Şamanizm Nedir?

Tarihi, Paleolitik Dönem’e kadar uzanan, kendine has inanç ve ritüelleriyle farklı biçimleri bulunan, vecde dayalı bir yöntemdir. Şamanizm ne kendine özgü bir din ne de büyünün bir şeklidir. Ruhlarla insanlar arasında aracılık yaptığına inanılan “şaman”ın merkeze alındığı; kutsal kitabı, kurucusu ve dini nizamı olmayan ritüeller bütünüdür.

Şamanizm inancında ruhlara inanç esastır. Şaman inancında, tabiat olaylarının hepsi farklı kategorideki ruhlarla ilişkili görülür. Tabiat ruhları; ateş, ev, orman, dar geçit ve yolda bulunur. Bu ruhlar  “iye / eye” diye adlandırılır. Özellikle de orman ruhlarına, ağaçlara bağlanan bez parçaları ve hayvan kürkleri şeklinde kurban sunma geleneği mevcuttur. Sibirya bölgesindeki dağ başlarında sıkça rastlanan ve “obo” adı verilen taş yığınları, oradan geçen yolcuların yolculukları süresince kazaya uğramamaları için o yerin sahibine sundukları bir tür kurbandır.

Şamanizm daha çok şaman üzerinde temellenmiştir. Ruhlarla bağlantıya girme ve bu sayede  sorunları çözme, hastalara şifa bulma, asayiş olaylarında yol gösterici olma, yağmur ve dolu yağdırma, rüzgar estirme, ölen kişinin ruhunu öbür dünyaya gönderme ve avlanmada şanssızlığı giderme gibi sebeplerle şamana başvurulur. Şaman bu görev esnasında iki yol kullanır: Ruhu bedeninden ayrılarak başka bir aleme gidebilir ya da ruhlar şamanın içine girerek ona ilham verebilir. Şamanın sosyal hayatın akışında statüsü yoktur. Doğum, evlenme, ölüm ve defin törenlerinde etkisi yoktur. Ancak zor geçen bir doğumu kolaylaştırmak için göreve çağrılabilir. Şamanların tedavi ettiği hastalıklar arasında mide hastalıkları, romatizma, sinir hastalıkları, frengi vb. vardır. Şaman bu hastalıkların hangi ruhtan ya da cinden (körmöz) kaynaklandığını bulup sahibine gösterir, hasta böylece iyileşmiş olur.

Şamanizm’de İnanç

Şamanizm inancında yaşamdan sonra var olan hayat ve kainat iç içedir. Kainat; gök, yeryüzü ve yeraltı olarak üç kısma ayrılır. İyilik Tanrısı Ülgen ve ona bağlı iyi ruhlar gök kısmında bulunur. Yeryüzünde insanlar, yer altında ise Kötülük Tanrısı Erlik Han ve ona bağlı kötü ruhlar bulunur.

Ülgen (İyilik Tanrısı)

Evrenin yaratıcısı olan ruhtur. İyilik, merhamet, güç, cömertlik, bolluk, gıda, yağmur ve mevsimleri sembolize eder. İlkbahar, yaz ve sonbahar ayinlerinde Ülgen için beyaz bir kısrak kurban edilir. Ülgen’in yedi oğlu, dokuz kızı ve birtakım yardımcı ruhlarının bulunduğuna ve göğün her bir katına oğullarından birini yerleştirdiğine inanılır. Uzun saçlı ve büyük kalkanlı biri olarak tasvir edilmiştir. Yıldırımlar ve şimşekler onun silahıdır ve yıldırımın düştüğü yer kutsal kabul edilir. Bu tasvirlerle Yunan mitolojisindeki Zeus ile ciddi benzerlikler taşır. Göğün 16. katında oturduğuna inanılır.  Ancak Şamanizm farklı versiyonlarında göğün katları değiştiğinden Ülgen’in oturduğu yer de değişebilir. Oturduğu yer ışığın tüm gücüyle parladığı, zamanın ve mekanın olmadığı bir yerdir. Bazı tasvirlere göre ise sağında ve solunda iki ak güneş bulunur. Yerdeki mekanı ise Altın Dağ’dır. Altın Dağ’da, altından kapısı olan sarayda, altından bir tahtta oturur. Şaman göğün katlarındaki zorlukları aştığında Ülgen’in yanına gelir ve ona dua eder. Ancak Şamanist toplumların çoğunda Şaman son kata giremez ve bir önceki kattan duasını eder. Ülgen Şaman’a; kabul edilen ve edilmeyen kurbanları ve duaları, yaklaşan kuraklığı, hasadın verimliliğini, hayvanların çoğalma durumunu, yaşanılacak kötü durumlar karşısında alınacak tedbirleri iletir. Haberleri alan Şaman da Ülgen’in buyruğunu insanlara iletir. Şaman, Ülgen’in yanına çıkarken yedi veya dokuz engel ile karşılaşır. Ancak Şaman, beşinci engel olan Demir Kazık’a (Kutup Yıldızı) kadar ulaşabilir, ötesine geçemez.

