Bir önceki yazımda öğrenmenin kendisinden ve öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinden bahsetmiştim. Bu yazımda ise öğrenme güçlüğünün ne olduğundan, öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin ne gibi durumlarla karşılaştığından ve akademik başarısızlık yaşayan çocuklara sahip ailelerin neler yapması gerektiğinden bahsedeceğim. Öncelikle öğrenme güçlüğünün ne olduğuna değinmek istiyorum. Öğrenme güçlüğü, çocuğun okuma, yazma, aritmetik ya da dinleme, konuşma, akıl yürütme yeteneklerini kazanmada ve kullanmada yaşadığı güçlüktür. Genellikle bu güçlük, çocuğun bilgi işlem süreçleri ve bilgiyi öğrenme yeteneği ile ilgili bir problemle birlikte, kendini idare etme ve sosyal becerilerdeki zorluğuna da yansımaktadır (Yavuzer, 2000). Bu konuda ayrımına varılması gereken bir nokta da özgül öğrenme güçlüğünün zeka ile ilgili olmadığı, beyindeki yapısal-işlevsel bir sorundan kaynaklı olduğudur.

Öğrenme güçlüğü olan çocuklar; dikkat ve koordinasyon bozukluğu, aşırı hareketlilik ya da hareketsizlik ve hafıza bozukluğu gibi bazı özellikler gösterebilirler. Ayrıca bu çocukların büyük çoğunluğu özgüven eksikliği de yaşamaktadır. Bu sebeple ailelerin; çocukların güçlü yanlarını bulup onları geliştirmelerine yardımcı olmaları, çocukları yapabilecekleri işlere yönlendirmeleri, motive edici olmaları ve önce yapabilecekleri küçük işlerden başlatıp küçük adımlardan büyük adımlara doğru yol almalarını sağlamaları, çocukların özgüveninin gelişmesini sağlayacaktır.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda unutma durumu da söz konusu olabilmektedir. Unutmanın üstesinden gelmek için o materyali çok iyi öğrenmek ve tekrarlamak önemlidir. Hatırlamayı kolaylaştırmak için çocuğun kodlama yapması, öğreneceği bilgileri daha önceden öğrenmiş olduğu bilgiler ile güçlü bir şekilde ilişkilendirmiş olması ve tekrar etmesi bu anlamda etkili olacaktır. Anında tekrar ve çocuğun öğretmenin söylediklerini kendi iç sesi ile kendi kendine tekrarlaması da etkili bir yöntemdir. Ayrıca aşağıda yazılı olan yöntem de etkili bir hatırlama sağlamaktadır:

  • 10 dakika sonra 5 dakika gözden geçir.
  • 1 gün sonra 5 dakika gözden geçir.
  • 1 hafta sonra 3 dakika gözden geçir.
  • 1 ay sonra 3 dakika gözden geçir.
  • 6 ay sonra 3 dakika gözden geçir.

İnsan doğal olarak dışsal referanslıdır. Eğitimin amacı dışsal referanslı insanı içsel referanslı hale getirmektir. Çocuklara içsel referans kazandırabilmek için “Sence nasıl olur, sen ne düşünüyorsun?” diye sormak gerekir. Bir şeyi iyi yaptığımızı bilmek için bir şeyi kötü yapmamıza izin veriliyor olması gerekmektedir. Bu sebeple aşırı korumacı ebeveyn tutumu sergilemek ve çocuğun hata yapmasına müsaade etmemek, onun doğruya ulaşmadaki adımlarını engellemeye sebep olabilir.

Ailelerin geçmiş okul yaşantılarında elde edemediklerini çocuktan beklemesi, ailenin çocuğun üzerinden kendini gerçekleştirmesidir. Aile gerçekçi beklentiler içerisinde olmalıdır. Aile çocuğa daha yüksek notlar alması ile ilgili konuşmaları çok sık yaparsa ondan beklentisinin ne kadar yüksek olduğunu vurgulamış olur. Bu durumda çocuk bir süre sonra aynı beklentiyi kendi içinde sağlamaya çalışacaktır fakat bunu nasıl yapacağını bilmeyen çocuk içsel bir çatışma yaşayabilir.

Birincil güven olan ailenin, ikincil güven olan öğretmen ile ilişkisi artırıldığı taktirde, çocuğun okula ve öğretmene olan güveni artacaktır. Bu sebeple ailenin, çocuğun öğretmenleri ile iletişimde olması gerekmektedir. Okul ve ev ödevlerini düzenli ve devamlı bir şekilde yapıp yapmadığının denetlenmesi, öğretmenin ve ailenin ödev kontrolü yapması çocuk için teşvik edici olacaktır. Ayrıca eğitimde kazandığı becerilerin evde oyunlarla ve etkinliklerle pekiştirilmesi, çocuğun yaparak ve yaşayarak öğrenmesini de sağlayacaktır.

Akademik başarıda sorun yaşayan çocukların öğrenmesine engel olan duygusal durumlar olabilir. Eğer böyle durumlar var ise aile içi problemlerin çözülmeye çalışılması, çocuğun ailesi ve yaşıtları ile kaliteli zaman geçirmesi, duygusal durumlarla baş etmesine yardımcı olacaktır.

Çocuk okul ile ilgili zorluk, öfke ve kaygı hissediyor olabilir. Olumlu baş etme yollarını (gevşeme teknikleri, olumlu kendi kendine konuşma vb.) kullanmasını sağlamak bu duyguları yenmesine yardımcı olabilir.

Çocuk birinci adımda neyi niçin yaptığını, ikinci adımda ise nasıl yapacağını bilmelidir ve ona etkili çalışma becerileri kazandırılmalıdır. Dikkat dağıtan şeyleri kaldırmak, sessiz yerlerde çalışmak, planlama yapmak, önemli detayların altını çizmek, planlı aralar vermek bu beceriyi kazanmada etkili olacaktır. Çocuğun kendi ayarlayabileceği kontrol listesi kullanması teşvik edici olabilir. Ev ödevlerini kaydetmesi ve planlaması için bir planlayıcı ya da ajanda kullanmaya yönlendirebilirsiniz. Kendini yönlendirme, kendini izleme, kendini yönetme gibi kendini düzenleme yöntemleri öğretilip uygulandığı taktirde etkili bir sonuç alınabilinir. Bunun için bir uzmana başvurabilir ve ondan yardım alabilirsiniz.

Son olarak; başarısızlık diye bir şey yoktur, öğrenilecek çok şey vardır. Başarısızlık olarak gördüğümüz şeyler başarıya giden yolun adımlarıdır.


Psikolog Kübra DURSUN‘un yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 3 =