Unuttukça Hatırlıyorum!

Bilgi, Farkındalık ve Eğlence Portalı

Unuttukça Hatırlıyorum!

23 Mayıs 2018 Kişisel Gelişim 0
Unutmak

Dolup taşarken ve taşıp boşalırken kendime unutamayacağım bir söz verdim aniden… Unutacağım diye… Evet kendime verdiğim söz buydu… Yaşamak istemediğim, yaşayıp yaşlandığımı hissettiğim o olayı unutacaktım. Kendime verdiğim “Unutma!”sözünü, unutmayayım diye duvarıma astım, zihnime kazımaya çalıştım. Sonra günler geçti, hala unutmak istediğim her şeyi her haliyle hatırlıyordum. Hem de hiç unutmadan…

Zihnim ne tuhaf bir oyun oynuyordu benimle; anahtarlarımı bile bir yerlerde unutuyor, o olayı dün yasamış gibi canlı canlı izliyordum zihin sahnemde… Aniden bir şarkı sözü geldi aklıma “Ayrılık da sevdaya dahil!” diyordu şarkı, içimi acıta acıta. Birden fark ettim aslında tam da o anda… Sevdayı kabul eden ayrılığı da kabul eder… Yaşamayı kabul eden ölmeyi de… Hatırlamayı kabul eden unutmayı da… Belki şimdi acı çekiyordu zihnim ama başta söyleselerdi, “Bu, unutmak isteyeceğin bir anı olacak, vazgeçmek ister misin yaşamaktan?” diye, tereddütsüz kabul edecektim. Olsun yine de! Şimdiyse yasadıklarımı reddetmeye çalışıyor, beni ben yapan yaşama bakışıma bir başka açı katan olayı yok saymaya çalışıyordum… Ya onu yok saydığımda bana kattığı deneyim de yok olursa… Ah! Evet bunu hiç düşünmemiştim. Bir yerde okumuştum: “Tecrübe, sen kel kaldıktan sonra sana verilen taraktır.” Ben zaten saçım yok diye bu taraktan vazgeçmemeliydim, ben hazır bu tarak varken kendime ve başkasına bu tarakla nasıl faydam dokunur diye düşünmeliydim. Ve yaşadıklarımı KABUL edebilmeliydim. Ne de olsa yaşam; değiştirebileceklerimi değiştirmek için cesarete, değiştiremeyeceklerimi KABULLENMEK için sükunete, ikisini birbirinden ayırt edebilmek içinse erdeme sahip olabilme becerisiydi…Yani yaşam…

Yani yaşam, aslında bu beceriye sahip olabilme çabasıydı… Yaşamak; cesaretli, sükunetli ve erdemli olma çerçevesinde yavaş yavaş yol alırken unutmak; sadece bu yoldan başka yola sapmaya çalışmaktı ve sadece yolda kalmaktı… Unutmayı unuttuğumda; yaşamı yaşanılır kılanın, hata yapmak ve her şeyin zıttıyla var olduğunu hatırlamak iyi geldi biraz da… Şimdi sadece kabul gösteriyorum aklıma gelen ve canımı acıtan anılara, bu sayede daha çok yer açıyorum “an”lara ve hayata… Kabul ediyor ve hatırlıyorum; görüyorum ki gün geçtikçe hatırlamam azalıyor ancak unutmaya çalışmadıkça… Sonra neyi unutmaya çalıştığımı bile unutuyorum, kabul gösterip hatırladıkça ve yaşadıkça…


Uzman Psikolog Münire POLAT‘n yazıları için tıklayınız…


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × two =