanını ortaya koymaya çalışır. İki erkeğin konuşmalarına dayalı “Bir Kahramanın Ölümü” bir iç hesaplaşmayı anlatır. Aslında her iki karakter de aynı kişiyi anlatır ve insanın toplumsal bir varlık oluşuy­la yalnız kalışı arasındaki çelişkileri gösterir. Bu kitapta yer alan Çıkış adlı ikinci oyunda ise yazar, düşsel bir odada baba-kız ilişkisinden yola çıkarak, ev-dış dünya ikilemini sim­gesel ve soyut bir düzlemde ele al­maktadır. Ev güvenli bir yaşam sağ­lasa da bir çeşit tutsaklık yaşatır. Dışarısı ise karanlık ve fırtınalı olsa da özgürlüğü sunar. Kitabın üçün­cü oyunu Kozalar; Ağaoğlu’nun ev kadınlarının yaşamına çok yönlü baktığı kısa bir oyunudur. Yazar bu oyununda, bilinç düzeyleri dü­şük toplumsal ve cinsel baskıların dillerine vurduğu üç ev kadınının konuşmalarında, gündelik yaşamı, ekonomik ve toplumsal bağlamları içinde ele alır. Bilinç eksikliği, bu “Üç oyun” kahramanının toplumsal ilişki­lerinde güvensizlik, korku ve paniğe sürüklenmeleri sonucunu getirir.
Kendini Yazan Şarkı” adlı oyu­nu 1976’da İstanbul Şehir Tiyatro­larında oynandı ve 1977’de Evcilik Oyunu ile birlikte basıldı. Oyunda yeni bir dünya kurma ülküsü içinde­ki gençlerin düşünceleriyle gerçek­ler arasındaki ayrım, yaşam-ölüm çizgisinde yaşadıkları korku, öz­lem, sevgi, dayanışma ve gelece­ğe umutla bakışları anlatılmaktadır. Bu oyun, yazarın; ülke gençliğine aydın kaygısı içinde yaklaşımını sergileyen bir eserdir…
Adalet Ağaoğlu ayrıca radyo oyunları da yazdı; bunlardan biri olan “Yaşamak” Fransız ve Alman radyolarında da (1955-56) seslendirildi.

Sonraki dönemde yirmi yıla yakın bir süre yazarlık hayatını ro­manlar, hikâyeler ve denemeler ya­zarak sürdüren Ağaoğlu, Çok Uzak Fazla Yakın (1991) adlı eseriyle yeniden oyun yazarlığına döndü. Bu oyunda, iki kız kardeşin birbir­lerinin geçmişleriyle hesaplaşma­ları ışığında ülkenin; ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmeleri­ne bağlı olarak sağa sola savrulan kentsoyluluğa has değerler tartı­şılır. Yazar bu oyununda, hikâye ve romanın olanaklı kıldığı ayrıntılı anlatımlardan oldukça yararlanır. Yayımlanan son iki oyundan biri Duvar Öyküsü (1992), diğeri Şiir ve Sinek (1992) adlarını taşır. Son üç oyun dışındaki oyunları Oyun­lar l-ll (1982), bütün oyunları ise Toplu Oyunlar (1996) adlarıyla yayımlandı.

Adalet Ağaoğlu 1970’lerden itibaren roman ve hikâye yazarlı­ğına yönelerek, bu alanda kendi­ne önemli bir yer edindi. İlk romanı Ölmeye Yatmak (1973), ilk hikâye kitabı Yüksek Gerilim (1974)’dir. Romanlarında genellikle aydın­ların sorunlarını ve ilişkilerini ele alan yazarın hikâyelerinde daha bir konu çeşitliliği mevcuttur. Ölmeye Yatmakta, Cumhuriyet döneminin egemen ideolojisinin, kentsoylu toplumsal kesimler üzerindeki etkilerini ve tutarsızlıklarını işler. Bu romanında, toplumbilimsel bir bakış açısı sergilemektedir. Yazar daha sonra Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi (1979) ve Hayır. (1987) adlı romanlarını “Dar Za­manlar” üçlemesi olarak tanımla­mıştır. Fikrimin İnce Gülü (1976), Bir Düğün Gecesi (1979), Üç Beş Kişi (1984) adlı romanlarda genellikle; var­lıklı bir aile eksen alınarak, bu ailenin yaşantısı ve çevre ilişkileri içerisinde, 1960-80 arası yaşanan çalkantılı dönem aktarılır. Yazar bu romanlarında nesnel gerçekliği arka planda tutarak bireylerin de­ğişimini aktarmaya çalışır.

1985’te yayımlanan “Göç Temizliği” anı-romanından sonra gelen Ruh Üşü­mesi (1991), ana teması erotizm olan bir romandır. Aynı başlıklarla yedi bölümden oluşan Romantik Bir Viyana Yazı (1993), yazarın kurgusu ve anlatım tekniğinin yanı sıra, dili ve üslubu bakımından da özellikle incelemeye değer bir ça­lışması olarak değerlendirilmiştir. Çağdaş Türk romanında bir “za­man ustası” olarak değerlendirilen Ağaoğlu, ustalığını bu romanda bir başka türlü göstermektedir.

Eserleri

Oyun

Bir Piyes Yazalım (S. Uzgören ile, 1953), Evcilik Oyunu (1964), Tombala (Türk Dili dergi­si, Haziran 1967), Çatıdaki Çatlak (Sınırlarda ile birlikte, 1969), Üç Oyun (Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar, 1973), Kendini Ya­zan Şarkı (Evcilik Oyunu ile birlikte, 1977), Oyunlar (sekiz oyun, 1982), Çok Uzak Fazla Yakın (1991), Du­var Öyküsü (1992), Şiir ve Sinek (1992), Oyunlar l-ll (1993), Toplu Oyunlar (1996).

Roman

Ölmeye Yatmak (1973), Fikrimin İnce Gülü (1976, Almanca’ya çevrildi), Bir Düğün Gecesi (1979, Çekçe ve Bulgarcaya çevrildi), Yaz Sonu (1980), Üç Beş Kişi (1984), Göç Temizliği (anı-roman, 1985), Hayır… (1987), Ruh Üşümesi (1991), Romantik Bir Viyana Yazı (1993).

Anı

Damla Damla Günler (c. 1,2004).

Hikaye

Yüksek Gerilim (1974), Sessizliğin İlk Sesi (1978), Hadi Gidelim (1982), Hayatı Sa­vunma Biçimleri (1997), Toplu Öyküler I (2001), Toplu Öyküler II (2001).

Deneme – Eleştiri – Söyleşi-Derleme

Geçerken (1986), Gece Hayatım (anlatı, 1992), Karşılaş­malar (1993), Başka Karşılaşma­lar (1996), Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar (2002). Güner Sümer / Toplu Eserleri l-ll (1983), Seçme­ler (1993).

Çeviri

Mezarsız Ölüler (J. P. Sartre’dan, 1962), Kafkas Tebe­şir Dairesi (B. Brecht’en,1963), Durand Bulvarı (Armand Salcrou’dan, 1967), Amerikano Manyaklar (Razvani’den, 1973).

Oyun

Sınırlarda (1966), Bir Kahramanın Ölümü (1968), Çıkış, (1970). Kozalar (1971).


Kaynakça

IŞIK, İhsan. “Adalet Ağaoğlu”. Türkiye Ünlüleri. 4: 17 – 19. Ankara: Elvan Yayınları, 2013.