Vacip

Sözlükte “lazım, gerekli, lüzumlu” anlamına gelen vacip, bir fıkıh kavramı olarak, yapılması kesin ve bağlayıcı bir şekilde istenen fiildir.

Fakihlerin çoğunluğuna göre farz ile vacip arasında fark yoktur. Hanefilere göre ise, farz ve vacibin her ikisi de bağlayıcı ve kesin olarak yapılması istenen şeydir. Ancak farz, delalet ve sabit olması bakımından kesin delille sabit olmuştur; vacip ise, kesin olmayan, zanni bir delille sabit olmuştur.

Farzda olduğu gibi vacibin de, kesin olarak yapılması gerekir, yerine getiren sevabı, özürsüz olarak terk eden ise cezayı hak etmiş olur. Yerine getirilmesinin gerekliliği bakımdan ikisi arasında bir fark bulunmadığından Hanefiler buna ameli farz da demişlerdir. Ancak, farzı inkâr eden kâfir olmakla birlikte, vacibi inkâr eden, zanni delille sabit olduğu için kâfir olmaz. Ayrıca dini bir işte farzın terk edilmesi o ameli batıl yapmasına rağmen, vacibin terk edilmesi ameli iptal etmez, bir kefaret veya ceza ile telafi edilebilir, Mesela haccın farzı olan
Arafat vakfesinin terk edilmesi halinde hac batıl olur. Ancak vacip olan sa’yin terk edilmesi haccı batıl etmez; dem, yani bir koyun veya keçi kurban edilmesi gerekir.

Kaynakça

Dr. İbrahim Paçacı “Vacib”. Dini Kavramlar Sözlüğü. ANKARA: Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları, 3. Baskı. 2007