Altı Gün Savaşı

5 Haziran 1967’de İsrail ile Arap İttifakı (Mısır, Suriye, Ürdün) arasında başlayan ve 6 gün süren savaş. Savaşın nedenlerinden biri Mısır Devlet Başkanı Nasır’ın 1948 ve 1956 yenilgilerinin intikamını almak istemesidir. Sovyetler Birliği de Mısır ve Suriye’yi silahlandırarak bu savaşta kışkırtıcı rol oynamıştır. O sırada ABD’nin Vietnam’da savaşıyor olması ve bütün dikkatini oraya yöneltmesi bu savaşta İsrail’e gerekli desteği veremeyeceği fikrine yol açmıştı. Aynı dönemde İsrail’in Suriye ve Ürdün ile gerilimleri had safha’ya çıkmıştı.

Savaş İsrail’in kesin üstünlüğü ile bitti. 1960- 1980 arası Ortadoğu gelişmelerinde, 1967 Arap-İsrail Savaşı dönüm noktasıdır. İsrail, altı gün içinde topraklarını 4 katına çıkardı. İşgal ettiği topraklar; Batı Şeria ve Gazze’yi yani Filistin’in 1948’deki işgal sırasında “eksik kalan” son iki parçasını, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan dev Sina Yarımadası’nı içeriyordu.

Kudüs, 1948 savaşından beri Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölünmüş durumdaydı. Batı Kudüs, şehrin modern kısmıydı ve İsrail’in elindeydi. Antik dini mabedleri içeren Doğu Kudüs, yani bir anlamda “gerçek Kudüs” ise, Arap tarafında kalmıştı. İsrail, 1967 Altı Gün Savaşı ile kentin bu doğu kısmını da ele geçirdi. Böylece Yahudi ulusunun sembolü haline gelmiş olan Ağlama Duvarı, 19 yüzyıl sonra yeniden Yahudilerin egemenliği altına girdi.

Bu savaştaki önemli olaylardan biri de savaşı gözlemlemek üzere gönderilen Uss Liberty adlı Amerikan gemisinin İsrail tarafından saldırıya uğramasıydı. 1967 savaşı sonrası 400.000’den fazla mülteci Filistin’in Doğu Yakası’na geçti. Böylece Ürdün en büyük mülteci kamplarını barındıran ülke oldu.