Erlik (Kötülük Tanrısı)

Sırf kendisine hürmet edilip kurbanlar kesilmesi için insanlara hastalık bulaştırır. Ayrıca ip gibi olan insan ruhunu alıp yerin en alt katına götürür. Orada ruhu sorguya çektikten sonra kendi emrinde kullanır. Şaman, Erlik’in elinden ruhu kurtarmak için yedi engeli (putak) aşmak zorundadır. Erlik’in yedi veya dokuz oğlu ve kızı vardır. Bunlar yer altı ve yer üstündeki bütün kötü ruhları idare eder, yer altına inen şamanı yönlendirmeye çalışır. Erlik’e at kurban edilmez, çocuklarına ise ancak zayıf ve sakat hayvanlar kurban edilebilir. Yer altında yaşayan ruhlardan biri de Altaylılar’ın “üzüt” veya “aza” adını verdikleri ölüm ruhlarıdır. Şamanlardan başkasının göremediği “üzüt” ölünün kırkı çıkıncaya kadar evlere girmeye çalışır. Bunlar genellikle kasırga içinde bulunur. Altaylılar’ın “körmözler”i de ölü ruhlarıdır. İnsanların ruhlarını çalarak onların hastalanmasına sebep olurlar. Bu ruhlar şaman hastalığı diye adlandırılan “menerik”e de sebep olur. Erlik yeryüzüne gönderdiği “aldaçılar”la insanların ruhunu alır. Ölüm halinde ruh bir kuş gibi uçup gider. Ölen kimsenin ruhunun bir yıl süreyle evlere tekrar dönebileceği inancı yaygındır.

Şaman

İlkel kabilelerde dini ayin ve törenler ile meşgul olan rahipler ve sihirbaz hekimler vardır. Bunlardan başka çoğu zaman kendinden geçerek ruhlar alemine aracılık yapmaya yetenekli sayılan kimselerde bulunur. Bunlara şaman adı verilir. Tanrılar ile insanlar arasında aracılık yapmaktadır. Ruhlar tarafından seçilmiştir ve ruhlara hakim olabilir. Şamanın sihirli olduğu kabul edilen bir davulu, geyik veya öküz boynuzları ve kuş tüyleri ile süslenmiş bir külahı vardır. Davulun üzerinde gök ve yerin resmi bulunmaktadır. Şaman bazı büyüler ile ruhları bu davula girmeye zorlamaktadır ve vecde gelmek için bazı danslar yapmaktadır. Onun kendinden geçtikten sonra cennetleri ve cehennemleri dolaştığı orada ata ruhlarından bazı bilgiler aldığı kabul edilmektedir. Asyalılar arasında şamana yüksek itibar sağlayan bu alışılmamış bilgilerdir. Bu mevkii kazanabilmek için şaman bazı bedeni egzersizler yapmakta, yemesini ve içmesini en aza indirgemektedir. Şamanın itibar kazanması ve itibarını devam ettirmesi gösterdiği ve göstereceği olağanüstü egzersizlere bağlıdır. Çünkü onun diğer insanlardan farklı özelliklere yetenek ve yetkilere sahip olduğuna inanılmaktadır. Şamanist anlayış ve kültürde şamanın çok aktivitesi vardır. Bunlar arasında en önemlisi ve şamanda devamlı olması gerekeni vecd halidir. Bu durum genelde bir uyku haline benzetilmektedir. Külahı giydikten davulu ya da defi kuvvetli ritimler ile vurduktan sonra şaman yere düşmekte ve bilincini kaybetmektedir. Bu anda ruhu şamanı terk etmekte ve şaman başka ruhlarla temas kurmaktadır. Bu süre de şamanın bilinmeyenleri öğrendiğine kendisine yöneltilen sorulara cevap bulduğuna ve başka ruhlarla iletişim kurduğuna inanılmaktadır. Şamanın faaliyet alanı genel olarak ruh çağırma, tedavi, büyü ve kehanet gibi alanları kapsamaktadır. Kötü ruhları kovmak, verimlilik ve kıtlık gibi gelecek gibi haberler vermekte şamanın görevleri arasındadır. İcra ettiği görevleri ve aktiviteleri dikkate alınarak şamana peygamberin şekil ve nitelik değiştirmiş şekli gibi bakanlar olmuştur. Bu görüşe göre ilk şaman peygamberdir ve sonraki anlayışlar öncekini taklittir. Şekil ve nitelik değişikliğine uğramış şeklidir. Buna bir delil olarak Kırgızların şamanlara faghinunun demeleri ve bu kelimenin de Allah’ın Peygamberi anlamına gelmesi gösterilmektedir.


Ana sayfa için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 1 =