1989’da Bulgaristan’daki Türkler Nasıl Göç Ettirildi?

Bulgaristan’da Kanlı Sürgün, 89.Göç

Bulgaristan’dan Türkiye’ye ilk olmamakla birlikte 1989’da büyük bir Türk göçü yaşanmıştır. Bu göçü diğer yıllarda olan (1950, 1968, 1972) göçlerden ayıran husus Türklerin son derece gaddarca göç ettirilmiş olmalarıdır.

Jivkov yönetimi altında Sosyalizm ve Komünizm doktrinleri slogan edilerek adına komünist rejim dedikleri bir iktidarın yönetiminde kanlı bir sürgün gerçekleşmiştir. ‘Kılıç artığı’ olarak anılabilecek Bulgaristan Türkleri, ne çarlık dönemde ne prenslik döneminde ne de sosyalizmle uzaktan yakından ilgisi olmayan Jivkov yönetiminde rahat bir nefes alamamıştır.

Bulgarlar tarafından ‘azınlık’ olarak görülen Türklerin sayısının bazı dönemlerde Bulgarlardan fazla bazı dönemlerde ise Bulgarlarla eşit olduğu görülür 1984’te kanlı bir yöntemle Bulgaristan yönetimi Türkleri asimile etmeye çalışmıştır. Bu uygulama daha önce ‘Müslüman Bulgarlar’ (Pomaklar) üzerinde denenmiş ve başarılı olmuştur. Bulgaristan’ın faşist bir algıyla ve insanlık dışı yöntemlerle uyguladığı bu yok etme ve asimilasyon çalışması 84’ten çok daha önceki yıllarda temelleri atılmış olan bir çalışmadır ancak 1984’e kadar hiç bu kadar kanlı ve insanlık dışı olmamıştır. Uygulanan asimilasyon politikası yönetime gelen partilerin değişmesine karşın hep aynı kalmıştır. Fakat kızıl faşizm döneminde (Jivkov’un iktidarda olduğu Komünist dönem) ayyuka çıkmıştır. Bulgaristan Türkleri uğradıkları kültürel, dinsel, dilsel ve eğitimsel ambargo karşısında ata kültüründen asla taviz vermemiştir. Ancak çocuklarının geleceği ve can güvenliği endişesi gibi hususlar Bulgaristan Türklerini göçe sürüklemiştir. Bu baskı, zulüm ve faşist uygulamalar karşısında ikinci vatan Rumeli’den Anadolu’ya göç talepleri ve beraberinde göç süreci başlamıştır. Türkiye, Bulgaristan Türklerine kapılarını açmıştır.

Jivkov yönetimi olanı biteni yalanlamış ve Türklerin kendi istekleriyle ad değiştirdiğini belirtmiştir.

1989 sonlarına doğru Bulgaristan’daki sosyalist görünümlü baskıcı, ırkçı rejim yıkılmış ve demokratik hayata geçilmiştir.

Nazlı AYTAŞ