Atabetü’l Hakayık

Karahan devri Türk şairlerinden Edip Ahmet Yükneki tarafından 12. yüzyılın ilk yarısında Kaşgar diliyle yazılmış manzum eser. Hibetü’l Hakayık ya da Aybetü’l Akayık olarak da adlandırılmaktadır. “Hakikatlerin Eşiği” anlamına gelmektedir.

11. yüzyılın sonları ve 12. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Edip Ahmet Yükneki; tefsir ve hadis gibi İslami ilimleri öğrenmiş, Arapça ve Farsça’ya da hakimdi. Eserini Karahanlı beylerinden Muhammed Dad İspehsalar’a hediye etmiştir. İslami dönem Türk edebiyatının ilk örneklerinden olan bu eser; ahlaki konular içeren, insanlara ahlaklı olmayı tavsiye eden ve bu öğütleri sık sık Kuran’dan ayetlerle, Hz. Muhammed’in hadisleriyle destekleyen bir ahlak kitabıdır.

Aruz ölçüsü ve didaktik tarzda yazılmıştır. Allah’ı, Peygamber’i, dört halifeyi ve sunulduğu Karahan Bey’ini beyitlerle ve gazel şeklinde kafiyelerle överek kitaba başlar. Cömertlik, tevazu, bilgili olma övülürken kibir, cimrilik ve cahillik yerilmektedir. Allah’ın ancak bilgi sahibi olunarak, akılla bilinebileceği özelikle vurgulanmaktadır.

Eserde dilin muhafazasına, yalan söylememenin, boş ve faydasız konuşmamanın, güzel sözlü olmanın önemine de yer verilmektedir. Atabetü’l Hakayık’ın sonunda bulunan üç ek bölüm, Edip Ahmet tarafından yazılmamıştır. Edip Ahmet Yükneki’nin doğuştan kör olduğunu da anlatan ilk ekin kim tarafından kaleme alındığı bilinmemektedir. İkinci ek, Edip Ahmet’i “edipler edibi” olarak öven Seyfi mahlaslı Timur Emiri Seyfettin Barlas’a aittir. Üçüncü ek ise on beyitten oluşan manzume şeklindedir. Döneminin önemli devlet adamlarından olan Aslan Hoca Tarhan tarafından kaleme alınmıştır. Bu ekte Edip Ahmet’in Yüknekli olduğu, babasının adının Mahmut olduğu gibi bilgiler mevcuttur.

14 bölümlük bu eserin giriş bölümü 80 beyitten, ana bölüm ve bitiş bölümü ise toplam 101 dörtlükten oluşmaktadır. Bütününde de 484 dizeden meydana gelmektedir. Şair eserde ara ara Arapça ve Farsça kelimeler de kullanmıştır. Eserin Uygur harfleri kullanılarak Kaşgar diliyle yazılmış ilk orjinal hali İstanbul’da Ayasofya Kütüphanesi’nde mevcuttur.

Kaynak: Yeni Hayat Ansiklopedisi