Toplumların sağlıklı gelişmesi için çocukların bedensel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı gelişmeleri gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Sözleşmesi’nin (1990) 1. Maddesine göre; 18 yaşına kadar her insan çocuktur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (2002), çocuk istismarı şöyle tanımlanmıştır: Çocuğun sağlığını, büyüme ve gelişmesini olumsuz olarak etkilenmesine neden olan her türlü fiziksel ve/veya duygusal, cinsel, ihmal veya ihmale neden olacak ticari reklam amaçlı ya da diğer bütün etkileme şekilleri de dahil olmak üzere her türlü tutum ve davranışlara maruz kalmasıdır.

Fiziksel istismar, çocuğa kasıtlı olarak zarar vermektir. Çocuğun ruh sağlığını ve fiziksel sağlığını riske atmak demektir. Fiziksel istismar belirtileri; yara, morluk, darbe izleri, kırık kemikler, sigara yanıkları ve kafa derisinde saç kaybı gibi belirtilerdir. Çocukta bu istismar türünün davranışsal belirtileri ise; ebeveynden korkma, eve gitmek istememe, cezayı hak ettiğini düşünme, fiziksel temastan kaçınma, yakın ilişki kurmada zorluk, yoğun öfke, kendini değerli hissedememe, özgüven kaybı vs.

Duygusal istismar; çocuğun kişiliğini zedeleyici, duygusal gelişimini engelleyici ve genelde sözlü davranışlardır. Eleştirme, küçümseme, tehdit etme gibi. Çocukta davranış bozukluklarına ve uyum problemlerine yol açar.

Cinsel istismar; çocuğun tam olarak kavrayamadığı, gelişimsel olarak henüz hazır olmadığı, rıza gösterme ve onaylama kapasitesinde olmadığı cinsel aktiviteye zorlanmasıdır (WHO, 2006).

Yetişkin bireyin çocuğu cinsel gereksinimlerine araç olarak kullanmasıdır. Cinsel istismara uğramış çocuk aynı zamanda fiziksel ve duygusal olarak da istismara uğramış olur. İstismar türleri birbiri ile iç içedir. Çocuğun henüz bedensel, ruhsal ve cinsel gelişimini tamamlamadığı bir süreç olarak bilinen 18 yaş altındaki süreçte meydana gelen çocuk istismarı birçok ruhsal soruna yol açar. Ebeveynlerin istismar ve ihmal konusunda bilinçli olmaları önemlidir.

Bedenini koruma, iyi dokunma ve kötü dokunmayı ebeveynler ve okullarda öğretmenler çocuğa öğretmelidir.

Çocuklar istismar sonrasında olayı anlatmayabilirler. Çünkü çocuk utanır, suçluluk duyar, istismar edenin tehdidinden korkar, kendisine inanılmayacağını düşünür. Aile de durumdan şüphelenmeyebilir, bazı durumlarda aileler çocuktaki davranış bozukluklarını fark ettiklerinde uzman yardımına başvurabilmekte ancak bazı aileler durumu örtbas edebilmektedir.

Çocuğun istismara uğradığını gösteren durumlar:

  • Cinsel içerikli konulara aşırı ilgi ya da bunlardan aşırı kaçınma
  • Uyku sorunları, kabus görme
  • Depresyon ya da aile/arkadaş ilişkilerinde içe kapanma
  • Bedenini kirli ya da zarar gördüğü şeklindeki söylemler
  • Enürezis ve enkoprezis
  • Okul devamsızlığı ya da kurallara uymama
  • Çizim, oyun ve fantezilerinde cinsel saldırganlık ögeleri
  • Aşırı sinirlilik
  • İntihar düşünceleri
  • Gebelik

Çocuk istismarı hakkındaki;

YANLIŞLARDOĞRULAR
Çocukların hayal güçleri çok geniştir. O nedenle, cinsel istismarı uydururlar.Çocuklar bu konuda yalan söylemezler. İlk kural çocuğa inanmak olmalıdır.
Sadece düşük sosyo-ekonomik düzeyden gelen, evden kaçan, ihmal edilen çocuklar cinsel istismara uğrar.Her sosyo-ekonomik düzeyden ve sosyo-kültürel gruptan gelen çocuk, cinsel istismara maruz kalabilir.
Parklar, ıssız sokaklar, karanlık yerler, boş inşaat alanları tehlikeli bölgelerdir ve istismar buralarda gerçekleşir.İstismarın olduğu yer, genellikle ev, mahalle, okul, ev ile okul arasındaki yol gibi çocuğun içinde bulunduğu yakın çevredir.
İstismar eden kişiler çoğunlukla yaşlı, yabancı, kötü görünüşlü erkeklerdir.İstismar eden kişiler çoğunlukla 20-40 yaşları arasında, tanıdık, evli ve çocuklu erkeklerdir.

Uzman Psikolog Merve YAĞCI‘nın yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eight − three =